Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Çankaya Belediyesi'ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in emniyet sorgusu tamamlandı.

Ankara Mali Suçlarla Mücade Şube Müdürlüğü’nde ifade veren Güner’e “rüşvet” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçları isnat edildi.

"KAYITLI MALLARI BELEDİYE BAŞKANI SEÇİLMEDEN ÖNCE ALDIM"

Güner, avukatları eşliğinde verdiği ifadede, suçlamalara ilişkin sorulara yanıt verdi, özgeçmişi, mal varlığı, banka hesapları ve el konulan eşyalara ilişkin ayrıntılı açıklamalarda bulundu.

CHP’de gençlik kolları ve çeşitli parti organlarında görev aldığını belirten Güner, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Çankaya Belediye Başkanı olarak seçilerek göreve başladığını, geçimini, belediye başkanlığı maaşı ve Belediye Meclis Huzur hakkı ödemeleriyle sağladığını anlattı.

Ayrıca miras yoluyla kendisine intikal eden taşınmazlar bulunduğunu, ikamet ettiği konutun kendisine ait olduğunu, adına kayıtlı bir aracın annesi tarafından kullanıldığını anlatan Güner, üzerinde görünen malların tamamının, Belediye Başkanı olarak seçilmeden önce edinildiğini aktardı.

Güner, çeşitli bankalarda hesapları bulunduğunu ancak bir kripto hesabının bulunmadığını beyan etti. Güner ayrıca “Adıma kayıtlı ya da ortağı, yöneticisi olduğum herhangi bir şirket ya da firma yoktur” şeklinde ifade verdi.

İHALE VE ALIM USULLERİ SORULDU

Çankaya Belediyesi'nin gerçekleştirdiği temizlik ve araç kiralama ihalelerine giren çok sayıda şirket yöneticisi ile belediyede görev yapan çok sayıda personeli tanıyıp tanımadığı sorulan Başkan Güner, bazı isimleri görevleri veya siyasi geçmişleri dolayısıyla tanıdığını, bazılarıyla ise herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını söyledi.

“Görev yaptığı süre boyunca ihale ve alım usulleri ile gerçekleştirecek firmaların belirlenmesinde hangi kriterleri esas aldınız” şeklindeki soruya ise Güner, süreç hakkında kendi sorumluluğunun olmadığını ifade ederek “İlgili müdürlüklerce hazırlıklar ve usulleri yapıldıktan sonra Mali Hizmetler Müdürlüğüne gönderilir ve Merkezi Satın Alma Bürosu tarafından ihaleler yapılır. Bu benden önce de aynı şekilde işleyen usul benden sonra da devam etmektedir. İhalelerin hazırlanışı ve yapılmasından bilgim ve ilgim yoktur. Dolayısıyla herhangi bir kriter belirlemedim” dedi. Piyasa fiyat araştırmalarının da kriterleri sorulan Güner, “Belediyenin ilgili birimleri tarafından yapılır. İzah ettiğim gibi ilgim ve bilgim yoktur” yanıtını verdi.

AÇIK İHALENİN GECİKTİRİLMESİ İDDİASI

Sorguda Güner’e, "belediye temizlik ihalesinin 31 Ağustos 2024’te biteceği bilinmesine rağmen açık ihale hazırlıklarının yavaş ilerletildiği ve bilinçli olarak süre darlığı yaratılarak pazarlık usulü ihale sürecine zemin hazırlandığı" iddiası da hatırlatılarak, "Açık ihaleye çıkılması hususunda yukarıda gerçekleştirilen işlemlerin neden yavaş ilerlediğini açıklayınız?" sorusu soruldu. Hüseyin Can Güner, soruyu şöyle yanıtladı:

"Bu ihalenin sona ereceği ve yeni ihale yapılması gerektiğinden, belediye meclisinin karar alması gerektiğinde haberim oldu ve belediye meclisine sevk ederek gerekli izni aldık. Bunun dışında hazırlık aşaması temizlik işleri Müdürlüğü tarafından ihalesi ise Merkezi satın Alma Bürosu tarafından yapılmaktadır. Ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bir dosyasında aynı müşteki tarafından aynı ihale dosyaları ile ilgili şikayette bulunulması üzerine İçişleri Bakanlığı'ndan istenilen soruşturma izni çerçevesinde gelen Mülkiye Müfettişi'ne izahat hazırladığımız için edindiği bilgi doğrultusunda şantiye sahasının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca ön tahsisinin süresi dolup tahsis aşaması gerçekleşmediğinden ve buna ilişkin yazışmaların devam ettiği ve bunun da ihale şartnamesinde belirtilmesi gereken bir husus olduğundan kaynaklı, ayrıca yeni çöp konteynerlerin benden önce başlayıp devam eden alım süreci sürdüğünden, planlamada gecikme sebebiyle bu usulde yapıldığını düşünüyorum."

Özel ve ekibi olağanüstü kurultay için mahkemeye başvuracak
Özel ve ekibi olağanüstü kurultay için mahkemeye başvuracak
İçeriği Görüntüle

Müşteki firmanın, ihalenin pazarlık usulüyle yapılacağına dair davet aldıktan sonra sürecin iptal edildiğini öğrendiği yönündeki beyanı hatırlatılarak, iptal edilen bir ihale varken neden eş zamanlı olarak yeniden aynı ihale hazırlığına başlanıldığı sorulan Güner bu iddiaya karşı, "Yukarıda belirttiğim üzere ihale hazırlık süreçleri ve araç ihtiyacı Temizlik İşleri Müdürlüğünce belirlenerek şartnameleri hazırlanmaktadır. Dolayısıyla bu işlemler hakkında bilgim yoktur" dedi.

"YASANIN ÖNGÖRDÜĞÜ SAYININ 2 KATI FİRMA DAVET EDİLDİ"

Söz konusu ihaleyi geçmiş dönemde kazanan müşteki firmanın neden davet edilmediği sorulan Güner, "Yasanın asgari 3 firma davet edilmesini şart koştuğunu, daha önce bu işi yapmış olmanın davet şartı olmadığını ve bu ihalede yasanın öngördüğü sayının da 2 katı firma davet edildiğini" ifade ederek, durumun hukuka uygun olduğunu kaydetti.

İhaleye çağrılan RST Filo, Platform Turizm, Sarılar İnşaat, Ulaşım İç ve Dış Ticaret, Akarsutur ve Boğaziçi Katı Atık şirketlerinin hangi kriterlere göre seçildiği, bu hususta Güner'in talimat alıp almadığı veya kimseye talimat verip vermediği de soruldu. Güner, bu soruları, "İsmi geçen herhangi bir ihalede yönlendirme olmadı, talimat almadım ve kimseye de talimat vermedim. Firma yetkililerinin de hiçbirini tanımam" diyerek yanıtladı.

"Yaklaşık maliyet teklifi alınan Ünpet Akaryakıt şirketi sahipleri Hakan, Serdar ve Menderes Cemaloğlu ile bir bağlantısının olup olmadığı ve bu firmanın hangi kriterle seçildiği" sorulan Güner, "Bu ihaleler ile ilgili kimse ile bir bağlantım yoktur. Görüşmem ve iletişimim olmadı. Yukarıda detaylı şekilde açıkladığım üzere ilgili birimler tarafından belirlenir" karşılığını verdi.

Güner’e müşteki firmanın ihaleyi kazanmasının hemen ardından İhale Yetkilisi Ali Yalçın ile müdür Ali Alper Üstündağ'ın görevden alınarak yerlerine Mehmet Yıldırım ve Bora Özel'in getirilmesi süreci ve bu atamalardaki amacı da soruldu.

Güner, personel yer değişikliklerinin rutin bir idari işleyiş olduğunu belirterek, "Memur kadrosundakiler ile ilgili son imza yasa gereği bana gelmektedir. Bunun dışında özel bir sebebi bulunmamaktadır. Zaman zaman izin, rapor, yer değişikliği talebi, emeklilik gibi sebeplerle bu değişimler gerçekleşebilir. Ayrıca bu ihale süreçleri hazırlığından sözleşme aşamasına kadar 3-4 ayı kapsayan bir dönem olduğu için bu süreçte birden fazla personelin değişmesi hayatın olağan akışı içerisindedir" dedi.

"KAMU İHALE KURUMU'NUN KARARI İLE DE İPTAL EDİLMİŞTİR"

Toplam 12 firmanın teklif sunduğu ihalenin "yükleniciler arasında yeterli rekabetin sağlanamadığı" gerekçesiyle neden iptal edildiği sorulan Güner, iptalin arkasında kamu yararı olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

"12 firma teklif vermiş ise de 4 tanesinin geçerli teklif olduğunu ve kırım oranının çok düşük yani yaklaşık maliyete çok yakın (yüzde 0.71) olması sebebiyle rekabet unsurunun sağlanamaması sebebiyle iptal edildiğini biliyorum. Kaldı ki aynı ihale Kamu İhale Kurumu'nun 06.11.2024 tarihli kararı ile de iptal edilmiştir. Dolayısıyla ihale yetkilisinin iptalinin bir önemi kalmamıştır. Danıştay 13. Dairesi tarafından bu işlemler kesin olarak hukuka uygun bulunmuştur."

"KAMU YARARI SAĞLANDI"

Başkan Güner, "Sonraki süreçte açılan ve sadece 1 ya da 2 firmanın teklif verdiği pazarlık ihalelerinin neden iptal edilmediği ve tebligatların neden cuma gecesi geç saatte gönderildiği" sorularına karşılık da çöp toplama işinin gecikmesi durumunda kamu sağlığının tehlikeye gireceğini, bu yüzden sürecin hızlı işletildiğini söyledi. Sadece 1-2 firmanın katıldığı ihalelerin iptal edilmeme sebebini ise maliyet düşüşüyle açıklayan Güner, "İptal edilen bu ihale aylık yaklaşık 26.353.000 TL bedelle sonuçlanmış iken sonraki ihale 21.950.000 TL bedelle, ondan sonraki ihale 23.805.000 TL bedelle sonuçlanmıştır. Bu ihale diğerinden aylık yaklaşık 3.000.000 TL (bir diğeri için 4.500.000 TL) daha düşük sonuçlanmıştır. Dolayısıyla rekabet unsuru sağlanmadığı sübut bulmuş, kamu yararı sağlanmış, işlemin doğruluğu ortaya çıkmıştır" ifadelerini kullandı.

Güner’e, "İhale süreçlerinde yapılan usulsüzlükler karşılığında kimlerden ne tür menfaat sağladınız?" sorusu yöneltildi. İthamları kesinlikle kabul etmediğini dile getiren Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, "İşlemlerde herhangi bir usulsüzlük olduğunu düşünmüyorum. Kimseden herhangi bir menfaat temin etmedim" dedi.

"O YAZIŞMALAR BİZİM DIŞIMIZDA, İFTİRA NEDENİYLE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK"

Sorguda Güner'e, Sadıkcan Köksal isimli şahsın bir sosyal medya hesabı üzerinden paylaşılan WhatsApp ekran görüntüleri okundu. Söz konusu yazışmalarda geçen, "Çankaya Belediyesi derya deniz, senin eline düşen yanıyor... Özel kalem olmak kolay değil, verenden almak lazım... Emre Doğan diye biri para istemiş, vermeyince dükkanı kapandı... Para almazsa selam bile vermez o... Bu işler böyle yürüyor kurtlar sofrası..." ifadeleri hatırlatılarak açıklaması istendi.

Güner bu soruya, "Bu konu ile ilgili bilgim yoktur. Benim dışımda gerçekleşen üçüncü kişilerin yazışmalarıdır. Bu konu ile ilgili Savcılığa iftira nedeniyle suç duyurusunda bulunmuştur. Tarafıma gösterilen görsellerin soruşturma dosyası ile alakası yoktur" yanıtını verdi.

Başkan Güner’e, soruşturmanın diğer şüphelilerinden şirket yetkilisi Ferit Onuş ile 3 Ağustos 2022 tarihinde İstanbul Sefaköy'deki bir otelin yakınlarında aynı baz istasyonundan sinyal aldığının tespit edildiği belirtilerek, sebebi soruldu. Güner bu iddiayı, "Ben 2022 yılında belediye başkanı olmadığım gibi adaylığım dahi söz konusu değildi. Ferit Onuş isimli şahsı tanımıyorum. Bu şahısla herhangi bir konuşmam olmadı, görsem tanımam" diyerek reddetti.

"KENDİ KİŞİSEL KANAATLERİ"

Belediye çalışanı Tunç Emre Taşçıoğlu'nun, "Müştekinin kazandığı ihale yasal olarak yerine getirilmişti, iptal edilmesini gerektirecek bir durum yoktu. Neden ihale yetkilisi Ali Yalçın'ın aynı gün Hüseyin Can Güner tarafından görevden alınıp yerine Bora Özel'in getirildiğini ve ihalenin iptal edildiğini bilemiyorum" şeklindeki ifadesi Güner'e soruldu. Güner bu iddiaya karşı, "Kendi kişisel kanaatlerini belirtmiştir. Ancak bu iptal işleminin hukuka uygun olduğunu idari yargı ve Danıştay belirlemiştir. Ayrıca zaten KİK bu ihaleyi iptal etmiştir. Dolayısıyla ihale yetkilisinin iptalinin sonuca etkisi ve bir önemi bulunmamaktadır... Ayrıca ben kimseyi görevden almadım. Kendisi görevden ayrılmış olabilir. Ayrılan personelin yerine görevlendirme yapılmıştır" dedi.

Güner’e eski Mali Hizmetler Uzmanı Songül Ulusal'ın, "İhale yetkililerinin görevden alınmasının bu ihale süreciyle ilgili olduğunu düşünüyorum, bu yüzden istifa dilekçesi verdim. Sonrasında kanuna aykırı olarak Fen İşleri Müdürlüğü'nde görevlendirildim. Satın alma birimindeki tüm arkadaşlarım dilekçe vererek bu birimden ayrıldı" yönündeki iddiaları da yöneltildi. Güner, "Kendi kişisel kanaatlerini belirtmiştir. Kaldı ki bu düşüncesinden dolayı görev yerinin değiştirildiği iddiasının mesnetsiz olduğunu düşünüyorum... Kendisi de Mali Hizmetler Müdürü ile çalışmak istemediğini ifadesinde beyan etmiştir. Bu talebi doğrultusunda işlem yapılmış olabilir" karşılığını verdi.

Kaynak: ANKA