CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan'ın TBMM Genel Kurulu’nda polis intiharlarının araştırılması amacıyla komisyon kurulması için önerge verdi. Önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
İntihar eden bir polis memurunun kızını suç örgütü lideri Sedat Peker’e ‘emanet etmesini’ hatırlatan CHP’li Bakan, “Devlet için canını veren, bir emirle ölüme giden, bir üniforması da kefeni olan polisin kendi devletinden umudu yok. Çünkü İçişleri Bakanlarının polisin derdiyle dertlenmediğini polis biliyor. ‘Polislik maaş mesleği değildir’ diyenin de İçişleri Bakanı olduğunu; ‘gönül meselesi’nden polisin intihar ettiğini söyleyenin de İçişleri Bakanı olduğunu biliyor” diye konuştu.
Bakan, polislerin amir baskısı, mobbing, ağır çalışma koşulları, psikolojik destek yetersizliği ve özlük hakkı gibi ağır sorunlar yaşadıklarını belirterek "Madem sorun belli, neden birlikte araştırmıyoruz?" diye seslenerek, daha önce AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in ‘araştırma komisyonunu ortak önergeyle kuralım’ dediğini ancak daha sonra ortak önerge teklifine ‘hayır’ dediklerini hatırlattı.
Bakan, bu kez de AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta’ya seslenerek “Gelin, bu sorunun parçası değil, çözümünün parçası olun” dedi.
"KEP TAKMADI DİYE X-RAY BAŞINA GÖNDERİLMİŞ"
Konuşmasına polislerin canına kıydığı örneklerle devam eden Bakan, "Katil kim?" diye seslenerek "Şimdi cevap verin: Bu gençler gencecik yaşında, hayatının baharında neden intihar ediyorlar? Burada bu gençlerin hayatına son vermesinde acaba 2014 tarihli Kamu Denetçiliği raporunu uygulamayanların, Meclis’te verilen onlarca araştırma önergesini reddedenlerin sorumluluğu yok mu?" dedi.
Bakan, 2026'da 10 polis memuru ve bir bekçinin yaşamına son verdiğini hatırlatarak, onlardan biri olan Mehmet Cengiz'in ailesiyle görüştüğünü söyledi. Bakan, polisin yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
"Sadece mobbinge uğradığı için, kep takmadı diye memuru il emniyet müdürü, başkomiseri X-Ray’in başında görevlendiriyor, onurunu zedelemek gururunu kırmak için. Onuru zedelendiği için hayatına son veriyor. Babasına sözüm var, ‘Bu işin peşini bırakmayacağım’ diye. Sadece ona değil; Alpaslan Soylu’nun babası Tayyip abiye sözüm var, Mehmet’in babası Bilal abiye sözüm var, Nagehan’ın babasına, Semanur’un babası Osman abiye sözüm var. Evlatlarını unutmadık."
"POLİSİN KENDİ DEVLETİNDEN UMUDU YOK"
10 gün önce hayatına son veren başka bir polis memurunun son paylaşımında "Kızımın hep yanında olun, ona hep destek olun." dediğini ve Sedat Peker'i etiketlediğini söyledi. Bakan, polislerin kendi devletinden bile umudunun olmadığını vurgulayarak şunları ifade etti:
"Etiketlenen kişi Efkan Ala değil, Süleyman Soylu değil, Ali Yerlikaya değil, taze İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de değil. Çünkü İçişleri Bakanlarının polisin derdiyle dertlenmediğini polis biliyor. ‘Polislik maaş mesleği değildir’ diyenin de İçişleri Bakanı olduğunu; ‘gönül meselesi’nden polisin intihar ettiğini söyleyenin de İçişleri Bakanı olduğunu biliyor. Kimi etiketlemiş biliyor musunuz? Sedat Peker’i etiketlemiş. Devlet için canını veren, bir emirle ölüme giden, bir üniforması da kefeni olan polisin kendi devletinden umudu yok. İçişleri bakanlarını etiketlemiyor, kimi etiketliyor? Sedat Peker’i etiketliyor. Polis garip, polis çaresiz, polis yalnız, polis kendisini kimsesiz hissediyor. Burada hep beraber yapıcı bir şekilde, herkesin polis intiharlarıyla ilgili yüreğinin titrediğini düşünüyorum.”




