Bolu'nun kayak merkezi Kartalkaya'da 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin açılan davada 5. gün geride kaldı. Yangının ilk anında kurtulan ve ardından mahsur kalanları kurtarmak için yeniden binaya giren intörn doktor Yiğit Gençbay ile makine mühendisi Alp Mercan’ın hayatını kaybettiği olayda, ailelerin feryatları duruşma salonuna damga vurdu.

"Bir sürü kişiyi siyah poşetlere koymuşlar"

25 yaşında yaşamını yitiren Yiğit Gençbay’ın annesi Serpil Gençbay, oğlunun cenazesini göremeden toprağa verdiğini ifade etti. Duruşmada söz alan Gençbay, şu ifadeleri kullandı: “78 kişinin öldüğü ailelerin yok olduğu duruşma böyle olmamalı. Oğlum 2000 doğumlu çok kısa bir süre önce mezun oldu. Biz hangi otel olduğunu bile bilmiyorduk televizyonlar 3 kişi 5 kişi yazıyor. Otele kimse rahat çıkamıyor bir sürü kişiyi siyah poşetlere koymuşlar. Sorduğumuzda çocukların çıktığını söylüyorlar. Kime sorsak bilgi alamıyoruz. Kişisel çabalarımızla çocuklarımızı aradık. Biz saatlerce çocuklarımız öldü mü? Kaldı mı? düşüncesiyle yaşadık. Ben oğlumu göremedim otele gönderdiğim şekliyle hatırlıyorum. Aylarca telefonlarımıza bakamadık”

"Ben burada kendimi suçluyorum"

Sanıkların duruşmada sürekli birbirini suçladığını dile getiren anne Serpil Gençbay, “Ben yavrularımızın bize güç verdiğini düşünüyorum, onlarda bizimle beraber bu duruşmada. Biz sadece çocuklarımızın kanı yerde kalmasın diye mücadele ediyoruz. Biz bu sanıkların anneleri çocukları aileleri ölmesin diye mücadele ediyoruz. Biz bu sanıklar için bile mücadele ediyoruz. Alp ve yiğit kimseyi tanımamalarına rağmen o çığlıklara kayıtsız kalmayarak tekrar otele girmişler biz 10. Katta bulduk. Bu çocuklar bize ve topluma ders vermek istedi. Bize anne, baba biz öldük ama geri kalanı sizde bu toplum böyle olmasın demek istediler. Kim suçlu kim suçsuz bilmem ama hiç kimse her şeyi açık konuşmuyor. Herkes birbirini suçluyor. Burada bunu yapanlar yangında neler yapmıştır. Benim oğlumun ölme sebebi doğru düzgün yetiştirilmesidir ben burada kendimi suçluyorum. Çocuklarımı doğru ve düzgün yetiştirdiğim için. Ben burada neyin yargılanmasının yapıldığının farkında değilim. Bir insanda merhamet olur” diye konuştu.

"Oğlum insanları kurtarmak için otele girdi"

Hayatını kaybeden Alp Mercan’ın babası Eray Mercan ise duruşmada, oğlunun otel çalışanı olmadığını ve yalnızca insanları kurtarmak için içeriye girdiğini vurguladı. Mercan, “Benim oğlum ne otelde çalışan ne yönetim kurulunda ne itfaiye eri ne de otelin sahibi ama oğlum insanları kurtarmak için otele girdi. Oğlumu DNA testiyle tespit ettirdik. Bir babanın oğlunun naaşını alması, mezara koyarken yüzünü bile görememesi nasıl bir duygudur. Şikayetçiyim davaya katılmak istiyorum” diye konuştu.

Damatta ‘işkence’ ritüeline yenisi eklendi: Vinçte sallandırıp, suya soktular!
Damatta ‘işkence’ ritüeline yenisi eklendi: Vinçte sallandırıp, suya soktular!
İçeriği Görüntüle

"78 kişiyi siz öldürdünüz, katilsiniz"

Alp Mercan’ın annesi Ceyda Mercan da mahkeme salonunda gözyaşları içinde konuştu. Ceyda Mercan, “Ceset torbalarından oğlumu bulmaya çalıştım. Bulurum diye dua ettim ama bulamadım. Oğlumu teşhis için DNA’mı verdim. Mezar başında oğlumu öpmeden son yolculuğuna uğurlayan anneyim ben. Oğlum teşhis edilecek durumda değildi. Eşim oğlunun sünnetine bile dayanamazken öpmeye doyamadığı oğlumu kendi elleriyle mezara koydu. 78 kişiyi siz öldürdünüz, katilsiniz. Siz otoparktan arabaları çekerken Yiğit ve Alp üst katlarda insanları kurtarmaya çalıştı. Başka canlar ölmesin diye bu ihmalin hesabı sorulmalı. Yalnızca bir ceza değil dosyada yer alan herkesin gerçeklerle yüzleşmesini adaletin satırlarda değil vicdanlarla da tecelli edilmesi gerekir. Oğlum olmadan kurtarıp gönderdiğiniz arabaya hepinizi koyup yakmak geliyor içimden. Şikayetçiyim" diye aktardı.

Kaynak: İHA