ABD’de federal göçmenlik güçlerinin Minneapolis’te yürüttüğü bir operasyon sırasında yaşanan silahlı müdahale, ülke genelinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Cumartesi günü meydana gelen olayda, federal ajanların açtığı ateş sonucu 37 yaşındaki ABD vatandaşı Alex Pretti hayatını kaybetti. Olay sonrası kentte ve birçok eyalette protestolar düzenlenirken, yerel yetkililer İç Güvenlik Bakanlığı’nın olaya ilişkin açıklamalarını sorgulayarak bağımsız ve eyalet tarafından yürütülecek bir soruşturma çağrısında bulundu.
Ancak Reuters tarafından doğrulanan ve incelenen görüntülerde, vurularak öldürülen kişinin elinde silah değil telefon tuttuğu görüldü. Hayatını kaybeden kişinin, 37 yaşındaki Alex Pretti olduğu ve yoğun bakım hemşiresi olarak çalıştığı belirtildi.
Cumhuriyet'in haberine göre, Pretti, federal bir ajanın iki kadını iterek yere düşürmesi üzerine araya girdi. Pretti’nin kendisini korumaya çalıştığı sırada biber gazı sıkıldığı, ardından birkaç ajanın Pretti’yi yere yatırarak etkisiz hale getirdiği görüldü.
“SİLAH VAR” UYARISI, ARDINDAN ATEŞ
Görüntülerde, Pretti yere bastırılmış haldeyken çevreden “silah var” uyarısı yapıldığı duyuluyor. Kısa süre sonra bir ajanın Pretti’den bir silah aldığı ve gruptan uzaklaştığı görülüyor.
Buna rağmen, bir başka görevlinin Pretti’nin sırtına doğrulttuğu tabancayla ardı ardına dört el ateş ettiği, ardından ek silah seslerinin duyulduğu aktarıldı.
Olayın ardından ajanların Pretti’nin bedeninden uzaklaştığı, bir süre sonra bazı görevlilerin yerde yatan Pretti’ye tıbbi müdahale etmeye çalıştığı belirtildi. Bu sırada diğer ajanların çevredeki kalabalığı uzak tutmaya çalıştığı görüldü.
Pretti’nin ölümü sonrası yüzlerce kişi mahallede toplanarak maskeli ve silahlı federal ajanları protesto etti. Göstericilere karşı göz yaşartıcı gaz ve ses bombası kullanıldığı kaydedildi.
Eylemlerin New York, Washington ve San Francisco başta olmak üzere farklı kentlere de yayıldığı bildirildi.
GERİLİM TIRMANDI
Olay, federal yönetim ile eyalet yönetimi arasındaki gerilimi daha da artırdı. Yerel yetkililer, bu ayın başında 7 Ocak’ta yaşanan ve bir başka ABD vatandaşı Renee Good’un öldürüldüğü olay nedeniyle zaten Washington yönetimiyle karşı karşıya gelmişti.
Yetkililer, federal kurumların yerel makamların soruşturmaya katılmasına izin vermediğini de aktardı.
İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, Pretti’nin göçmenlik baskını sırasında ajanlara saldırdığını savundu. Noem, Pretti’nin silahını çekip çekmediğini söylemezken, federal yetkililer Pretti’nin taşıdığı öne sürülen bir silahın fotoğrafını paylaştı.
Noem, “Orada barışçıl protesto için değildi. Şiddeti sürdürmek için oradaydı” dedi.
Minnesota Valisi Tim Walz ise federal makamların anlatımını sorguladı. Walz, “Videoyu farklı açılardan izledim, mide bulandırıcı” diyerek, “Federal hükümete bu soruşturmada güvenilemez, eyalet yürütecek” ifadelerini kullandı.
Minnesota Kriminal Soruşturma Bürosu Başkanı Drew Evans da federal ajanların ekiplerinin olay yerine girerek inceleme yapmasını engellediğini söyledi.
POLİS: VURULAN KİŞİ YASAL SİLAH SAHİBİ
Minneapolis Polis Şefi Brian O’Hara, hayatını kaybeden Pretti’nin yasal silah sahibi olduğunu ve trafik ihlalleri dışında bir sabıka kaydının bulunmadığını açıkladı.
Kentte protestolar sürerken, kalabalığı kontrol altına almak için şehir polisi ve eyalet birlikleri bölgeye sevk edildi. Federal ajanların bölgeden ayrılmasının ardından tansiyonun düştüğü ancak protestoların saatlerce sürdüğü bildirildi.
Güvenlik endişeleri nedeniyle Minneapolis Sanat Enstitüsü gün boyunca kapatıldı. ABD Basketbol Ligi (NBA) ise Minnesota Timberwolves maçının ertelendiğini duyurdu.
Vali Walz ve Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey, Trump yönetiminin kentte yürüttüğü göçmenlik operasyonlarının derhal durdurulmasını istedi.
Frey, “Bu operasyon bitene kadar daha kaç Amerikalı ölecek ya da ağır yaralanacak?” dedi.
Trump ise yerel yöneticileri hedef alarak, “Belediye Başkanı ve Vali, kibirli, tehlikeli ve sorumsuz söylemleriyle isyanı körüklüyor” ifadelerini kullandı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de yerel yönetimleri federal ajanlara polis desteği vermemekle suçladı. Walz ise göçmenlik baskınlarının yerel polis kaynaklarını zorladığını savundu.





