Cengiz Aldemir /ANKARA- Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Ülkemizde önceliğimiz olan istihdamı artırmanın yolunun yatırımdan, üretimden, ihracattan, büyümeden geçtiği konusunda kimsenin şüphesi olmasın. Yatırım, üretim, istihdam, ihracat, büyüme odaklı ekonomi politikamızla Türkiye Cumhuriyeti için en doğru olanı yapmakta kararlıyız" paylaşımlarını İz gazeteye değerlendiren CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, "Sayın Erdoğan... 2002 yılında Kamu Yönetimi Temel Kanunu'nu çıkardın ve Şeker, Sümerbank, SEKA, Tekel, Çaykur, Et Balık, Kara Hava, Deniz yollarını neden sattın? 128, Milyar Doları yakınlarına neden sattın? Merkez Bankası eksi 35, Milyar Dolara düştü bu bir iflastır ne dersin? diye sordu.

ORDUSU OLMAYAN KOMUTAN

AKP’nin bir zamanlar yolsuzluk, yoksulluk ve yasakları kaldırma ve özgürlük söylemleriyle iktidara geldiğini anımsatan CHP'li Beko, Erdoğan'a, "Bunlarla mücadele vaadiyle iş başına geldiniz. Yoksulluğu her gün artırıyorsunuz, yolsuzluğu hiç söylemeye bile gerek yok. Sayın Erdoğan şöyle bir sağına soluna bak. Beraber çıktığın yol arkadaşların bugün yanında neden yok? Bunca tahribattan sonra çıkmışsın " Ekonomik kurtuluş savaşı başlattık." diyorsun, ordusu olmayan komutan, bu bir iflastır iflas" diye seslendi.

DEVLET ESEN RÜZGARA GÖRE YÖNETİLMEZ

Erdoğan’ın Türkiye’nin temel yapılarına zarar verdiğini vurgulayan Beko, "Tek adam yönetimi tüm dünyayı, toplumsal kesimleri, siyasi, diplomatik, ekonomik ve demokratik olarak karşısına alan politikaları, ülkeyi iyice dibe vurma noktasına götürüyor. Erdoğan ülkeyi yıllarca tüccar gibi yönetmeye kalktığı politikalar iflas etmiştir. Sözün değeri davranışların istikrarı ile ölçülür. İlkeler yerini dolar ve Euro'ya bırakırsa elin oğlu kalkar der ki: Türkler at pazarlığı yapıyor! Oysa bir devlet yönetimi uzun vadeli çıkarlara dayalı prensiplerle olur. Bugün Çin swap parası gelecek diye Uygur Katliamlarına göz yum, yarın Avrupa'yı mülteci ile tehdit et birkaç milyar Euro kopar, öbür gün İdlib'de marjinalleri koru Ruslara karşı çık, sonra Fırat'ın doğusunda Amerika ile çatış...Devlet politikası dediğin esen rüzgara göre değişmez. Ana bir omurgası vardır" diye konuştu. 

ÜLKENİN DOSTU KALMADI

Erdoğan'ın dış politik söylemlerinin ülke çıkarlarına ve Türkiye'nin itibarına zarar verdiğini söyleyen Beko, "Hani Mısır'da Sisi darbeci, İsrail Siyonist, Birlesik Arap Emirlikleri düşman idi? Bugün ne oldu da bu ülkelere dost olmaya çalışıyorsun? Dost olacaksan niye düşman oldun? Sedat Peker konuşuyor diye BAE ile, Körfez ve Afrika ihraç pazarlarını kaybedince Mısır ve Suudilerle şimdi dostluk arıyorsan kim sana gerçekten dost olur? Senin yüzünden ülkenin dostu kalmadı" ifadelerini kullandı.

CUMHURBAŞKANI YEMİNİNİ ÇİĞNEDİN

Erdoğan'ın muhalefet parti liderlerine hakaret ve tehdide varan söylemleriyle  Cumhurbaşkanlığı yeminini çiğneyerek, kendi hikâyesini de yok etme yoluna girdiğini kaydeden CHP'li Beko, "Bu durum Cumhurbaşkanlığı yemini çiğnenmiş, makam terk edilmiş demektir. Partili bile olsa bir cumhurbaşkanının bırakın bir muhalefet partisi liderini, sokaktaki herhangi birine bile "Bunlar iyi günler, başına daha neler gelecek" diye tehdit etmesi düşünülemez. O cumhurbaşkanı ki bütün yurttaşları korumak kollamakla yükümlüdür ve tarafsızlık yemini etmiştir. Hem partisinin, hem hükümetin, hem de devletin başındaki tek adam, topluma, son günlerde ortaya saçılan vahim iddiaların üzerine gidileceği, kim olursa olsun, kime uzanırsa uzansın pisliğin temizleneceği duygusunu vermezse kuşkular büyür, toplumun güveni aşınır, korku ve güvensizlik havası yayılır" uyarısında bulundu.

VESAYET SİSTEMİNE SON VERECEĞİZ

Erdoğan sonrası Türkiye’nin rahatlaması ve hızla toparlanması için yapılması gerekenleri de sıralayan Beko şöyle konuştu: Bu kapsamda, güçlendirilmiş bir parlamenter sistemle birlikte devlette liyakat yeniden inşa edilmelidir.  Demokrasiye geçilmeli, hukukun üstünlüğü ve hukuk güvenliği tesis edilmelidir. Merkez Bankası’nın bağımsızlığı sağlanmalıdır. Akılcı bir dış kaynak yönetimine geçilmelidir. Döviz esas alınarak yapılan ihaleler süratle Türk Lirası’na dönüştürülmelidir. Kamu İhale Yasası uluslararası standartlara uygun şekilde değiştirilmelidir. Sayıştay bağımsız denetim yapmalıdır. Sandıkta tek adam yönetimine son vereceğiz ve CHP iktidarında güçlü demokrasi, kuvvetler ayrımı, medya özgürlüğü, vesayet sistemi değişimi ile ülkenin önünü açacağız."