Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, kent ve ülke gündeminde yer alan Karabağlar’daki kaçak cemaat yurdu ile ilgili İz Gazete'ye değerlendirmelerde bulundu. Kaçak yapının yıkılamamasına ilişkin nedenleri sıralayan ve Karabağlar Belediyesi olarak yaşadıkları süreçleri, yaptıkları girişimleri aktaran Başkan Kınay, konuya ilişkin ilgili kurumlara çağrı yaptı.

Karabağlar’daki kaçak cemaat yurdunun yıkılamaması gündem olmuştu. Yıkım işlemini gerçekleştirmek için girişimlerinize rağmen yeterli güvenlik önlemi alınmaması basına yansımıştı. Yaşanan süreçten anlaşılan, bir ilçe belediyesinin tek başına çözebileceği bir konu değil. Bu konuda bir çağrınız, mesajınız var mı? Yalnız bırakıldığınızı düşünüyor musunuz?
Önceki döneme ilişkin bir yetki ve sorumluluğumuz yok. Ancak Karabağlar Belediye Başkanı olarak mazbatamı aldığım andan itibaren; yıkım kararları alınmış, yıkım kararlarıyla ilgili mahkeme yoluyla yürütmeyi durdurma kararı verilmiş, belediye tarafından tutanakları tutulmuş, yapılaşmış bir binayla karşı karşıya kaldım.
Bu kaçak yapıya ilişkin tüm hukuki süreçlerdeki boşlukları kapatarak, itirazları yaparak yürütmeyi durdurma kararına itiraz ederek yıkım kararı aldık. Bununla ilgili başvurularımızı yaptık. Yıkım için gittiğimizde; kimliği belirsiz kişi/kişiler tarafından iş makinalarıyla yolların kapatıldığı, binaya girişin engellendiği bir duruma karşı karşıya kaldık, Türkiye Cumhuriyeti’ndeki bir kentin merkezinde…
TEDBİR ALINMADIĞI İÇİN YIKILAMADI
Bu kapsamda emniyet ve ilgili birimlerle süreçlerimizi yürüttük ama özetle emniyet tedbirleri alınmadı. Alınmadığı için de yıkımı ertelemek zorunda kaldık. Vazgeçmek değil, ertelemek… Çünkü yasal olarak emniyet tedbirleri alınmadan bizim bir binayı yıkma yetkimiz ve gücümüz yok. Emniyet görevlisi değiliz ve orada kimliği belirsiz kişiler var. Bunlarla ilgili suç duyuruları, mahkemeler, tüm yasal süreçleri yaptık. Basın açıklamaları yaptık. Sonrasında il, ilçe örgütümüz, genel başkan yardımcımız, herkes burada bununla ilgili değerlendirmeyi yaptı.
Dolayısıyla biz, imar planlarına aykırı, herhangi bir izin ve benzeri ruhsatı olmayan kaçak bir yapı ile karşı karşıyayız. Yıkımla ilgili ikinci gidişimizde de kaymakamlık tarafından emniyet tedbiri verilemeyeceği nedeniyle ertelendi. Bu konuda mücadelemiz devam ediyor. Hem yasal hem de kentsel mücadelemiz var.
HERHANGİ BİR RUHSAT VERMEDİK
Bu yapıya Karabağlar Belediyesi herhangi bir ruhsat vermedi. Karabağlar Belediyesi; su bağlantısı için İZSU, elektrik bağlantısı için Gediz, Tedaş vs ilgili kurumlar, kaymakamlık, valilik, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gibi tüm kurumlar ile ilgili; o kurumların yetki ve görevleri kapsamındaki işlemlerin yapılması için yazısını yazdı, görüşmesini yaptı. Hala devam ediyoruz. Yıkım ihalelerine de çıktık. Ama o bina hala orada duruyor.
Şu ana kadar kendi imkanlarımızla Karabağlar’da 50’nin üzerinde kaçak bina yıktık. Aynı işlemi 50’nin üzerinde binaya uyguladık, emniyet tedbirleri, güvenlik tedbirleri, yazışmalarla bu binalar yıkıldı. Bu binaya da aynı prosedürler uygulandı ama belediyenin dışında diğer kurumlar gerekli süreçleri yerine getirmedi.
İLGİLİ KURUMLARA ÇAĞRI
Karabağlar Belediyesi bu süreç ile ilgili görevini yaptı ve yapmaya devam ediyor. Devam edecek. Bu konuda ilgili kurumların mevzuatları kapsamında görevlerini yapmasını ve belediyemizin görevini yapmasını engelleyen durumları ortadan kaldırmasını bekliyoruz; hukuki anlamda da idari anlamda da…
Kaçak olan, mevzuat dışı olan, hukuka aykırı olan her şeyle ilgili sözümüzü söylemek, mücadele etmek hepimizin görevi… Kamu kuruluşları da kamu kuruluşlarını yönetenler de aldıkları sorumluluklar kapsamında gereğini yapmak zorunda. STK’lar, siyasi partiler, tüm paydaşlar da görevlerini yerine getirmek zorunda. Ben belediye başkanı olarak kendi belediyemin sonuna kadar tüm süreçleri eksiksiz yerine getirdiğini, her şeye rağmen de yerine getirmeye devam edeceğini ama tüm paydaşların da kendi değerlendirmelerini yapması gerektiğini söylüyorum.





