İz TV’de yayınlanan KAYIT programının bu haftaki konuğu CHP Manisa İl Başkanı Engin Uzun oldu. Manisa’daki siyasi gelişmelerden belediye başkanlarının parti değiştirmesine, CHP’nin yeniden örgütlenme çalışmalarından belediyelerdeki huzur hakkı tartışmalarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Uzun, “Temiz siyaset” vurgusu yaptı. Belediye çalışanlarının siyasi tercihler nedeniyle baskı altına alınmasını da eleştiren Uzun, “Hayattaki en kötü sınavlardan bir tanesi insanları vicdanlarıyla cüzdanları arasına sıkıştırmaktır” dedi.
İz Gazete Editörü Cemre Yuvarlak’ın sorularını yanıtlayan Uzun, göreve geldiği olağanüstü koşullarda önceliklerinin CHP’yi bir arada tutmak ve örgütlenmeyi tamamlamak olduğunu söyledi. Manisa’da farklı kesimleri kucaklayan bir yönetim oluşturduklarını belirten Uzun, “Siyaset iktidar olmak için yapılır. Amacımız iktidar olmaktır” ifadelerini kullandı.

“ÖNCE PARTİYİ BİR ARADA TUTMAYI BAŞARMAMIZ GEREKİYOR”

Göreve geldiği süreçte CHP’nin zor bir dönemden geçtiğini belirten Uzun, önceliklerinin örgütü toparlamak olduğunu dile getirdi.
Uzun, şöyle konuştu:
“Tabii bu olağanüstü koşullarda gerçekleşen bir görev. Bu olağanüstü koşullarda yapılması gereken nedir? Önce partiyi bir arada tutmayı başarmak. Ardından yeni örgütlenmeyi tamamlamak. Ben ve arkadaşlarım bu doğrultuda çalışıyoruz. Manisa'da Manisa'yı kucaklayan, Manisa'yı toparlayan, Manisa'da her kesimden insana hitap edebilecek bir yönetim kurulumuzu oluşturduk.”

İlçe örgütlenmelerini de tamamlamaya başladıklarını belirten Uzun, Turgutlu, Ahmetli, Salihli, Akhisar ve Kırkağaç'ta çalışmaların tamamlandığını söyledi.

Uzun, “Cumhuriyet Halk Partisi üyelerimize, Manisa kamuoyuna sesleniyorum. Endişelenmesinler. Kısa sürede her şey yoluna girecek. Cumhuriyet Halk Partisi belki de çok çok daha coşkulu günlerine çok kısa bir süre sonra ulaşacak” dedi.

“SİYASET İKTİDAR OLMAK İÇİN YAPILIR”

Siyaseti kamuya hizmet olarak gördüğünü belirten Uzun, CHP’nin hedefinin iktidar olduğunu söyledi.

“Ben siyaseti kamuya hizmet olarak görüyorum. Kamuya en iyi hizmet verebileceğiniz alan siyasettir. Siyasetin doğru insanlar tarafından tertemiz bir şekilde yapılması gerektiğini düşünüyorum” diyen Uzun, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Siyaset iktidar olmak için yapılır. Amacımız iktidar olmaktır. Amacımız bu AKP düzeninin oluşturmuş olduğu, tahrip ettiği her şeyi değiştirip, demokratik yollarla değiştirip ülkeye demokrasiyi, ülkeye adaleti yeniden getirebilmeye vesile olmaktır.”

Bir fast food restoran devi daha iflas etti: Hızlı büyüdü, maliyet arttı
Bir fast food restoran devi daha iflas etti: Hızlı büyüdü, maliyet arttı
İçeriği Görüntüle

“SİYASETİN EN KÖTÜ SINAVLARINDAN BİRİ CÜZDAN İLE VİCDAN ARASINA SIKIŞTIRILMAK”

Belediye çalışanlarının siyasi tercihler nedeniyle baskı altına alındığı iddialarına ilişkin de konuşan Uzun, çalışanların ekonomik kaygıları ile vicdanları arasında bırakılmasını eleştirdi.

Uzun, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Hayattaki en kötü sınavlardan bir tanesi insanları vicdanlarıyla cüzdanları arasına sıkıştırmaktır. Cüzdan hayatın idame ettirilebilmesi için son derece önemlidir. İnsanlar hayat standartlarını düşürmeden en azından yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayabilmelilerdir. Ama bir taraftan da işin vicdan kısmı vardır. Siyasi mekanizmaların ya da kamu kurumlarının daha doğrusu belediye çalışanlarını ‘ya benimsin ya kara toprağın’ mantığıyla yaklaşmaları hem bir sosyal demokrat anlayışa hem de çağdaş, modern bir ülkede isek şayet buna hiçbir şekilde yakışmayacak bir unsurdur.”

Belediye çalışanlarının önemli bir bölümünün gönlünün halen CHP'den yana olduğunu savunan Uzun, çalışanlara “başka partiye geçmezsen seninle yollarımızı ayıracağız” şeklinde yaklaşılmasını eleştirdi.

“Bir defa insan hukukuna aykırıdır. İnsan haklarına aykırıdır. Bunu hiçbir şekilde doğru bulmayız. Hayatta ayrılıklar olabilir. Evlilikler bitebilir. İş ortaklığı sona erebilir. Siyasi tercihler değişebilir. Ama bunu güzellikle yapmak gerekiyor.”
Uzun, hangi siyasi parti yaparsa yapsın çalışanların işi, aşı veya ailesi üzerinden tehdit edilmesini doğru bulmadığını vurguladı.

“SİYASETİ ŞİDDETE DÖKMEK BU ÜLKEYE YAPILABİLECEK EN BÜYÜK KÖTÜLÜKTÜR”

Göreve gelmesinin ardından ölüm tehdidi aldığını da anlatan Uzun, siyasi tercihlerin insanların hayatını tehdit edecek noktaya taşınmaması gerektiğini söyledi.

“Hiçbir tercih bir insanın hayatıyla tehdit edilebileceği noktaya getirilmemeli. Dedik ya, siyaset bir tercih işidir. Tercihte bulunursun. Bazen sen bu yolu tercih edersin, bazen diğeri bir başka yolu tercih eder. Ama bu ‘seni öldüreceğim, sen bizim ilçemize geldiğinde sana şunu yapacağız, bunu yapacağız’ şeklinde yaklaşımları ben yaşadım.”

Bu durumun toplumdaki çürümenin ve siyasi hırsın göstergesi olduğunu belirten Uzun, “Siyaseti şiddete dökmek bu ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür. Bu kötülüğün içerisinde hiç kimsenin bulunmaması gerekiyor” dedi.

“CHP’NİN KAPISI HERKESE AÇIK”

Partiden ayrılan eski yol arkadaşlarına da çağrıda bulunan Uzun, CHP’nin kapısının açık olduğunu söyledi.
“Cumhuriyet Halk Partisi'nin kapısı herkese açık. Orada bizim çok sevdiğimiz arkadaşlarımız var. Farklı sebeplerle ayrılmış olabilirler. Tercihlerine de tabii ki saygı duyuyoruz biz. Yolu Mustafa Kemal Atatürk'ün yolundan geçen, Cumhuriyet Halk Partisi'nin altı okuna inanan, kamu olanaklarını bireysel zenginleşme aracı olarak görmeyen, bu ülkeyi seven, bu ülkenin insanlarını seven, kibirden uzak, tevazu sahibi herkese kapımız açık.”

Turgutlu'da CHP'den ayrılarak başka partiye geçen eski yol arkadaşlarıyla karşılaşmasını da anlatan Uzun, aralarında yaşanan duygusal buluşmayı şöyle aktardı:

“Turgutlu ilçe binasının karşısında bir Santral Kahvesi vardır. Partililerimiz çoğu zaman orada vakit geçirirler. Dedim ki kahvenin hepsi mi gitmiş? Dediler ki şu ön masada oturanlar diğer partiye gitmiş. ‘Olsun’ dedim, onlar benim büyüklerim, abilerim. Biz birlikte hayaller kurduk. Birlikte bu ülkeyi değiştirmeyi hayal ettik. Ben merhaba diyeceğim. Onlara merhaba demezsem ben kendimi, kendi kişiliğimi inkâr ederim.”
Uzun, eski yol arkadaşlarıyla yeniden bir araya gelmenin mümkün olduğuna inandığını belirterek, “Atatürkçüler, cumhuriyetçiler, bu ülkeyi seven insanlar gerektiği zamanda gerekli sorumluluğu alabilirler” dedi.

MANİSA’DA BELEDİYE HEDEFİ

Manisa'daki CHP'li belediyelerin başka bir partiye geçmesi ve önümüzdeki yerel seçimlere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Uzun, CHP'nin geçmiş seçimlerdeki başarısına dikkat çekti.
Uzun, “Cumhuriyet Halk Partisi geçtiğimiz dönem 14 ilçe belediyesini ve bir büyükşehir belediyesinin kazanma başarısını gösterdi” diyerek şöyle konuştu:

“Ben bugünden iddia ediyorum. En az o kadar belediyeyi önümüzdeki yerel seçimlerde kazanacağız. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nin her ne kadar ayrılan birçok yol arkadaşımız olsa da Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilkelerini benimsemiş, Cumhuriyet Halk Partisi'nin politikasını benimseyen, isteyen, ‘evet artık ben de Cumhuriyet Halk Partisi'nde siyaset yapabilirim’ diyen çok sayıda genç, kadın ağırlıklı olmak üzere birçok yurttaşımız mevcut.”

“CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NİN OYLARINI ALIP BAŞKA PARTİYE TAŞIMAK AYIP”

CHP'den seçildikten sonra başka partiye geçen belediye başkanlarını da eleştiren Uzun, seçmenin verdiği oyun başka bir partiye taşındığını savundu.

“İnsanlar oy verdi, AK Parti'ye vermedi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin oylarını verdiler, aldılar. O oyları, o belediyeleri AK Parti'ye götürdüler. Dedim ya hani hesap verebilir olmak lazım.”

Belediye başkan adaylarının belirlenme sürecinin de sorgulanması gerektiğini söyleyen Uzun, “Bu adaylar hangi kriterlerle belirlendi? Kim hangi kriterlerle seçti? Bunun cevabı verilmesi gerekiyor” dedi.

Uzun, CHP'den seçilip AKP'ye geçen belediye başkanları için ise sert ifadeler kullandı:
“Büyük bir gaflet ve dalalet içerisindeler. Büyük bir hatanın içerisindeler. Bir şeyi çalmak, salt para çalmak anlamına gelmez. İnsanların geleceğini çalmak, umutlarını çalmak anlamına gelir. Onlara zaten seçmen son derece kırgın, son derece üzgün. Gerekçesi her ne olursa olsun.”

“MANİSA’NIN PARASI MANİSA’YA HİZMET İÇİN KULLANILMALI”

Uzun, belediye iştiraklerinden siyasetçilere huzur hakkı veya başka ödemeler yapılmasına da karşı çıktı. Kamu kaynaklarının kişileri veya siyasi çevreleri memnun etmek için kullanılmaması gerektiğini belirten Uzun, şu ifadeleri kullandı:

“Siyaseten bir yerlere seçilmiş arkadaşlarımızın belediye iştiraklerinden ekstra bir para alması ya da siyasi yandaşlık ekseninde, siyasi birliktelik ekseninde belediyeye ve o şehre katma değer katmadan, en kötüsü de o parayı hak etmeden insanların cebine koyması ve yerel siyasetin bu şekilde ekonomik ilişkilerle şekillendirilmesi ve yönlendirilmesi hem siyasete aykırıdır hem doğru bir tavır değildir.”
Manisa'da 1,5 milyon insan yaşadığını vurgulayan Uzun, “1,5 milyon insanın ödediği vergiler ile kamu hizmeti yapılıyor. Her bir kuruşun Manisa'ya hizmet noktasında değerlendirilmesi gerekiyor” dedi.

Uzun, CHP Manisa İl Yönetimi'ni oluştururken de benzer bir taahhüt aldıklarını belirterek, “Hiçbir arkadaşım belediyelerden cebine bir kuruş huzur hakkı sokmayacak, bir kuruş hak etmediği parayı almayacak diye bir taahhütte zaten bulunmuştuk” ifadelerini kullandı.

MANİSA’NIN EN BÜYÜK SORUNLARI: İMAR, OTOPARK VE TRAFİK

Manisa'nın temel sorunlarına da değinen Uzun, özellikle imar ve ulaşım konularına dikkat çekti.
“İmar sorunu var Manisa'mızın. Manisa'nın belli bir kısmı tarım arazisi. Dolayısıyla belli alana sıkışmış bir kentleşme şekli var Manisa'nın. Manisa'nın imar sorunu çok büyük. Manisa'da şehir merkezini dağıtmak gerekiyor.”
İmar sorununun beraberinde trafik ve otopark problemlerini getirdiğini belirten Uzun, istihdam sorununu da Manisa'nın önemli problemlerinden biri olarak sıraladı.

Uzun, “En temel iki sorun bence imar ve otopark sorunu, trafik sorunu. Manisa çok göç alan bir şehir. Yani bu iki sorun aslında birbirini bütünleyen sorunlar. İstihdamla ilgili de maalesef ülke ekonomisinden dolayı hiç olmadığı kadar son iki yıldır istihdamla ilgili de sorun yaşamaya başladık” diye konuştu.

“MANİSA’NIN DAHA BÜYÜK BİR ORTAK AKLA İHTİYACI VAR”

Manisa Büyükşehir Belediyesi'nin çalışmalarını da değerlendiren Uzun, kentin daha fazla ortak akılla yönetilmesi gerektiğini söyledi.
Uzun, sivil toplum kuruluşlarının kent yönetiminde daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini belirterek, “Manisa'nın daha büyük bir ortak akla ihtiyacı var. İçerisinde belki de tüm partilerin olduğu, kent konseylerinin Manisa sorunlarına çözüm de ürettiği bir anlayışa, yapıya ihtiyacı var” dedi.

Manisa'nın üniversite kenti olmayı başaramadığını da savunan Uzun, üniversite öğrencilerinin kentte tutulması ve organize sanayinin daha fazla desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.

“CUMHURİYET HALK PARTİSİ ARINARAK UMUT OLMAYA DEVAM EDECEK”

Yeni kurulan partiye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Uzun, CHP'nin 103 yıllık geçmişine dikkat çekti.
“Cumhuriyet Halk Partisi köklerini Kuvayi Milliye'den alan bir parti. Çok sağlam bir kökü var. Dönem dönem sarsılabilir, sıkıntılı dönemler geçirebilir. Ama her zaman iktidarın en yakın adayı olur Cumhuriyet Halk Partisi.”
“Parti gitti ama Cumhuriyet Halk Partisi gitmedi” diyen Uzun, CHP'nin kuruluş ilkelerinin başka bir partiye taşınamayacağını savundu.
Uzun, “Cumhuriyet Halk Partisi arınarak tertemiz, önümüzdeki yüzyıllara hitap edecek. Cumhuriyet Halk Partisi umut olmaya devam edecek. Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olacak” dedi.

“SİYASET ZENGİNLEŞME ARACI KESİNLİKLE OLMAMALI”

CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar ve siyasetçilerin kamu kaynaklarıyla ilişkisi hakkında da konuşan Uzun, temiz siyasetin önemine vurgu yaptı.
“Siyaset zenginleşme aracı kati suretle olmamalı. Kati suretle olmamalı. Böylesine bir ortamda dikkat edilmeli demiyorum. Olmamalı. Yani dikkat etmenin altında bir şey gizlemek yatar. Ben kesinlikle hiçbir belediye başkanımızın bu tip işlerin içerisinde olmaması gerektiğini düşünüyorum.”

Yargılama sonuçlanmadan kimse hakkında hüküm verilmemesi gerektiğini de belirten Uzun, “Masumiyet karinesi denen bir şey var, yargılama bitmeden bizim bir hükme varmamız tabii ki doğru olmaz” ded.

iKILIÇDAROĞLU’NA ÖVGÜ: BU ÜLKEDE 85 MİLYON KEFİL OLUR

Programın son bölümünde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na ilişkin görüşlerini de paylaşan Uzun, Kılıçdaroğlu'nun “temiz ve dürüst siyaset” anlayışını öne çıkardı.

Uzun, şöyle konuştu:

“Sayın Genel Başkanımız temiz siyaseti, dürüst siyaseti Türkiye ile belki de rahmetli Sayın Genel Başkanlarımızdan, Bülent Ecevit'ten, Sayın Deniz Baykal'dan sonra tekrar getirebilmiş ender siyasetçilerden bir tanesi. Sayın Kılıçdaroğlu'nun dürüstlüğüne bu ülkede yaşayan 85 milyon kefil olur. Son derece dürüst, samimi, siyaseti halk için yapan, halkından başka bir şey düşünmeyen, kendisine ve ailesine hiçbir gün şu kadarcık bir imtiyaz dahi sağlamamış. Sadece partisini ve halkını düşünen bir lider.”
Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirileri ve “psikolojik linç” olarak nitelendirdiği tutumu da eleştiren Uzun, CHP'nin eski ve mevcut tüm genel başkanlarının kendileri için değerli olduğunu söyledi.

“CHP HER YAŞTAN GENÇLE BÜYÜMEYE DEVAM EDECEK”

Programın sonunda CHP'nin geleceğine ilişkin umutlu olduğunu belirten Uzun, gençlik vurgusu yaptı.
“Ama CHP her yaştan gençle büyümeye, umut olmaya devam edecek. Altını çiziyorum. Her yaştan gençle. Bazen 70 yaşındasındır, fikirlerin gençtir. Bazen 20 yaşındasındır, fikirlerin çok yaşlıdır. Önemli olan fikirlerin genç olması, yaşın değil.”
Uzun ayrıca Manisa ile İzmir arasındaki ilişkiye de dikkat çekerek, iki kentin daha fazla dayanışma içerisinde olması gerektiğini belirtti. “Manisa-İzmir kardeştir. Birbirimizi tabii ki besleyeceğiz” diyen Uzun, İzmir'de yaşayan yaklaşık 240 bin Manisalıya da selam gönderdi.

Muhabir: CEMRE YUVARLAK