MetroPOLL Araştırma’nın 2025 yıl sonu verileriyle hazırladığı "Toplumsal Tükenmişlik ve Güven" raporu, Türkiye’nin ağır bir duygusal ve ekonomik yorgunluktan geçtiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre toplumun yüzde 61’i yüksek veya çok yüksek tükenmişlik yaşıyor.
Seçmen gruplarına bakınca, tükenmişlik siyaset gruplarına göre farklılık gösterdi. En rahat seçmen AKP –MHP hattı olurken en yorgun seçmen DEM Parti, CHP ve İYİ Parti oldu.
Seçmenlerin neredeyse yarısı "hiçbir yere güvenmeyenler" sınıfında yer alırken, özellikle gençler arasında ülkeden gitme isteği var.
ÜLKENİN RUH HALİ: TÜKENMİŞLİK
Raporun çıktısıyla, Türkiye'nin 100 üzerinden 59 puanla "yüksek tükenmişlik" bandında yer aldığı ortaya kondu. Araştırmaya katılanların yüzde 61'i, günlük yaşamını belirgin bir duygusal yorgunluk, gündem baskısı ve gelecek kaygısı ile sürdürdüğünü belirtti.
Tükenmişliği en yoğun kadınlar, gençler, işsizler ve öğrenciler hissetti.
Kadınların üçte ikisinin (yüzde 66) yüksek tükenmişlik yaşaması, iş ve bakım yükünün yarattığı baskının bir göstergesi olarak yorumlandı.
Araştırma bu verileri şöyle açıkladı:
"Bu bulgular, 2026’ya girerken Türkiye’deki temel riskin sadece ekonomik değil, aynı zamanda tükenmişlik ve güven krizi olduğunu gösteriyor. Özel sektör için bu, yüksek tükenmişlik ve düşük güven ortamında müşterinin daha çok riskten kaçan, güven veren, yükünü hafifleten, sade ve şeffaf çözümlere yönelen bir profile dönüştüğü anlamına geliyor. Siyaset ve kamu yönetimi içinse öncelik, büyük ve soyut vaatlerden ziyade, özellikle gençler ve kırılgan gruplar için gündelik yaşamı somut olarak iyileştiren, öngörülebilir ve adil politikalarla tükenmişliği azaltmak ve kurumsal güveni onarmak olmalı."

GÜNDEM: STRES KAYNAĞI
Her iki kişiden biri (yüzde 55), ülke gündemini takip etmenin kendisini "fazla" ya da "çok fazla" bunalttığını ifade etti.
Toplumu en çok yoran haber başlıklarında ise sıralama şöyle oluştu:
"Ülke gündeminin toplumun yarısından fazlasını “fazla” ya da “çok fazla” bunaltmasının arkasında tek bir başlık yok; ama öne çıkan dört ana stres kaynağı var. İlk sırada suç ve şiddet haberleri (%29) alıyor. Onu siyaset (%21) ve ekonomi (%19) izliyor; bir diğer güçlü başlık ise “toplumsal/ahlaki çürüme” algısı (%18). Türkiye’de gündem yorgunluğu, öncelikle güvenlik, geçim ve değerler tartışması etrafında şekilleniyor. Bu dağılım, uluslararası bulgularla da uyumlu. Örneğin küresel anketlerde de insanlar son yıllarda en çok ekonomik krizler, suç/şiddet ve siyasi çatışmaların haberlerinin kendilerini yorduğunu söylüyor. Türkiye’de ise tablo, dünya ortalamasına göre daha sert: hem suç/şiddet hem de siyaset ve ekonomik kriz aynı anda çok yüksek sayıda insanı duygusal olarak tüketiyor. Gündemden ne kadar bunaldığını söyleyen gruplara göre dağılım da tutarlı: “Hiç/az bunaltıyor” diyenlerde siyasi ve ekonomik haberler görece katlanılabilir; “fazla bunaltıyor” diyenlerde suç ve şiddet öne çıkarken, “çok fazla bunaltıyor” siyaset ve ekonomi başlıkları aynı anda tırmanıyor."

Aarştırma ortaya koydu ki, son bir yıl içinde her iki kişiden biri (yüzde 44,3) psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtti. Ancak bu ihtiyacın karşılanmasında profesyonel kanallar zayıf kaldı. Zor zamanlarda bu kişilerin yüzde 70'i ailesine sığınırken, psikolog veya psikiyatriste başvuranların oranı sadece yüzde 2'de kaldı.
HER YERDE GÜVENSİZLİK ÇOĞUNLUKTA
Araştırma, Türkiye'deki "güven haritasını" da çıkardı. Sonuçlara göre toplum, yakın çevresine (aile/arkadaş) orta düzeyde güvenirken (50 puan), tanımadığı kişilere neredeyse hiç güvenmiyor (18 puan). Kurumlara güven ise 39 puanla sınırlı kaldı.
Seçmen profilleri üzerinden yapılan analizde, toplumun yüzde 45'inin "her yere güvensizler" kümesinde olduğu görüldü. B
EN RAHAT SEÇMEN, AKP-MHP SEÇMENİ
Seçmen gruplarına bakınca, tükenmişlik hissinin çok net ayrıştığı görünüyor. En rahat seçmen AKP –MHP hattı oldu.
AKP seçmeninin yaklaşık üçte biri “yüksek/çok yüksek tükenmişlik” bandında; seçmenin büyük kısmı “çok düşük” ve “düşük” gruplarda. MHP’de de benzer şekilde nispeten daha sakin bir profil var.
CHP, İYİ Parti ve DEM Parti ise en yorgun seçmen oldu. Bu üç partide “çok yüksek tükenmişlik” oranı yüzde 40–50 bandında; yani seçmenin yarısına yakını duygusal olarak aşırı yorgun, bıkkın ve umutsuz hissediyor. “Çok düşük tükenmişlik” oranı ise neredeyse yok denecek kadar az. Bu, muhalefet seçmeninin sadece politik olarak değil, psikolojik olarak da ağır bir yük taşıdığını gösteren önemli bir sinyal.

GENÇLER GİTMEK İSTİYOR
Aidiyet ve göç konusundaki veriler ise beyin göçü tehlikesini ortaya koydu. Genel nüfusun üçte ikisi Türkiye'de yaşamayı tercih etse de 18-34 yaş grubunda durum karmaşık
Gençler ve eğitim düzeyi yüksek kişilerde "Fırsat olsa başka ülkede yaşamak isterim" diyenlerin oranı, ülkede kalmak isteyenlerle neredeyse aynı oranda.
2026 BEKLENTİSİ: ÜLKE İÇİN KARAMSAR
Raporun sonuç bölümünde ise vatandaşların 2026 yılı beklentilerine yer verildi. Toplumun yüzde 47'si Türkiye'nin genel durumu için "kötü bir yıl" beklerken, kendi kişisel hayatı için yüzde 54 oranında "olumlu" bir beklenti taşıyor.





