Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin mevcut Genel Başkan Özgür Özel'den Kemal Kılıçdaroğlu'na devredilmesi yönündeki 'mutlak butlan' kararının ardından Buca Kırıklar Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu'ndan önemli bir çağrı geldi.

4 Temmuz 2025'ten beridir tutuklu bulunan Şenol Aslanoğlu, ''Mutlak butlan' kararıyla parti içinde yaşanan sert tartışmalara ilişkin sükûnet ve birliktelik çağrısı yaptı.

KILIÇDAROĞLU'NUN ARDINDA DURMA ÇAĞRISI YAPTI

"CHP bize miras değil, gençlerimize teslim etmek üzere onur ile taşıdığımız emanettir." diyen Aslanoğlu, "Siz de o CHP’ye sahip çıkın; tartışılmasına, örselenmesine izin vermeyin. CHP’nin kurumsal kimliğine sahip çıkın." dedi.

"Birbirinizi kırmayın kırdırtmayın, bölmeyin böldürtmeyin" diyen Aslanoğlu, "Bir-iki utanmaz dışında tertemiz partililersiniz. Sarılın birbirinize. Bu fırtınadan başka çıkış yok." ifadelerini kullandı.

Aslanoğlu, yazısında Kılıçdaroğlu'nun kurultaya kadar arkasında durmaya çağırırken "Sayın Genel Başkanım Kemal Kılıçdaroğlu, Daha önce defalarca söylediğiniz gibi, gemiyi limana sağ salim ulaştırmak dışında bir amacınızın olmadığına yürekten inanıyorum. Bu çalkantılı dönemde önünüzde zor bir görev var. Bunun, CHP içerisinde kargaşa çıkarmak isteyenlerce kullanılmak isteneceği aşikâr. Ama sizin bu kargaşaya izin vermeyeceğinize inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Tutukluluk durumuna ilişkin "İzmirli bir MUHBİR tarafından başlatılan İZMİR İÇERDEN KUMPAS DAVASIYLA suçlandım." diye yazan Aslanoğlu, "Tekrar çıkacağım. Her zaman olduğu gibi yüksek sesle haykırmaya devam edeceğiz." diye vurguladı.

"BÖLMEYİN BÖLDÜRMEYİN"

Aslanoğlu'nun hapishanede kaleme aldığı metninin tamamı şöyle:

"Birbirinizi Kırmayın Kırdırtmayın, Bölmeyin Böldürtmeyin.

Büyük Cumhuriyet Halk Partisi örgütü,

Hepinizi sükûnete, birliğe ve kurumsal kimliğimize sahip çıkmaya davet ediyorum.

Bu mektubu size yüksek güvenlikli Buca Kırklar Zindanı’ndan,

Uzun süredir haksızca hapsedilen İzmir İl Başkanınız,

CHP’ye gönül vermiş abla ve abilerinizin kardeşi,

Doğuştan il başkanı olarak yaratılmamış, çıkarsız, beklentisiz, sabahlara kadar bayrak asan gençlik kollarındaki kardeşlerimin abisi,

Gece gündüz gecekondularda birlikte ev ziyareti yaptığım kadın kollarımızın, o kocayürekli kadınların erkek kardeşi olarak yazıyorum.

Şenol’a, Deniz’e; eskiye, yeniye; eski genel başkana ya da yeni genel başkana değil, PARTİNİZE sahip çıkın.

Hepimiz fanîyiz. Belli bir dönem hizmet edip görevi bıraktık, bırakacağız.

Asıl olan CUMHURİYET HALK PARTİSİ’DİR."

"'BIRAKIN KOLTUK YARIŞINI' DEMİŞTİM"

"Bugün cezaevinde, tecritte, tek başıma tutulduğum hücrede büyük bir üzüntü içindeyim.

Bu günleri 2023 yazında görmüştüm. Seçimde istediğimizi alamamıştık. Herkes suçlu arıyordu. Seçim kaybı için kelle peşinde koşanlar vardı.

O tarihte söz aldığım her yerde aynı şeyi söyledim:

Çocukluk tutkusunu maket koleksiyonuna çeviren engelli gencin dikkat çeken sergisi
Çocukluk tutkusunu maket koleksiyonuna çeviren engelli gencin dikkat çeken sergisi
İçeriği Görüntüle

'Şimdi kendimizi, koltuğumuzu düşünme zamanı değil. Gelin, seçim sonuçlarının nedenlerini uzun uzun konuşalım. Nerede eksik yaptık, nerede yanlış yaptık, parti nasıl daha iyi hale gelir; bunları tartışalım. Uzun uzun tartışalım. Genel Başkanımız Kemal Bey, zaten çok uzun süre görev yapmayacağını, gemiyi sağ salim limana yanaştırmak istediğini söylüyor. Selden kütük kapmaya çalışmayın, koltuk sevdasına düşmeyin. Yerel seçimler öncesinde kurultay ve genel başkanlık yarışı, partiye de partililere de büyük zarar verir. Bu iç yarışta kazanmak için yapılacaklar, tartışmalar bizi birbirimize, insanları hataya düşürür. Yerel seçimde koltuk kapmak isteyenleri hatalı davranışlara sürükler. Yapmayın.'

'Yerel seçim sonrası kurultay yapalım' dedim. 'Değişimi uzun uzun tartışalım, kişilerden önce, neyi, nasıl değiştireceğimiz belirleyelim. Vatandaşın isteklerine göre, günün koşullarına göre değiştirelim. Sonra bu tüzüğü kim daha iyi yönetecekse, bu programı kimler daha iyi uygulayacaksa yapacağımız kurultayda onları seçelim' dedim.

'Bırakın koltuk kapma yarışını, ilkeyi örgütü önceleyelim” demiştim. Ama maalesef böyle olmadı.'

Her şehirde, “Kemal Bey başta kalırsa beni belediye başkan adayı yapmaz” diyenler, illa yerel seçim öncesi olsun kurultay dediler. Bunlara, sonra olursa kurultay, ben genel başkan yardımcısı olamam, ben PM üyesi olamam, yarın partinin ne olacağı önemli değil, ben önemliyim diyenler eklendi.

Bu kötü niyetliler dışında, İYİ NİYETLİ, seçim kaybı sonrası ÖFKELİ, partinin daha iyi yerlere gelmesi için İSTEKLİ, toplum isteklerine ve vefakâr örgüt üyelerinin isteklerine göre partinin DEĞİŞMESİNİ İSTEYEN milyonlar vardı. Ben de bu değişimi savundum; ama hemen seçim sonrası, yerel seçim öncesi, hiç tartışma yapmadan, nelerin değişmesi gerektiğine karar vermeden, sadece KİŞİLERİ değiştirmeye çalışmanın, parti içi SAVAŞ GANİMETİ peşinde koşan, çok az sayıdaki kötülerin kötülük yapmasına yol açacağını görüyordum. Elbette iyiler, kötülerden çok çok fazlaydı.

Hırsları, yeteneklerinden fazla olan HARİSLER yüzünden, tüm partinin iyi niyetli partililerinin perişan olacağını söylüyordum.

Kurultay öncesi ve kurultay sırasında olanları hepimiz yaşadık.

İzmir’de, İzmirli seçmene karşı sorumluluğu olanlar, İzmir’i bırakıp soluğu Mardin’de aldı. Sırf savaş ganimeti için. İzmir’in bir kasabasında siyaset yapan, Erzurum’a koştu. Yerel seçimde İzmir’in bir ilçesinde belediye başkanı adayı olmak isteyen, kısmetini Erzurum’da aradı, Mardin’de aradı, İstanbul’da aradı. Herkes mi böyleydi? Hayır. Dediğim gibi kötüler çok az sayıdaydı.

Kurultay oldu, bitti. Genel başkan seçimi gece üçte bitti. Bir sonraki gün PM seçilecekti. Gece dörtte salondan ayrılıp, bir duş alıp, sabah dokuzda bütün il başkanları Yeni Genel Başkan ile toplandık. Dedik ki: 'Tüm partiyi kucaklayın. Bu partiyi Tellioğulları, Seferoğulları diye kamplara ayırmayın. Bu bizi perişan etmesin.

Liyakat esas olsun. CHP yakıştığı gibi temsil edilsin.'"

""PARTİNİN O'CULAR BU'CULAR DİYE BÖLÜNMEMESİ İÇİN ÇOK ÇABALADIM"

"Değerli yoldaşlarım,

Ben partiyi bir arada tutabilmek için çok emek verdim. Partiyi o’cular, bu’cular, değişimciler, kurultayda Özgür Özel’e oy verenler vermeyenler diye bölmesinler diye çok çabaladım.

Bir iç savaşta savaş kazandığını düşünen, savaşı kaybedenlerin kellesini isteyen, kazanılan kılıç hakkının, savaş ganimetinin verilmesini isteyenlerle çok kavga ettim. Buna son verilmesi için Ankara’da Özgür Özel’le de, İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’yla da, parti yöneticileriyle de defalarca görüştüm.

Parti bir arada ve herkesi kapsasın diye 81 il başkanı ile birlikte emek koydum. 81 il başkanı şahittir; kurultayda değişim için oy kullanan başkanlarım da, karşı oy kullanan başkanlarım da.

Kim değişimciydi, kim değildi diye ayırt etmedim. Önemli olan kimin kime oy verdiği değildi. Önemli olan kişiler değildi; partiydi, partinin kurumsal kimliğiydi. Şimdi de öyle.

Değerli yol arkadaşlarım,

Bir mahkeme kararı ile partinin tartışılmasından, partililerin tartışmasından dolayı çok üzgünüm. Ama mahkeme kararı yoktur demekle, karar yok olmuyor. Kemal Bey, 13 yıl Genel Başkanlığımızı yapmış, CHP’liliği asla sorgulanmayacak, partiye uzun süre emek vermiş, milletvekilliğimizi yapmış, grup başkanvekilliğimizi yapmış, Atatürk’ün koltuğunda oturmuş biridir. Biz gerçek partililer, Atatürk’ün koltuğunda oturmuş genel başkanlarımıza saygıda kusurda bulunmayız.

Parti Meclisinde Ahmet gitmiş, Mehmet gelmiş. Gelenler de bir önceki kurultayda seçilmiş partililerimizdir.

Bu geçici kargaşa döneminde kargaşayı biz de daha fazla büyütmemeliyiz. Partiyi kamuoyunda bir kez daha iç savaş varmış gibi göstermemeliyiz.

Genel merkezde genel başkan yardımcılığı koltuğunda kimin oturduğu, il başkanlığı, ilçe başkanlığı koltuğunda kimin oturduğu önemli değil. CHP’nin kurumsal kimliği hepimizden kıymetlidir.

Partiyi tartıştırmayın, partiyi koruyun. Birkaç kişi yüzünden partiyi, uzun süredir tartışılır hâle getirdiler. Siz de tartıştırmayın.

Ben de o kurultayda hiçbir dedikodu çıkmasın diye çaba gösteren, binin üzerindeki temiz, iyi niyetli kurultay delegelerinden biriydim.

Ben de Ankara’da bir otel odasından, gece sabaha karşı gözaltına alındım. Ben de İzmirli bir MUHBİR tarafından başlatılan İZMİR İÇERDEN KUMPAS DAVASIYLA suçlandım. Mahkemede aslanlar gibi savunmamı yaptım. Tahliye oldum. 11 aydır bir iddianame olmadan, mahkemede dava açmadan yedek tutuklamalar ile tutuyorlar zindanda. Tekrar çıkacağım.

Her zaman olduğu gibi yüksek sesle haykırmaya devam edeceğiz.

Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi,

Yaşasın Partinin Birliği,

Yaşasın Demokrasi,

Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye."

"BİR KEZ DAHA CHP'NİN TEK VÜCUT OLDUĞUNU GÖSTERİN"

"Benim Can Dostum, Kardeşim; cezaevinden çıktıktan sonra her birinin evinde kalacak kadar yakın hissettiğim 81 İl Başkanım,

Bir kez daha partinin birliği için sorumluluk alın, bir kez daha dosta düşmana CHP’nin tek vücut olduğunu gösterin.

3-4 Kasım Kurultayının yenilenmesi sürecinde birlik olun. Yenilenme sürecinde görev yapacak Genel Başkan ve Genel Merkez yöneticilerine yardımcı olun. Nasıl 5 Kasım 2023’te parti ayrışmasın diye yan yana durduysanız, yeni genel merkezin arkasında durduysanız; şimdi de tekrarlanacak kurultaya kadar Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Parti Meclisimizin, Yüksek Disiplin Kurulumuzun arkasında durun.

Kurultayda demokratik bir biçimde kim aday olmak isterse, her zamanki gibi aday olur. Herkes istediği adayı destekler, seçimi tamamlar. Yeni seçilecek genel başkanın arkasında dururuz.

Partinin gerçek sahibi sizlersiniz, bizleriz. Hep böyle oldu, hep böyle olmaya devam edecek.

Örgüt adabını en iyi siz bilirsiniz. Partiyi sokakta, televizyonda, sosyal medyada tartıştırmamanın gerekliliğini en iyi siz bilirsiniz. Partiyi kimseyi kırmadan bir arada tutmanın ağır sorumluluğu sizin omuzlarınızda.

Siz o’cu, bu’cu, şu’cu değil, CHP İl Başkanı’sınız. CHP’nin kurumsal kimliğine sahip çıkmak, CHP bayrağının yere düşmemesine, iki uçtan çekilip yırtılmamasına, partilinin birbirine düşmesine engel olmak sizin göreviniz.

Her birinizi yakından tanıyorum. Altı oku yakanızda nasıl gururla taşıdığınızı biliyorum. CHP İl Başkanı vakurluğu ile hareket edeceğinizden eminim. Zorlu günlerde her birinize kolaylıklar diliyorum."

"SAYIN GENEL BAŞKAN KILIÇDAROĞLU, KARGAŞAYA İZİN VERMEYECEĞİNİZİ BİLİYORUM"

"Sayın Genel Başkanım Kemal Kılıçdaroğlu,

Daha önce defalarca söylediğiniz gibi, gemiyi limana sağ salim ulaştırmak dışında bir amacınızın olmadığına yürekten inanıyorum. Bu çalkantılı dönemde önünüzde zor bir görev var. Bunun, CHP içerisinde kargaşa çıkarmak isteyenlerce kullanılmak isteneceği aşikâr. Ama sizin bu kargaşaya izin vermeyeceğinize inanıyorum.

Bugün kendini Cumhuriyet Halk Partili olarak tanımlayan tüm partililerimizi bir baba gibi, bir dede gibi kucaklayacağınıza inanıyorum. Kimseyi dışarıda bırakmadan, herkese eşit davranacağınıza inanıyorum.

En uygun zamanda kimin bu partinin bayrağını taşıyacağına hür, bağımsız bir kurultay ile karar verilmesi sürecini başlatacağınıza inanıyorum.

Değerli yol arkadaşlarım,

2023’te “fırtına geliyor” diyordum. Her kürsüye çıktığımda “fırtına geliyor, dikkatli olun” diyordum. “Birbirinize sarılın, birbirinizi dışlamayın, küstürmeyin, siz kardeşsiniz” diyordum. Fırtına geldi.

Maalesef süreç kötü yönetildi. Fırtına partililere çok zarar verdi. Kimisi partinin dışında kaldı, kimisi benim gibi cezaevine girdi, kimisi hatalara saplandı. Kimisi kumpasçı, kimisi içeriden kumpasçı oldu. Kimisi otel odasında utandırdı bizi. Kimi, kendinden önceki belediye başkanını AKP’ye şikâyet ederek utandırdı bizi.

Şimdi bir kez daha söylüyorum: Bir-iki utanmaz dışında tertemiz partililersiniz. Sarılın birbirinize. Bu fırtınadan başka çıkış yok.

Bırakın kim il başkanı olmuş, kim genel merkez yöneticisi olmuş. Milyonlarca yurttaş gözümüzün içine bakıyor.

Emeklilerin tek umudu CHP,

Gençlerin tek umudu CHP,

Çiftçinin tek umudu CHP,

Kadına şiddetten bıkanların tek umudu CHP,

Sokak hayvanlarına yaşam hakkını savunanların tek umudu CHP.

Atanamayanların tek umudu CHP,

Mülakatlarda hakkı yenenlerin tek umudu CHP,

İşsiz, evde oturup tavana bakan EV GENÇLERİNİN tek umudu CHP,

Okula aç gidip aç gelen çocukların tek umudu CHP,

20 bin TL ile geçinmeye çalışanların tek umudu CHP,

CHP bize miras değil, gençlerimize teslim etmek üzere onur ile taşıdığımız emanettir.

Siz de o CHP’ye sahip çıkın; tartışılmasına, örselenmesine izin vermeyin. CHP’nin kurumsal kimliğine sahip çıkın.

Bir Olacağız, İri Olacağız, Diri Olacağız, Biz Kazanacağız.

Parti Neferi Şenol ASLANOĞLU

Kaynak: HABER MERKEZİ