CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun serbest kalması ve erken seçim talebiyle başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingleri kapsamında İstanbul'un Çekmeköy ilçesindeki 83'üncü mitingde konuştu. Özel, şunları kaydetti:
"Buradan Türkiye'den tüm emekçileri, tüm çiftçileri, tüm esnafları, tüm işsizleri, tüm gençleri, Meclis'te emekliler için verilen mücadeleye destek vermeye davet ediyorum. Birazdan ben buradan inince hızla Meclise gideceğim. Ya bu gece sabaha karşı, ya yarın akşam saatlerinde Meclis'te o oylama yapılacak. AK Parti dışında herkes o ücrete 'sefalet ücreti' diyor. CHP'nin, DEM'in, Yeni Yol'un ve MHP'nin milletvekili sayısı tamamen emeklilerin istediği maaşı geçirmeye yetiyor. AK Parti'nin 275 milletvekili, MHP'nin 47. MHP, AK Parti'ye destek verince 300'ü onlar geçiyor, biz azınlıkta kalıyoruz. MHP, bu tarafa destek verse emekliler çoğunluğa geçiyor. Ben bir kez daha buradan herkesi sözünün arkasında durmaya, AK Parti'nin kara düzeninin değil, emeklinin haklı talebinin, zam talebinin arkasında durmaya davet ediyorum. Tüm emeklileri, dostu düşmanı ayırmak için Meclisi izlemeye, emekliye oy vermeyene artık sokakta selam vermemeye davet ediyorum.
"BU BATAKLIK KURUMADAN KİMSE KURTULMAZ"
AK Partili, MHP'li, CHP'li, İYİ Partili, DEM'li, Saadetli, Gelecekli, DEVA'lı hepsi bunlar kardeş, arkadaş. Onlara dostluk eden hepsinin dostudur. Emekliye düşmanlık eden partinin, emekliyle de işi yoktur. Madem ki hep beraber söylediniz, emekçinin de, çiftçinin de, esnafın da, işsizin de, gençlerin, emeklilerle birlikte ortak haraket etmesi gerekir. Çünkü kurtuluş yok tek başına ya hep beraber, ya hiçbirimiz. Bunun için hep birlikte mücadeleye devam edeceğiz. AK Parti'nin kara düzeni, Türkiye'yi yoksullukta, yüksek enflasyonda, yüksek faizde, işsizlikte, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa 1'incisi yaptı. Türkiye ittifakı olarak, AK Parti'nin kara düzenine karşı, Türkiye'nin bütün demokratları Türkiye'yi bu acımasız, haksız sarmaldan kurtaracağız. AK Parti'nin ne kadroları, ne becerisi, ne enerjisi bu sorunlara çözmeye yeter. Türkiye, herkesin her geçen gün biraz daha dibe göründüğü, boğulduğu bir bataklığa dönüştü. Bir yanda uyuşturucu, bir yanda sanal bahis, bir yanda sokakta çeteler, bir yanda yoksulluk, bir yanda işsizlik, bir yanda güvencesizlik. Bu bataklık kurumadan kimse kurtulmaz, hiçbir çözüm olmaz, sivrisineklerle uğraşmayı bırakın. Bataklığı kurutacağız. Bataklığı bu hale getiren kara düzenidir, ondan kurtulacağız.
"BU DÜZEN DEĞİŞECEK"
Yargıya güvenin yüzde 20'lere düştüğü, AK Partili kadın seçmenin, çocuğunun aldığı eğitimden memnuniyetin yüzde 18'lere düştüğü, 19 Mart darbesinden beri 307 günde yüzde 15 olacak dedikleri enflasyonun, yüzde 30'larda çıktığı... Geçen sene 600 TL olan kıymanın 800 TL olacakken ki ona da isyan ediyoruz, bin TL olmasının sebebi bu darbe düzenidir. Yatırımcıları kaçıran, faizi azdıran, borcu çoğaltan, hayatı zorlaştıranlara karşı tek çare vardır, birlikte mücadele, birleşik mücadele. Kredi kartından yüzde 96 gecikme faizi alan düzen, AK Parti'nin kara düzenidir. Emekliyi açlığa mahkum eden, çocukların geleceğini çalan, çeteleri sokağa salan, devlet eliyle kumar oynatan, herkesin perişan olmasına sebep olan AK Parti'nin kara düzenidir. Bu düzen değişecek, bu düzen değişecek, hakça bir düzen, halkın düzeni kurulacaktır.
"SEN KAÇ, BEN SANDIĞA KADAR KOVALIYORUM"
Buradan Erdoğan'a sesleniyorum. Bak senden zam isteyen yok, senden iş isteyen yok. Millet senden bir şey istiyor. Aç kulağını da dinle. Ey Erdoğan, adayımı bırak, sandığı getir, adayımı yanımda sandığı önümde istiyorum. Duydun mu Erdoğan. Zam isteyen yok, iş isteyen yok, sandık istiyoruz. Millet kurtuluşu sandıkta görüyor sandıkta. Bu Erdoğan, 2025 yılı bitti ya, karne aldık. Bu Erdoğan karne almış. Türkiye'deki 9 anket şirketinin ortalamasında kararsızlar dağıtılmadan Erdoğan'ın notu 28,5'tan 29. Ne yapmış Erdoğan, çakmış. Şimdi buradan Erdoğan'a sesleniyorum, 28,5'tan 29 Erdoğan, seni orada oturtmam. Size soruyorum, bu Erdoğan'ı seçim sandığına kadar ben kovalayacağım, seçim sandığında siz kovalayacak mısınız? Erdoğan, milletle bu sıfır derecenin altında, Ocak'ın 21'inde görevleri paylaştık. Sen kaç, ben seni sandığa kadar kovalıyorum. Millet de seni sandıkta kovalayacak.
"HESAP SORACAĞIZ"
Ekrem Başkan'a yolsuz dediler, olmadı. PKK'lı dediler, casus dediler, tutmadı. Bütün yalanları ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Buradan boynumun borcu hatırlatacağım. Bütün baharı, bütün yazı, bütün sonbaharı geçirdik. Kara kışın ortasındayız. 560 milyar yolsuzluk diyorlardı, 560 kuruşu ispatlayabildiler mi? Şimdi onu ağzına alan var mı? Bin 200 cep telefonunu ispatlayabildiler mi? Para dolu çantalarla çıktılar, görüntüsü var diyorlardı, bu görüntüleri iddianameye koyabildiler mi? Çünkü, yok. İmamoğlu'nun lüks araçları dediler, MHP'li bir milletvekiline ait çıktı. Para dolu valizler var dediler, içinden jammer çıktı. Gaziosmanpaşa Belediyesi'nin kasasından dolar çıktı dediler, mühür çıktı. Bu iftiraları tekrar edebiliyorlar mı? And içerim ki o hesabı soracağız.
"TUTUKLU YARGILAMAYI BİTİR"
Ekrem Başkanla baş edemediler, diplomasını iptal ettiler, bu kadar iftira ettiler, en son şimdi bir uçak yalanı çıkmıştı, duydunuz mu? Uçak yalanını attılar, haysiyet cellatlığı yaptılar. O uçağın sahibi AK Partili çıktı, 'Ben reisçiyim' dedi. Uçağı işleten AK Partili çıktı, 'İmamoğlu'na hiç vermedik, biz siyasetten uzak durduk' dedi. Sonra o uçakla gezen Murat Gülibrahimoğlu, İmamoğlu'nun adamı dediler, AK Partili çıktı. Önceki AK Parti İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe'nin 2019'a kadar ortağı çıktı. İstanbul Valisi'nin bu kişiye daha geçen yıl devletin koruma polisini verdiği çıktı. Cebeci Hafriyat Alanı'nın Enerji Bakanlığı'nda olduğu, Bakanlığın Gülibrahimoğlu'na, 'İstanbul Valiliği'ne destek olacaksın' dediği ortaya çıktı. Bu sorgulamalar sırasında Gülibrahimoğlu'nun elemanına sorular sorulurken, 4 milyon euroluk bir yere gelince atlandığı, 'Bunu niye sormuyorsun' dendiğinde, 'onu geç' dendiği, o paranın AK Partililere verildiği ortaya çıktı. Buradan şu kadar bizimle ilgisi olmayan konudan uçak yalanı uyduranlara söylüyorum, ne yaparsanız yapın. Çekmeköy'deyim, 21 Ocak gecesindeyim. Eksi 1 derece sıcaklıktayım, otobüsün üzerinde, insanların arasındayım. 1 ay sonra değil 11 ay sonra insanların yüzüne bakıyorum. Sen de cesaret var mı? Gelesin Çekmeköy'e, çıkasın meydana. Ben, arkadaşlarıma güveniyorum, Ekrem İmamoğlu masumdur, arkadaşlarımız masumdur. Kendine güveniyorsan, tutuklu yargılamayı bitir, tutuksuz yargılamayı getir, kendine güveniyorsan canlı yayını getir, TRT'den verilsin, isteyen kanallardan verilsin, kendine güveniyorsun, savcına güveniyorsan canlı yayına evet dersin biz kendimize güveniyoruz.
"BİLBOARDLAR APAR TOPAR TOPLANDI"
Geçen hafta, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı haksız, hukuksuz kanuna aykırı bir şekilde kayyım atanan bilboardlara iftiralara doldurdu. Onlar dediler ki metrolar ilerlemiyor, metroların ışık hızıyla ilerlediği ortaya çıktı. Yandı dedikleri otobüslerin, film çekiyoruz diye kendilerinin yaktırdıkları ortaya çıktı. Metroların merdivenleri çalışmasın diye onları sabote ettikleri ortaya çıktı. Milletin tepkisi ayyuka çıktı, o bütün bilboardlar apar topar toplandı, kuyruğu kıstırdılar, bir kenara çekildiler.
AK Parti'nin Türkiye'deki, İstanbul'daki insan kaynağı sıkıntısı, belediye başkanından istifa ettirip il başkanı bulmasındadır. Koca AK Parti, İstanbul'da İl Başkanı bulamamış, ilçe belediye başkanından il başkanı icat etmiş, o da panoyla, parayla siyasete kalkışmıştır. Bak benim İl Başkanım Özgür Çelik. Bak Erdoğan, il başkanı bulacaksan panoyla siyaset yapan, parayla siyaset yapan değil, bizim gibi yüreğiyle siyaset yapanları bulacaksın. Yüreksizlere, ciğersizlere, iftirayla pano doldurup bir gece yapıştırıp üç gece sonra kaçanlara söylüyorum. Kaçın, kaçın sandığa kadar kaçarsınız. Sizi elimizden hiçbir şey kurtaramaz, perişan olacaksınız. İstanbul susuz kalsın diye, yağmur yağmasın duası edenlere söylüyorum, rahmet geliyor. Millete aç bırakanlara söylüyorum, seçim geliyor. Gençlere kıyanlara söylüyorum, adalet geliyor. Korkmayan aslan gibi sizlere söylüyorum, zafer geliyor, zafer geliyor. Hep beraber AK Parti'nin kara düzenini yıkmaya hazır mısınız? Hep birlikte iktidara koşturmaya hazır mısınız? Ekrem Başkan yerine kapı kapı sokak sokak dolaşmaya hazır mısınız? Birlikte yürüyecek miyiz? Hadi o zaman yolumuz açık olsun.
Bugün Şahinbey Caddesi'nde olmak istedik ancak AK Parti İstanbul İl Başkanlığı; valiliğe ve emniyete, 'İzin vermeyin, Çekmeköy'ün dışında, dolduramayacakları bir meydan verin. Millet bu soğukta gitmez, o meydanda zayıf kalırlar' dedi. AK Parti'den talimat alan emniyete ve valiliğe söylüyorum: Bakın, Çekmeköy'ü görün! Şahinbey Caddesi'ne çıkacaklar diye korkan Çekmeköy'ün insanı Çekmeköy'ün evlatları çıktılar Çekmeköy'ün dışına doldurdular meydanı. Çekmeköy gibi yerde kışın ortasında 21 Ocak akşamında hava sıfırın altında ve burada birileri seni istifaya davet ediyorsa Çekmeköy İlçe Teşkilatı'nın il başkanlığının korkaklığındandır. Yazıklar olsun hepinize. Bunlar bunlar daha akıllanmadı.
31 Mart seçimlerini kaybedince ne yapacaklarını şaşıranlar bizi durdurmak için İstanbul'un iradesine belediye başkanlarımıza Cumhurbaşkanı adayımıza saldıranlar 19 Mart günü sivil darbeye kalkıştılar. Türkiye'nin Cumhurbaşkanı adayını ve İstanbul'un seçtiği büyükşehir belediye başkanını gözaltına aldılar. O gün bütün İstanbul'u Saraçhane'ye yani İstanbul'un iradesinin karargahına sembolik mekanına davet ettik. Biz öyle yapınca aynı bugün olduğu gibi hemen İstanbul Valiliği'ne ‘yasak getir, toplanamasınlar’ dediler. Valilik 5 gün boyunca 3 kişi bir araya gelmeyi, toplanmayı, yürümeyi yasakladı. Dedik ki; ‘Bu yasak bize sökmez, ne olacaksa bu akşam olacak Saraçhane'de olacak.’ Ne yaptılar? Otobüsleri durdurdular, metroları kapattılar, köprüleri kaldırdılar, vapurları bağladılar. 19 Mart akşamı 110 bin aslan yüreğe engel olamadılar. İlk gece 110 bin, sonra 155 bin, sonra 260 bin, 23 Mart akşamı 1 milyon 100 bin kişi tarihi yarımadadaydı, Saraçhane'deydi. Şimdi sen o kitleye Çekmeköy’de Şahinbey'i vermeyim de otursun evinde diyorsun. Oturur mu evinde? İstanbul Valisi'ne, İstanbul Emniyeti'ne, Çağlayan'daki savcılara nöbetçi hakimlere hatırlatıyorum. Anayasaya aykırı kanunsuz emir aldınız. Maalesef kanunsuz emre boyun büktünüz, teslim oldunuz. O gün oraya yasak koydunuz. Oraya akan gelen 301 gencecik evladımızı tutuklayıp Silivri'ye koydunuz. Bir bayramı orada geçirdiler. Ben de bayramı orada geçirdim. Onları koğuş koğuş ziyaret ettim. Dedim ki, ‘tarih sizi haklı çıkaracak.’ Şimdi o arkadaşların her biri serbest kaldı, yargılandı, beraat etti ve mahkeme dedi ki; ‘orayı yasaklamak Anayasaya aykırı, Anayasal hakkın ihlalidir, tutuklamak hak ihlalidir. Gerekirse tazminat ödeyeceksiniz, bu gençlerden özür dileyeceksiniz.’ Hem meydanda biz kazandık, hem vicdanda biz kazandık. Hem de en sonunda mahkemede biz kazandık. Açıkça söylüyorum; çoğunluk enerjisi bizdedir, bu meydandadır."
"BİR DEVRİM YAŞANIYOR, BAKAN EVLATLARININ DEVRİ BİTİYOR VATAN EVLATLARININ DEVRİ BAŞLIYOR"
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Çekmeköy Belediyesi’ni ilk kez 31 Mart 2024 seçimlerinde kazandığını söyleyen Özel, Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez'in ve İstanbul Büyükşehir Belediye’sinin Çekmeköy’deki hizmetlerini anlatarak, "Bu kadar emek veren bir belediye başkanının seçildiği günden bugüne 36 bin ton asfalt serdiğini, 8 bin 800 metre tretuvar ve bordür döşediğini, 2 bin 900 metre yağmur suyu hattı yaptığını söylemezsem olmaz. Çekmeköy'deki 54 okula ücretsiz arıtma suyu sebili konuyor. İlçedeki tüm okullara düzenli temizlik hizmeti veriyoruz. 11 kreşimiz şu anda faaliyette, 2’de İBB'ninkiyle Çekmeköy’de kreş sayımızı sıfırdan 13’e çıkardık. 2’si açılmış, 5’i kurdele kesilmesini bekler 7 tane taziye evi, emekli kültür evi, kadın emeği pazarı ve halk kafe hizmete girdi. Yaşar Doğu sosyal tesisleri hizmet veriyor. Çocukların güvenle oynayabileceği Susam Sokağı inşa edildi. 10 bin ihtiyaç sahibine gıda desteği veriliyor. Çekmeköy için Orhan başkan çalışıyor ama Ekrem Başkan da çalışıyor. İstanbul Büyükşehir bu ilçede 8 bin 289 haneye nakdi yardım yapıyor, 23 bin 600 aileye gıda kolisi ulaştırıyor. Bin 708 haneye halk ekmek desteği veriyor. 5 bin 400 çocuğa halk süt ulaştırıyor. Bin 670 çocuğa yeni doğan destek paketi verdi, bin 71 haneye bebek beslenmesi desteği sağlanıyor. 2 kreşinde 195 çocuk var. 34 bin 770 öğrenciye ulaşım kartı verildi, 4.4 milyarlık İSKİ yatırımı yapıldı altyapıya. Kırsal mahallelerde eski köylerde 1.5 milyon fide doğasıldı, tohum, yem, gübre, mazot, sulama destekleri sağlandı. Bu hizmetler yapılırken kimsenin partisine görüşüne bakılmadı. İşte bu yüzden siz istediğiniz kadar Ekrem başkanı içeride tutun, o sizin için Çekmeköy için çalışmaya devam ediyor. Çünkü o duvar, ey Erdoğan, o duvar, o duvarlarınız vız gelir bize vız vız. Erdoğan, senin savcıların var. Onların iddiaları, iftiraları var. Senin şu garibin yaptığını yapabilecek durumun yok. Meydandayım, 10 binlerin içindeyim, göz gözeyim ve soruyorum, memnun musunuz? İşte özgüvenli siyaset, kendine güvenen, arkadaşlarına güvenen, ne yaptığını bilen siyaset bu. Kışın sıcak salonların, yazın soğuk salonların siyaseti artık sona geldi. Bundan sonra Cumhuriyet Halk Partisi meydan meydan büyümeye devam edecek. Bir değişim yaşanıyor, bir devrim yaşanıyor, bir devir kapanıyor, bir devir açılıyor, bakan evlatlarının devri bitiyor, vatan evlatlarının devri başlıyor, vatan evlatlarının" diye konuştu.
"BURADAN ERDOĞAN'A SESLENİYORUM; BU BİR TÜKENMİŞLİK SENDROMUDUR"
Emekli aylıklarının en az asgari ücret düzeyine çıkarılması için Meclis’te CHP’li milletvekillerinin eylem yaptığını söyleyen Özel, şunları kaydetti:
"AK Parti geldiğinde en düşük emekli maaşı 1.5 asgari ücretti. Yani emeklileri hiç ellemeseler hiç dokunmasalar bugün en düşük emekli maaşı 42 bin lira olacaktı. Ama bunlar çıkardıkları yasayla aylık bağlama oranlarıyla oynadılar ve bugün en düşük emekli maaşı 0.7 asgari ücrete kadar düştü. Ve bugün ne oldu biliyor musunuz? Ülkenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde partisinin grup toplantısında kürsüye çıktı ve hiç utanmadan hiç sıkılmadan şu yalanı attı. Dedi ki ‘biz geldiğimizde en düşük emekli maaşı 66 liraydı, asgari ücret 184 liraydı.’ Kulaklarıma inanamadım. Ve hemen dedim ki bu akşam beni iyi dinlesin. Değerli Çekmeköylüler Erdoğan geldiğinde 184 liraydı asgari ücret. En düşük SSK emeklisi 257 lira alıyordu. Dediğim gibi 1’e 1 buçuk. En düşük memur 376 lira alıyordu, 2 katı. Peki 66 lira kim alıyordu? Tarım BAĞKUR’u diye bir şey vardı. Rençber BAĞKUR’u derler bizim orada. Adam yıllar önce devlete tütün satmış. Yıllar önce Pankobirlik'e gitmiş şeker pancarı vermiş. Üzüm vermiş TARİŞ’e. Pamuk vermiş devlete. Onun koçanını bulursa o koçanı getiriyordu. O günden bugüne kadar sürenin primini borçlanıyordu. Ama iş kazası olmamış ya onun primi yok. Sakatlık primi yok. O yok bu yok. Ondan belli ödeyebileceği bir miktar ve faizsiz primler o emekli yapılıyordu. Kolayca ömür boyunca ödemese de 1 sene parayı çıkarıp ödeyerek olunan ama çok küçük olan ve Türkiye'de toplam o gün 10 bin kişinin nüfusun yüzde 0.1’inin aldığı dandik emekli maaşını bulmuş diyor ki 'en düşük emekli maaşı oydu.' Erdoğan ona bakarsan bugün 4 bin lira 5 bin lira yetim aylığı da var. Benim dediğim en düşük emekli maaşı herkesin bildiği Türkiye'de 4 milyon 900 bin kişinin öyle 10 bin tane koçandan emekli olmuş rençber BAĞKUR’lusunun değil tarım sigortalısının değil 5 milyon SGK emeklisinin aldığı en düşük maaş o gün 1 buçuk asgari ücretti bugün 0.7 asgari ücret.
"MİLLET SENDEN ZAM DEĞİL, SANDIK BEKLİYOR"
Buradan Çekmeköy'den Türkiye'ye ilan ederim ki Erdoğan bitmiştir. Erdoğan tükenmiştir. Bir ülkenin yürütmenin başı başbakan olsun, cumhurbaşkanı olsun, Meclis kürsüsünden milletin gözüne bakarak yalan rakam vererek paçayı kurtarmaya çalışıyorsa o çoktan bitmiştir. Erdoğan tükenmiştir. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum; Bu bir tükenmişlik sendromudur. Millete yalan, iktidarın dönülemeyen son virajıdır. Savruldun, beceremiyorsun ve artık yalana sarıldın. Düş milletin yakasından. Getir sandığı, millet senden zam değil, sandık bekliyor.
Erdoğan geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Şimdi Erdoğan gidiyor, en düşük emekli maaşı 2 çeyrek altın alıyor. Bu iki, Erdoğan’ın utanç ikisidir. Ama iktidara gelişimizin müjdesidir. Zaferi biz kazanacağız, biz kazanacağız. Biz kazanacağız. Altın hesabı şaşmaz. Ve şunu söyleyeyim. Emekliye 650 milyar lazım, ‘Yok’ diyorlar. Ama 768 milyarı zengin şirketlerin hesabından siliyorlar. Emekliye lazım paranın dört katını faize veriyorlar. Burada yoksuldan alıp zengine veren düzenin adı; AK Parti’nin kara düzenidir. Ben sorayım o zaman hazırsanız. Yoksuldan alıp zengine veren düzenin adı AK Parti’nin kara düzenidir. AK Parti’nin kara düzenidir. Hazır mısınız? AK Parti’nin kara düzenini yıkmaya hazır mısınız?"





