Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen direnişi kapsamında köylülerin yaşam alanları ve zeytinlikleri için yürüttüğü hukuk mücadelesinde kritik bir gelişme yaşandı. Danıştay 6. Dairesi, acele kamulaştırma kararlarına karşı açılan 93 ayrı davada, Cumhurbaşkanı kararının yürütmesini durdurdu.
Yargıtay’dan 28 Nisan 2026 tarihinde verilen ve 5 Mayıs’ta taraflara tebliğ edilen karar, çevre ve mülkiyet hakkı mücadelesinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirildi. Kararın ardından acele kamulaştırma işlemleri hukuken uygulanamaz hale geldi.
Avukatlar Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca tarafından yapılan açıklamada, Danıştay’ın bölgede acele kamulaştırmayı gerektirecek olağanüstü bir durum bulunmadığını açıkça ortaya koyduğu belirtildi. Açıklamada, ekonomik gerekçelerin ve şirket faaliyetlerinin devamlılığının, istisnai bir yöntem olan acele kamulaştırmayı meşru kılamayacağı vurgulandı.
Açıklamada ayrıca, Milas’taki acele kamulaştırma işlemlerinin Limak Holding ve İÇTAŞ İnşaat ortaklığındaki Yeniköy Kemerköy Enerji şirketinin çıkarları doğrultusunda yapıldığı yönündeki eleştirilerin, Danıştay kararıyla güç kazandığı ifade edildi.
“EL KOYMA DAVALARI DAYANAKSIZ KALDI”
Kararın ardından, Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan 649 el koyma ve bedel tespiti davasının da hukuki dayanağını kaybettiği savunuldu. Açıklamada, yürütmesi durdurulan bir kamulaştırma işlemine dayanılarak mülkiyet hakkına müdahale edilemeyeceği belirtilerek, davaların reddedilmesi çağrısı yapıldı.
Avukatlar, Anayasa’nın hukuk devleti ilkesini düzenleyen 2. maddesi ile mahkeme kararlarının bağlayıcılığına ilişkin 138. maddesine dikkat çekerek, Danıştay kararının gecikmeksizin uygulanmasının zorunlu olduğunu ifade etti.
“ESRA IŞIK DERHAL SERBEST BIRAKILMALI”
Açıklamanın en dikkat çeken başlıklarından biri ise Akbelen direnişi sırasında tutuklanan Esra Işık oldu.
Avukatlar, tutuklamaya gerekçe yapılan keşif ve kamulaştırma süreçlerinin artık hukuken geçersiz hale geldiğini belirterek, “Hukuksuz işlemin engellendiği gerekçesiyle özgürlükten yoksun bırakmanın sürdürülmesi kabul edilemez. Esra Işık derhal serbest bırakılmalıdır” ifadelerini kullandı.
GÖZLER ANAYASA MAHKEMESİ’NDE
Açıklamada ayrıca, acele kamulaştırma süreçlerini kolaylaştırdığı gerekçesiyle eleştirilen 7554 sayılı Kanun’un iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi nezdinde açılan davaya dikkat çekildi.
2025/204 esas numarasıyla görülen davanın, çevre hakkı, mülkiyet hakkı ve yargı denetimi açısından büyük önem taşıdığı ifade edilirken, yüksek mahkemeye “hukuk devleti ilkesini ve sağlıklı çevrede yaşama hakkını koruyacak bir karar verme” çağrısı yapıldı.
“HAKLI DİRENİŞ KAZANDI”
Açıklamanın sonunda, Danıştay’ın verdiği yürütmeyi durdurma kararlarının, Akbelen’de verilen mücadelenin haklılığını ortaya koyduğu vurgulandı. Konuyla ilgili avukatların yaptığı açıklamada, “Danıştay 6.Dairesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararları, Akbelen’de verilen mücadelenin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Yaşam alanlarını savunanların karşısında konumlanan tüm uygulamalar, yargı kararıyla bir kez daha sorgulanmış ve hukuka aykırılığı tescillenmiştir. Bu kararın gereği derhal yerine getirilmeli; hukuka aykırı uygulamalara son verilmelidir. Şunu da vurgulamak istiyoruz; elde edilen yargı kararı, havayı, suyu, toprağı, kısacası doğasıyla birlikte onurlu yaşamlarını korumak için direnen müvekkillerimizin yılmadan sürdürdükleri mücadelenin, Akbelen direnişinin kazanımıdır. Yaşam için direnenleri selamlıyoruz. Bunun, ülkemiz için hakların güvenceye alındığı, yaşamın korunduğu bir dönemin başlangıcı olmasını diliyoruz” ifadeleri kullanıldı.





