İz Gazete Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal’ın İzmir gündemini değerlendirdiği KAYIT programının 14’üncü bölümü İz Gazete Youtube kanalında izleyiciyle buluştu. Kartal, kentin öne çıkan gelişmelerini değerlendirdiği KAYIT’ın bu bölümünde İzmir Büyükşehir Belediyesi’ndeki ödeme krizi ve havuz sistemi hakkında CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu’nun, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamayı da yorumladı.

BABASI EYLEM YAPIYOR DİYE OĞLUNU KOVDULAR

Havuzdaki işçilerin durumuyla ilgili örnekler veren Kartal, “Ulaş Karasu’nun emeklerine sağlık. Sivas'tan atladı geldi bu konuyu çözmeye çalışıyor. Kimse cesaret edemiyorken, aman ha ben bu işe bulaşmayayım diyorken çözmeye çalışıyor ama çözeceğiz iradesi maalesef İzmir'de biraz duvara tosluyor. Havuza gönderilen işçilerin büyük çoğunluğu geri alınacak. Ne zaman? Büyük çoğunluğu da alınmayacak olanlar kimler? Bir tane örnek vereyim, Çiğli'de Harmandalı çöp tesisinin kurulmasını engellemek üzere eski muhtar Dursun Ali Kazar, biliyorsun bunu ilk ben duyurdum, eylemlere öncülük ediyor, önderlik ediyor.

Haktır bu değil mi? Yani İzmir Büyükşehir Belediyesi'yle herkes aynı düşünmek zorunda ama değil. Sosyal demokrat olmak neyi gerektirir? Farklı düşüncelere de gönlü geniş davranmayı gerektirir. Orada günlerce nöbet tuttular. Harmandalı’da çöp tesisi artık istemiyoruz, bıktık, Çiğli ilçesi İzmir'in çöplüğü değildir diye bu eylemlere öncülük eden Dursun Ali Kazar'ın oğlu Tarık Kazar havuza gönderilmişti. Şimdi büyük çoğunluğu geri alınacak diye açıklama yaptı Ulaş Karasu. Öğrendik ki Tarık Kazar geri alınacaklardan değilmiş. Önceden havuzdaydı, şimdi komple işten çıkarıldı. E zaten buna itiraz etmiyor muyuz biz? Yahu neye göre çıkarıyorsunuz? Neye göre alıyorsunuz, neye göre çıkarıyorsunuz? Bunun gibi bir sürü örnek var. Bir kere burada bir netlik kazanılmış değil. İkincisi ne zaman alınacaklar?

VİNÇ OPERATÖRÜ İLKNUR ÖREN’İN İDDİALARI GÜNDEMDE

Bir tane işçi İlknur Ören… Sosyal medyaya da düştü. Bana da ulaşmaya çalışmış. Bazen öyle oluyor, mesaj kutum çok dolu olduğu için göremiyorum. Başka bir gazeteye de meç vermiş. Ama çok önemli. Bugün konuştum. Yeni gördüğümü söyledim. İlknur Ören, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde vinç operatörü. Vinç operatörü bir kadın. Liyakatsa daha ne kadar liyakat olsun.

İzmir’in mis kokulu etkinliği: 2026 Karaburun Nergis Festivali ne zaman? İZDENİZ'le Nergis Festivali’ne nasıl gidilir?
İzmir’in mis kokulu etkinliği: 2026 Karaburun Nergis Festivali ne zaman? İZDENİZ'le Nergis Festivali’ne nasıl gidilir?
İçeriği Görüntüle

Hiç kimsenin torpiliyle girmedim diyor. Zaten spesifik bir mesleğim var. Diyor ki, iddia kendisinin iddiası; ‘Şefimin flört ve yemek tekliflerini reddettiğim için havuza gönderildim’ diyor. Sonrasında da bana geçimsiz ve kavgacı yaftasında bulundular diyor. Zaten onu söylüyorduk, böyle toplu işten çıkarmalar, havuza göndermelerde böylesi bir inisiyatif sağlarsanız aşağıya doğru indiğinde suiistimale açık olur. Kaşın üstünde gözün vardan, bana günaydın demedi, bu da hep suratsıza kadar… Yani hangi gerekçeyle o kişinin havuza gönderildiğini, işten çıkarıldığını adaletli şekilde anlatamazsınız. Adalet orada ortadan kaybolur. Toplu işten çıkarmalarının böyle bir riski vardır dedik. Kendisi tabii ki iddia ediyor.

BASINA DEMEÇ VERDİĞİ İÇİN İŞE ALINMAYACAK MI?

Kalifiye bir operatör. Niye havuzda bekletiliyor? İkincisi alınacak mı mesela? Şimdi büyük çoğunluğu geri alınacak. Bu kadın bu yaşadığı sorunu basına demeç verdiği için alınmayacak mı? Bak ne diyor mesela, bir milyona ulaştı borcum diyor. 6 ay para almazsa, maaş almazsa, doğal olarak ev geçindiriyorsun, çocuk okutuyorsun, faturaların var, kartların var.

Kredi kartı borcuna bir düştün mü ana parayı geçiyor, bindikçe biniyor, bindikçe biniyor. Şimdi ben ne yapacağımı bilemiyorum diyor. Sendikaya ulaştım diyor, keşke biraz daha bekleseydin. Demeç vermeseydin de görseydik. Ya ne kadar beklesin? Ne kadar daha bekleyecek? Yani insanlar o buluşmadan sonra şunun açıklanmasını bekliyordu; bitti tamam. Artık hiç kimse havuza gönderilmeyecek. Herkes bu hafta içinde işbaşı yapacak. Borçlar şu tarihlerde ödenecek. Ona göre hazırlığınızı yapın. Ya denilse ki 2 ay 3 ay sonra ödenecek…

KİME GÖRE ÇOK BORCUN YOK?

Şimdi Cemil Tugay şey demişti hatırlıyor musun? Çok da borcumuz yok… Kime göre çok yok? Mesela bir işçinin alacağı 200-300 bin lira değil mi? Ortalama 200 bin lira alacakları var. Sana göre çok olmayabilir ama o 200 bin lira nedeniyle eğer kredisi, kredi kartı gecikmesi olursa bu biraz çok haline gelebilir. Artık 3 aydır, 4 aydır, 5 aydır bu miktarlardaki paralar ödenmiyorsa bir tarih vermek gerekir ki insan da eşinden, dostundan, arkadaşından ya koca Büyükşehir Belediye Başkanı söyledi, 2 ay sonra ödeyecekmiş. Sen şu altınlarını bozdur anne, işte bileziğini bozdur ya da sen bana bir borç ver de ben paramı gelince sana ödeyeyim, en azından bankalara teslim olmayayım diyebilsin.

CİDDİ BİR ÇARESİZLİK GÖRÜYORUM

Bunların herhangi biriyle ilgili somut açıklama var? Benim henüz öğrenebildiğim bir net bir durum yok. Çok ciddi bir çaresizlik görüyorum. Yani hem sendikalarda hem Ulaş Karasu'da. Ya biz neyin içine düştük? Aslında çok basit bir konu ama bunu çözmek istemeyen bir irade var. Bir şey de dediğinde zaten hemen şeytan ilan ediliyorsun. Nasıl çözeceğiz? Allah sabır versin. Hem işçilere hem Ulaş Karasu'ya hem sendikacılara” diye konuştu.

Kaynak: DOĞUKAN FİKRİ FİDAN