CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek ve CAO Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile görüştü.

Görüşmenin ardından CHP'li Murat Bakan, "Tutuksuz yargılanan, tahliye edilen belediye başkanlarımızın göreve dönmesiyle ilgili hassasiyetimizi paylaştık. Zeydan Karalar bir yaradır. Adana için bir yaradır, Türkiye için bir yaradır. Ahmet Özer ayrı bir sembol isimdir. Bu arkadaşlarımızın göreve dönmesi lazım. İçişleri Bakanlığı biliyorsunuz görevden aldı kendini. Şu anda her ikisi tahliye olmuş durumda" dedi.

Bakan şunları kaydetti:

Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel hakkında tutuklama talebi!
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel hakkında tutuklama talebi!
İçeriği Görüntüle

"Sayın Bakan'la uzun bir görüşme gerçekleştirdik. Kendisine teşekkür ediyoruz. 50 dakikayı aşan bir görüşme gerçekleştirdik. Görüşmemiz 2 eksende oldu. Bir İçişleri Bakanlığı'na ilgilendiren konular; bununla ilgili benim kendisiyle paylaştığım hususları oldu. Bir de milli eğitim ve çevre şehirciliği ilgilendiren konularla ilgili yani İçişleri Bakanlığı'na kesişen alanlar açısından görüştük. Öncelikle Sayın Bakan'ın önceki bakanlara nazaran söylüyorum; iletişimde bir farkı var. Herhangi bir mevzuda doğrudan bizim eleştirdiğimiz konularda arayıp bize bilgi veren bir bakan. Bu parlamentoya verdiği önemi gösteriyor. Bunu takdir ettiğimizi ve bakan olduğunda yaptığı ilk açıklamayı da önemsediğimizi belirtmek istiyorum.

"POLİSİN SENDİKA HAKKIYLA İLGİLİ DÜŞÜNCELERİMİZİ PAYLAŞTIK"

Kolluk kuvvetleriyle ilgili özellikle kolluk kuvvetlerin özlük haklarıyla ilgili düşüncelerimizi belirttik. Polislerle ilgili bir polis meslek kanunu düzenlenmesi, polislerin mesai sisteminin fazla mesai ücretlerinin ödenmesi yine jandarmanın, jandarma uzman çavuş, uzman jandarma astsubayların problemlerini dile getirdik kendisine. Bunun dışında polisin sendika hakkıyla ilgili düşüncelerimizi paylaştık. Çok uzun yıllardır üzerine çalıştığımız bir konu. Polisin sendikası yok. Tüm dünyada, Fildişi Sahili'nde bile var, Türkiye'de yok. Bir başka konu uyuşturucuyla mücadele. Yani uyuşturucuyla mücadelenin ünlülerin, influencerlara yönelik yapılan soruşturmalarla sınırlı kalmaması gerekti. Elbette bu da olmalı. Kimse uyuşturucu kullanmamalı ama daha ziyade köylerde, mahallelerde, okul önlerinde uyuşturucu satılıyor. Bununla ilgili geçmişte yapılan mücadelenin, kendisinden önceki dönemde yapılan mücadelenin yetersiz olduğu, finansal ağların takip edilmediğini, Türkiye'de uyuşturucu kullanımının azalmadığını ve büyük organize suç örgütlerinin uyuşturucuyla ilgili çökertilemediğini söyledik.

"DİJİTAL AĞLAR ÜZERİNDEN RADİKALLEŞEN ÇOCUKLAR VAR"

Bir başka konu yeni nesil organize suç örgütleriyle ilgili de eleştirilerimizi söyledik. Bununla ilgili dünyada olduğu gibi bir odak grup çalışması yapılmadığını, bizim bunun yapılırsa ancak çözüm olabileceğini bununla ilgili eleştirilerimizi ve önerilerimizi kendisiyle paylaştık. En son biliyorsunuz yaşadığımız Kahramanmaraş'ta bir dram var. Hepimizin yüreğini yakan. O dramda ve geçmişte benzer olaylarda bir ortak nokta var. Dijital ağlar üzerinden radikalleşen çocuklar var. Bu 'INSEL' dediğimiz gruplar olduğu gibi Selefi Cihatçı örgütlere katılan ve işte Balçova'da yaşadığı sokaktaki polis karakoluna saldırıp polislerimizi şehit eden yine yeni nesil organize suç örgütlerine dijital ağlar üzerinden katılan gençler çocuklar var. Bunlarla ilgili de bir ayrı çalışma yapılması gerektiğini düşünüyoruz CHP olarak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı bunları müştereken bir çalışma yapması ve o grupları örneğin Bağcılar'dan çıkıyorsa Bağcılar'da o grupların çıktığı bölgeye yönelik çalışma yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

"CUMARTESİ ANNELERİYLE İLGİLİ BİR TALEBİMİZ OLDU"

Göç ve sınır güvenliğini konuştuk. Selefi yapıları terör örgütlerini konuştuk. Cumartesi anneleriyle ilgili kendisinden bir talebimiz oldu. Ali Yerlikaya söz vermişti. Terörsüz Türkiye denilen Milli Dayanışma Kardeşlik Komisyonu'nda Cumartesi Annelerin dramını hepimiz dinlemiş ve göz yaşı dökmüştük. Ama onlar hala anayasa mahkemesi kararlarına rağmen cumartesi anneleri Galatasaray meydanında eylem yapamıyorlar, sınırlı şekilde yapıyorlar.

"2 BELEDİYE BAŞKANIMIZIN DA GÖREVE DÖNMESİ LAZIM"

Belediye başkanlarımızın tutuksuz yargılanan, tahliye edilen belediye başkanlarımızın göreve dönmesiyle ilgili hassasiyetimizi paylaştık. Zeydan Karalar bir yaradır. Adana için bir yaradır, Türkiye için bir yaradır. Ahmet Özer ayrı bir sembol isimdir. Bu arkadaşlarımızın göreve dönmesi lazım. İçişleri Bakanlığı biliyorsunuz görevden aldı kendini. Şu anda her ikisi tahliye olmuş durumda. 2 belediye başkanımızı örnek olarak söyledik. Gece yarısı operasyonlarından duyduğumuz rahatsızlık 2021 yılında Sayın Cumhurbaşkanı 'Gece yarısı operasyonu olmayacak. Kimse otelden alınmayacak' demişti ama bir milletvekilliği yapmış CHP Genel Başkan Yardımcısı yapmış arkadaşımız Onursal Adıgüzel. 01.05 geçe operasyonla gözaltına alındı. Bir başka belediye başkanımız neticede kamu görevlisidir bu insanlar ve suçluluğu ispat edilmemiş. Masumiyet karinesi var. Kolluk tarafından kafasına bastırılarak gözaltına alındı. Bunlardan duyduğumuz rahatsızlığı dile getirdik."

"BEKLENTİLERİMİZİ İFADE ETTİK"

Gökhan Zeybek, Zeydan Kararlar ve Ahmet Özer'in bir an önce görevlerine dönmesi gerektiği konusunda görüştüklerini belirterek şunları kaydetti:

"Tabii gözaltına alındıktan sonra tutuklanıp görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarımızın yargılama süreci devam ediyor. Tahliyeler başladı. Bundan sonra mahkemelerin gidişatı da bize yeni tahliyelerin olacağını gösteriyor. Biz kendileriyle ilgili yargılama süreci tamamlanmamış ve tahliye olan belediye başkanlarımızın göreve iadeleriyle ilgili başta; Zeydan Karalar'ın Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na, Ahmet Özer'in Esenyurt Belediye Başkanlığı'na bir an önce göreve iadeleriyle ilgili karar alınması gerektiği konusundaki beklentimizi ifade ettik.

Yine operasyonlarla ilgili Türkiye'de Ceza Muhakemeleri Kanunu'na göre esas olan tutuksuz yargılanmak ve kamu görevlileri de yargılanabilirler ama yargılamanın daha başlangıçta gözaltına alınan bütün arkadaşlarımızın çıkarıldıkları nöbetçi mahkemelerce tutuklanması ve tutukluluğun bir model haline gelmesiyle ilgili endişelerimizi ifade ettik. Bu konuyla ilgili yine gece yarısı yapılan gözaltılarla ilgili rahatsızlığımızı ifade ettik. Yüreğir Belediye Başkanımızla ilgili birinci derecede mahkemede verilmiş olan bir mahkumiyet kararı vardı ki bu göreviyle ilgili değil belediye başkanı olmadan önce yaptığı ticari işlerle ilgili bir mahkumiyetti. İstinaf'tan bozulması ve çok yüksek ihtimal olarak görüyoruz. Ve bugüne kadar belediye başkanlarında görmediğimiz Yargıtay süreci tamamlanmadan görevden uzaklaştırılmanın birinci derecede mahkeme sonrasında yapılır olmasını da anlamakta zorluk çektiğimizi ifade ettik. Yine bizim açımızdan çok önemli Sayın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu'nun öncülük ettiği ve sonrasında da tüm belediyelerimiz tarafından yaygınlaşan bugün sayıları 800 üzerinde olan CHP'den ayrılan AK Parti'ye geçen belediyelerde sayıları artmış olan gündüz bakım evleri, çocuk eğitim merkezleri, kreşler adı altında farklı anlam yükleyeceğimiz alanlarla ilgili de ortadaki çelişkili durumun ve mevzuattan kaynaklanan sıkıntıları da gündeme getirdik. Bu konuyla ilgili de ayrıntılı bilgiyi de Suat Özçağdaş arkadaşımız Bakan Bey'e ayrıntılı bir dosya sunarak da iletmiş oldu."

"BU KONUDA SAYIN BAKAN'IN AÇIKLAMA YAPMASI LAZIM"

"Belediyelere yönelik adımlar, yargı hamleleriyle ilgili Bakan Beyin sizlere dönüşü nasıl oldu?" CHP'li Bakan şu yanıtı verdi:

"Prensip olarak daha önce Gölge Bakanların bakanlarla yaptığı görüşmelerde de biz ne söylediğimizi paylaşıyoruz ama bakanın bizimle ne paylaştığını paylaşmıyoruz. Bu konuda Sayın Bakan'ın açıklama yapması lazım. Dolayısıyla etik olan biz ona ne söyledik. Elbette bize söylediği karşılıklı hemfikir olduğumuz konular var, olmadığımız konular olabilir. Ama bunları Sayın Bakan'ın ya bakanlığın açıklaması lazım. Etik olarak biz neyi paylaştığımızı söylüyoruz. Yalnız şunu söyleyebilirim. İçişleri Bakanı ilk yaptığı açıklamada olumlu bir açıklama yaptı. Önceki bakanlarda bir hayal kırıklığı yaşadık. Sayın Genel Başkanımız uyar uyarmıştı. Bilhassa Ali Yerlikaya'yı. Biz benzer bir şey yaşamak istemiyoruz. İçişleri Bakanlığı'nı önemsiyoruz? İçişleri Bakanlığı Türkiye'de devlet dediğinizde; mülki idarenin, emniyetin, jandarmanın, sahil güvenliğin, göç idaresinin, AFAD'ın bağlı olduğu bakanlık. Dolayısıyla bakanla CHP olarak sağlıklı iletişim içinde özellikle devletin sorunlarıyla ilgili sağlıklı iletişim içinde olmak istiyoruz. Sayın Bakan'dan da beklentimiz o ilk yaklaşımını sürdürüyor olması."

Kaynak: ANKA