İstanbul Barosu Afet Hukuku ve Koordinasyon Merkezi, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı nedeniyle "Depremin 3. Yılında Adalet ve Cezasızlık" konulu sempozyum düzenledi. Sempozyumda konuşan İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu 6 Şubat depremlerinin ardından Türkiye Afet Yönetimi Kanun Önerisi hazırladıklarını ancak seçimlerin erkene alınması ve seçim havasına girilmesi nedeniyle kanun teklifinin Meclis Genel Kurulu’na getirilemediğini söyledi.

“KANUN TEKLİFİNİ HAZIRLADIK"
İstanbul Barosu Konferans salonu'nda gerçekleştirilen sempozyumda konuşan İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, 6 Şubat depremlerinin ardından Türkiye Afet Yönetimi Kanun Teklifi'ni hazırlanmasına öncülük ettiğini belirterek, “Türkiye Barolar Birliği, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Anayasa Hukuku Araştırmaları Derneği ve Türk Ceza Hukuku Derneği’nin katkısıyla Türkiye Afet Yönetimi Kanun Teklifini hazırladık.
Amacımız bu teklifin hemen sıcağı sıcağına Meclis’te görüşülmesi ve kanunlaştırılmasıydı. Çünkü deprem 6 Şubat’ta olmuştu, seçimler 14 Haziran’da, zaman vardı ve gerçekten çok hızlı davrandık. Afetlere ve ölümlere kader ve kaçınılmaz son gözüyle bakan yaklaşıma karşı bu teklifimiz, bilimin, kamusal dayanışmanın, şeffaf ve denetlenebilir bir bağış ve yardım sürecinin anahtarıdır. Teklifimiz afete hazırlık ve afet anında, afet sonrası süreçlerde yine siyasi saiklerle ters düz edilmiş olan yerel yönetim-merkezi yönetim iş birliğini yeniden kurmayı öngörmekte, afetler karşısında kamu ile özel sektörün bilgi alışverişini temel saymaktadır. Meclisin afet yönetim sürecinde her aşamada dahil olduğu bir mekanizmayla kurumların her birinin afet yönetiminde hangi görevi üstleneceğini bildiği liyakate odaklı bir zemin yaratmaktadır.” dedi.
“SEÇİM HAVASINA GİRİLMİŞTİ”
Kaboğlu, seçimlerin erkene alınması ve seçim havasına girilmesi nedeniyle Türkiye Afet Yönetimi Kanun Teklifi'nin Meclis Genel Kurulu’na getirilemediğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Biz öyle bir planlama yaptık ki 7-8 Şubat’ta çalışmaya başladık 2 ayda tamamlamayı öngördük. Meclis Başkanlığı’na teslim edip hemen komisyonlarda, Genel Kurul'da görüşülsün diye. Tam biz bunu yarıladık, 10 Mart günü, '14 Haziran’daki seçimleri 35 gün öne alıyorum’ dedi Cumhurbaşkanı. 35 gün öne almak için hiçbir gerekçe yoktu. 35 gün, can kurtarmak için çok önemliydi. Deprem yaralarını sarmak için çok da önemliydi.
Bütün kamuoyu deprem bölgesine yönelik çaba göstermesi gerekirken, harcama yapması gerekirken bütün kamuoyu seçimlere yönlendirildi ve biz yine ikinci ayında bunu kolektif olarak Meclis Başkanlığı’na sunduk, ilgili komisyonlara havale edildi. Ama Türkiye artık 6 Nisan’da seçim havasına girmişti. Tabii ki Genel Kurula' getirilemedi, komisyonlarda görüşülemedi. Ondan sonra zaten Meclis toplanmadı. Çünkü sahadaydı.”
Kaboğlu konuşmasını, “Biz eğer bu kadar büyük kayıplar karşısında yine de böyle kısır siyasal çekişmelerle günlerimizi geçiriyorsak o zaman gelecek büyük depremlere şimdiden buyurun gelin bizi öldürün biçiminde davetiye çıkarıyoruz demektir" sözleriyle tamamladı.





