Kentte uzun süredir âtıl durumda bulunan eski Buca Cezaevi alanı ile ilgili tartışmalar devam ediyor. İller Bankası ile İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları arasında uzlaşıyla hazırlanan plan değişikliği önerisi, Buca Belediye Meclisi'nin gündemine taşınmıştı. İlçe sınırları içinde kalan alan için hazırlanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği önerisi, şubat ayı olağan meclis toplantısının ilk oturumunda görüşüldü. Buca Belediye Meclisi, eski Buca Cezaevi arazisine dair imar planlarını oy birliğiyle kabul etti. Toplam yaklaşık 78 bin metrekarelik alanı kapsayan plan notlarına göre, 40 bin 200 metrekarelik bölüm yapılaşma alanı olarak öngörülürken 16 bin 560 metrekarelik alan yeşil alan olarak ayrıldı.
TUGAY NE DEMİŞTİ?
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Buca Cezaevi’ne dair son olarak şunları söylemişti: “Şehrin oldukça merkezi bir alanında, tamamen atıl ve bakımsız halde duran büyük bir alan. Buranın yeşil alan olmasını hepimiz istedik. Ancak İller Bankası’nın mülkiyetinde olduğu için bu şekilde kullandırmama konusunda kararlılar. Alanı tamamen yeşil alan yaparsak bir süre sonra kamulaştırmasız el atma davasıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden büyük bir miktar para talep edecekler. Bugünkü hesaplara göre 18 milyar liralık bir yükten bahsediyoruz. Böyle bir parayı oraya harcamak yerine alternatif çözüm üretip üretemeyeceğimizi düşündük ve arkadaşlarımızla konuştuk.”

CHP'Lİ BAKAN İLE TUGAY ARASINDA TARTIŞMA YAŞANMIŞTI
Buca Cezaevi’nin yıkılmasının ardından alanın nasıl değerlendirileceğine ilişkin süreç, siyasi polemiğe dönüştü. Planların yargıdan dönmesinden sonra İller Bankası’na devredilen araziyle ilgili CHP’li Murat Bakan ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay arasında tartışma yaşanmıştı. “Alan tamamen yeşil alan olmalı” diyen Murat Bakan’a, Tugay’dan “Bize 18 milyarlık kaynak bulsunlar. Ben de defalarca burayı istedim ama vermediler. Yönetim sorumluluğuna sahip olmadan, ahkam kesmekle bu işler olmaz” yanıtı gelmişti.
“BUCA CEZAEVİ ALANI KAMUYA AİTTİR”
TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası ve Buca Cezaevi Özgürleşirken Platformu Eski Buca Cezaevi ile ilgili basın açıklaması yaptı. Açıklama öncesinde "Birleşe birleşe kazanacağız", Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz", "Burası yeşil alan olsun", "Sermaye elini Buca'dan çek", "Ranta teslim olmayacağız", "Söz yetki karar, İzmir halkınındır" sloganları atıldı.
Açıklamaya destek verenler arasında Dem Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, Dostluk ve Kültür Derneği yer aldı. Ortak açıklamayı Şehir Plancıları Odası'ndan Ilgaz Su Aktaş okudu.

"BUCA CEZAEVİNİN KADERİ İLLER BANKASININ İNSAFINA TERK EDİLDİ"
Eski Buca Cezaevi Ana Kapısı Önü’nde yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: "2023 yılında söz konusu plan değişikliklerine karşı yürütmüş olduğumuz hukuki mücadele kazanımla sonuçlanmış; hem yüksek yoğunluklu yapılaşma öngören imar planları hem de rezerv yapı alanı kararı yargı kararlarıyla iptal edilmiştir. Böylece alanın tamamı kamu yararı doğrultusunda ve talep ettiğimiz şekilde “Rekreasyon Alanı” olarak belirlenmiştir.
Ancak gelinen aşamada, alanın mülkiyetinin belediyeyeye devri hukuken mümkün olmasına rağmen İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu konuda herhangi bir girişimde bulunulmamış, kurumsal iç tutarlılık ve kazanılmış yargı kararları gözetilmeden Buca Cezaevinin kaderi tamamen İller Bankasının insafına terk edilmiştir! Üstelik bu vazgeçiş, “İller Bankasının talebi” ve “kamulaştırma maliyeti” gibi gerekçelerle kamuoyuna meşru gösterilmeye çalışılmaktadır. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yaratılmak istenen “meşruiyet” zemininin hiçbir dayanağı olmadığının altını çiziyor ve açıklıyoruz:
İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TARAFINDAN İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ HUKUKİ DAYANAKTAN YOKSUNDUR
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2022 yılının Ekim ayında onaylanan imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, TMMOB Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şubesi, TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi, İzmir Tabip Odası, İzmir Barosu ve İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından ortak dava açılmıştır. Ayrıca, cezaevi alanında planlama yetkisinin Bakanlığa geçmesini sağlayan 2020 tarihli Rezerv Yapı Alanı kararına da İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından dava açılmıştır.
İzmir 6. İdare Mahkemesi’nin 2023 tarihli kararıyla rezerv yapı alanı kararı iptal edilmiş, bu kararın ardından İzmir 4.İdare Mahkemesi, dayanağı ortadan kalkan imar planı değişikliklerinin de iptaline karar vermiştir. Rezerv Yapı Alanı iptaline ilişkin mahkeme kararının dayanağı olan bilirkişi raporunda özetle;
- Alanın geçmişten bugüne kamusal bir işleve ayrıldığı,
- Merkezi konumu itibariyle kamusal hedefleri önceleyen işlevlerin planlanmasına olanak sağladığı,
- İlçe ve İzmir genelinde kamusal alan ihtiyacını karşılayabilecek nitelik ve büyüklüğe sahip olduğu,
- Kamusal bir alanın özel mülkiyete konu yapılaşmalara açılmasının planlama ilke ve esaslarına aykırı olduğu,
- Depremler sonrası sakınım planlaması ve kamusal işlevlerin önceliklendirilmesi gerektiği
hususları vurgulanarak rezerv yapı alanı kararının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.
BÜYÜKŞEHİR, KAMU YARARINI YOK SAYMAKTADIR
2022 yılında AKP tarafından onaylanan imar planında, alanın 11.880 m²’si yeşil alan olarak ayrılmış, 42.366 m²’lik kısmında da yaklaşık 69.903 m²’lik emsal içeren ticaret ve konut yapılaşması öngörülmüştü. Bugün İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin onayladığı planda ise 49.247 m²’lik rekreasyon alanı kaldırılmış, yerine 16.560 m²’lik yeşil alan ayrılmış, 40.200 m² alanda yaklaşık 72.000 m² emsal alanını içeren ticaret ve konut fonksiyonuna yönelik yapılaşma öngörülmüştür. Böylece İller Bankası ve müteahhitler; 2022 tarihli imar planına kıyasla 2000 m² daha fazla inşaat alanı elde etmiştir.
İzmir Büyükşehir Belediyesi; daha önce dava açarak iptalini sağladığı bir imar planı değişikliğini onaylayarak bilirkişi raporlarını, mahkeme kararlarını, imar mevzuatını ve kamu yararını açıkça yok saymaktadır. Söz konusu plan; bilirkişi raporunda vurgulanan hususları dikkate almamakta olup hukuki mücadelemiz sonucunda iptal edilmiş planlarla birebir aynı niteliktedir ve hukuka aykırıdır

"BUCA CEZAEVİ ALANININ REKREASYON ALANI OLARAK KULLANILABİLMESİ İÇİN İDDİA EDİLDİĞİ GİBİ BİR KAMULAŞTIRMA GEREKMEMEKTEDİR!"
Açıklama şu ifadelerle devam etti: 2023 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanan imar planında 49.247 m²’lik alan “Rekreasyon Alanı” olarak belirlenmiş ve mülkiyetin belediyeye devri hukuken mümkün hale gelmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11.maddesinde imar planlarında umumi hizmetlere ayrılmış yerlere rastlayan Hazine mülkiyetindeki parsellerin kamusal hizmeti sağlayacak olan idareye bedelsiz devri esastır. Dolayısıyla kamu mülkiyetindeki bir alanın kamusal kullanım için düzenlenmesi kamulaştırma gerektirmemekte; aksine bedelsiz devir yasal olarak zorunluluk oluşturmaktadır.
TUGAY, ALANI RANT PAZARLIĞI KONUSU HALİNE GETİRMİŞTİR
Buna rağmen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, alanın İller Bankası mülkiyetinde olduğu gerekçesiyle bedel ödenmesi gerektiğini ileri sürerek kamusal kullanımı gözden çıkarmış ve alanı rant pazarlığının konusu haline getirmiştir.
Cezaevi alanı, 6306 sayılı Kanun Kapsamında Bazı Taşınmazların İller Bankasına Devrine Dair Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İller Bankası A.Ş. arasında 03.04.2020 tarihinde imzalanan protokol çerçevesinde 04.08.2020 tarihinde Rezerv Yapı Alanı olarak belirlenmiştir. Söz konusu devir öncesinde alanın mülkiyeti Maliye Hazinesine aittir.
MÜLKİYETİN BEDELSİZ TERKİ GEREKMEKTEDİR
Alanın Rezerv Yapı Alanı ilan edilmesi ve dolayısıyla 6306 sayılı Kanun kapsamına alınması, İller Bankasına devrinin yasal dayanağını oluşturmaktadır. Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediyesinin açtığı dava ile 2020 tarihli rezerv yapı alanı kararı iptal edilmiş ve mülkiyet devrinin de yasal dayanağı ortadan kalkmıştır. Bu durum, tıpkı imar planlarının iptali ile sonuçlandığı gibi söz konusu mülkiyetin devrinin de hukuki dayanağını da ortadan kaldırmış olup mülkiyet devrinin iptalini de gerektirmektedir. Mülkiyetin Maliye Hazinesine dönmesi durumunda ise yukarıda açıklandığı gibi İmar Kanunu’nun 11.maddesi gereğince mülkiyetin belediyeye bedelsiz terki gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan süreçlerin tüketilip tüketilmediği tartışılmadan İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından alanın kamulaştırılması gerektiği ileri sürülmekte, 49.247 m²’lik rekreasyon alanı için 18 milyar TL gibi gerçek dışı bedeller kamuoyuna yansıtılmaktadır. Bu yaklaşım, kamuoyunun planlama sürecine ilişkin yanlış bilgilendirilmesine yol açmakta ve planlama sürecinin sağlıklı ve şeffaf biçimde tartışılmasının önüne geçmektedir."

"BUCA CEZAEVİ ALANI KAMUSAL ALAN OLARAK KALMALIDIR"
Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: Buca ilçesindeki mevcut yapı yoğunluğu ve kamusal alan yetersizliği dikkate alındığında, tamamının nitelikli bir kamusal mekâna dönüştürülebilmesi mümkün olan bir alanın yüksek yoğunluklu yapılaşmaya konu edilmesi açıkça kent suçudur. Yaklaşık 80.000 m² büyüklüğündeki Buca Cezaevi Alanının yapılaşmaya açılması durumunda;
- Buca ilçesinde hâlihazırda katlanılamaz düzeyde olan trafik yükü daha da artacak,
- Yüksek yapı ve nüfus yoğunluğu altyapı sorunlarını derinleştirecek,
- Kent parkı oluşturulabilecek nadir bir kamusal alan kalıcı biçimde kaybedilecek,
- 2024 yılı sonunda AFAD, ilgili belediyeler, meslek odalarının katılımı ile oluşan komisyonun önerisi ve İzmir Büyükşehir Belediyesinin onayı ile geçici barınma alanı olarak belirlenen bir alan tamamen ortadan kalkacaktır.
Ayrıca unutulmamalıdır ki bu alan yalnızca fiziksel bir mekân değil; aynı zamanda çok sayıda politik mahkûmun ve ailelerinin hayatlarında insan hakları açısından kabul edilemez uygulamalara tanıklık etmiş, toplumsal hafızada derin izler bırakmış bir alandır. Böylesi bir alanın yürürlükteki planlarla rekreasyon alanı olarak bu hafızayı yaşatacak biçimde tasarlanması mümkünken yapılaşmaya açılması kentsel ve toplumsal hafızanın da yok sayılmasıdır. Tüm bu nedenlerle, Buca Eski Cezaevi alanının yapılaşmaya açılması, İzmir’in kent suçu siciline yeni ve ağır bir suçun eklenmesi anlamına gelecektir.
BUCA CEZAEVİ HAFIZA MEKANIDIR
İzmir Büyükşehir Belediyesi; kendi yürüttüğü davalarla kazanılmış hukuki sonuçları yok sayarak, toplumsal taleplere sırt dönerek ve iptal edilmiş planları yeniden onaylayarak ciddi bir kent suçu işlemektedir. Buca Cezaevi alanında yürürlükte bulunan planlarda yer alan kamusal kullanım kararlarını kaldırarak alanı yapılaşmaya açmaya yönelik her türlü girişime karşı hukuki haklarımızı kullanmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. Buca Cezaevi Alanı bir hafıza mekanıdır.
Alanın bu niteliği ile birlikte, Buca İlçesi’ndeki mevcut yapı yoğunluğu ve kamusal alan yetersizliği dikkate alındığında, tamamının nitelikli bir kamusal mekâna dönüştürülebilmesi konusunda ısrarımızı ve mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Kamusal alanlardan yoksun bırakılan, olası bir depremde can güvenliğini sağlayacak alanlara erişimde ciddi sorunlar yaşayacak tüm kentlileri, meslek örgütlerini ve kurumları, Buca Cezaevi Alanının kamusal alan olarak korunması için açık ve net bir tutum almaya ve birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz."

“BİZ BİR ŞEHİRDE Mİ KENTTE Mİ YAŞAMAK İSTİYORUZ”
İzmir Baro Başkanı Av. Sefa Yılmaz, açıklamadan sonra söz alarak şunları söyledi:
"Bir davayı Büyükşehir açmıştı, bu dava 6. İdare Mahkemesi’nde açılmıştı. STK ve yurttaşların açtığı dava 4. İdare Mahkemesi’nde açılmıştı. Buca Cezaevi, sadece İzmir’in değil bu ülkenin toplumsal hafızasıdır. Yapılan haksızlıkları, siyasi mahpusları, ‘hayata dönüş operasyonları’yla yaşanan ölümleri, açlık grevlerini yok etmeye çalışan bir anlayış ve çaba söz konusu.
İptal edilen plan değişikliği nedeniyle yeniden hukuk yoluna gidildi. Bu çok büyük bir haksızlık, bu ülkeye yapılan haksızlıktır, kent suçudur.
Biz bir şehir değil kent istiyoruz. Kent ve şehir arasında fark var. Kent içinde topluluk, ağaç hayvan ve her düşünceden insanın bir arada yaşadığı yaşam alanıdır. Buca halkı da İzmir halkı da bunu istiyor.
İtirazlar yapılacak. Muhtemelen Büyükşehir tarafından reddedilecektir. Yeni bir dava açılacaktır. Biz bir şehirde mi bir kentte mi yaşamak istiyoruz?
Bu mücadeleye yeniden başlamamız, kent mücadelesini ayağa kaldırmamız gerekiyor.”
PLANA İTİRAZ EDİLECEK
Ayrıca açıklamada İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 29 Ocak 2026 tarihinde onayladığı “İzmir İli, Buca İlçesi, İnönü Mahallesi sınırları içerisinde yer alan 673 ada 12, 101, 166, 171, 172, 173, 175, 177, 190, 202, 213, 222 parseller; 7229 ada 27, 28 parseller ile 7240 ada 1, 2, 3, 31 ve 32 parselleri kapsayan alana ilişkin hazırlanan 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliğine” itiraz edecekleri duyuruldu.





