Muğla Milas'ta Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazileri ve kendi topraklarının acele kamulaştırılması sürecine yönelik protesto sonrası tutuklanan Esra Işık, 27 Nisan’da hakim karşısına çıkacak.
Işık hakkında Milas Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Milas Adliyesi'nde 27 Nisan Pazartesi günü tarihinde saat 10.00’da yapılacak duruşmayı ailesi ve komşuları, nöbet tuttukları Akbelen'den takip edecek.
İkizköylüler, "Duruşma günü Akbelen'de buluşacağız. Köylülerimiz ve Esra'mıza destek olmak isteyen tüm dostlarımızla beraber, mücadele ettiğimiz topraklarda Adalet nöbeti tutacağız." sözleriyle duruşmayı birlikte takip etmeye çağırdı.
"ESRA'MIZ ŞİRKETE KARŞI TOPRAKLARINI SAVUNDU"
İkizköylüler, nöbet alanına çağrılarında şu ifadeleri kullandı:
"Esra'mızın 27 Nisan Pazartesi günü Milas Adliyesi'nde görülecek duruşması için arayan, soran, destek ve dayanışmalarını ileten herkese çok teşekkür ediyoruz. Duruşma günü Akbelen'de buluşacağız. Köylülerimiz ve Esra'mıza destek olmak isteyen tüm dostlarımızla beraber, mücadele ettiğimiz topraklarda Adalet nöbeti tutacağız. Avukatlarımız ve dayanışmaya gelen baro temsilcileri adliyede duruşmada olacaklar. Duruşma sonucunu nöbet alanımızda bekleyeceğiz. Adliyenin rutin işleyişine engel olmamak ve adaletin tecelli etmesi en büyük önceliğimizdir. Esra'mız şirkete karşı topraklarını savundu. Adaletin yerini bulmasını diliyoruz."

NE OLMUŞTU?
Acele kamulaştırma keşfi sırasında kendi evinin önündeki aracı protesto ettiği için 30 Mart gecesi gözaltına alınan İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı, Akbelen direnişçisi, yaşam hakları savunucusu Esra Işık, “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla 31 Mart’ta Milas'ta tutuklanmıştı. Işık'ın avukatları, keşfi yapılan kamulaştırma kararının aileye de kendilerine de bildirilmediğini açıklamıştı. Işık daha sonra Muğla Cezaevi’nden İzmir Şakran 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edilmişti. Komşuları ve ailesi İkizköylüler, protestolarını büyütmek amacıyla Ankara'ya giderek Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde eylem yaptı. Ardından "yürütmeyi durdurması" için avukatları Arif Ali Cangı ile dilekçe vererek Danıştay'a başvurdu.




