İzmir'de 12'nci sınıf öğrencisi 16 yaşındaki A.K. sosyal medya hesabından saç örme videosu paylaştığı için 5 Şubat sabahı gözaltına alındı. Mahkemeye çıkartılan A.K. "örgüt propagandası" iddiasıyla tutuklanarak Şakran Çocuk Cezaevi'ne gönderildi.
Konuya ilişkin bugün İzmir Barosu’nda basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya tutuklanan çocuğun babası Halit Kaya’da katıldı. Adalet için hukukçular derneği, Çağdaş avukatlar grubu, ÇHD İzmir şubesi, İHD İzmir şubesi ve ÖHD İzmir şubesi adına açıklamayı Av. Semra Akan okudu.
“ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARI BÜTÜNÜYLE YOK SAYILMIŞ”
Açıklamayı okuyan Akan şöyle konuştu. “Örgüt propagandası suçu, yıllardır ifade özgürlüğünü bastırmanın, muhalif düşünceyi kriminalize etmenin ve siyasal alanı daraltmanın bir aracı olarak kullanılmaktadır. Çocuklar dahi bu güvenlikçi yaklaşımın dışında tutulmamaktadır.
Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre, çocukların özgürlüğünden yoksun bırakılması mutlak istisnadır. Buna rağmen, somut olayda çocuğun üstün yararı bütünüyle yok sayılmış; tutuklama, açık bir cezalandırma ve gözdağı aracına dönüştürülmüştür.
Biz hak savunucusu kurumlar olarak, örgüt propagandası iddiasıyla tutuklanan çocuğun dosyasının takipçisi olduğumuzu; hukuka aykırı tutuklama kararının derhal kaldırılması ve çocuğun özgürlüğüne kavuşma için tüm kamusal mücadele yollarını kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz.”
BABA KAYA: BİR ÇOCUĞUN HAYATI BU KADAR KOLAY KIRILMAMALI
Tutuklanan kız çocuğunun babası Halit Kaya kızının daha 16 yaşında olduğunu hatırlatarak şöyle devam etti: “Ben bir babayım. Kızım daha 16 yaşında, lise son sınıf öğrencisi. Okula giden, hayal kuran, spor yapan, sanatla uğraşan bir çocuk. Henüz hayatının başında ve bugün haksız bir şekilde cezaevinde. Kaçmadı, saklanmadı. Çağrıldığında kendi ayaklarıyla gidip ifadesini verdi. Buna rağmen kızım apar topar demir kapılar arkasına konuldu. Okulda olması gereken kızım bugün cezaevinde tutuluyor.
Bir baba olarak soruyorum? Bu mudur adalet? Bir çocuğun yeri cezaevi mi, okul mu? 16 yaşında bir öğrencinin hayatını, psikolojisini, eğitimini bu kadar kolay görmezden gelmek nasıl açıklanabilir? Sınavları var, geleceği var, hayalleri var. Ama bugün yalnız, korku içinde ve belirsizlik içinde tutuluyor. Bu sadece bizim ailemizin meselesi değil, bu ülkede çocukların nasıl korunduğunun meselesidir. Biz adalete karşı değiliz ama vicdansızlığa, ölçüsüzlüğe ve bir çocuğun hayatının bu kadar kolay karartılmasına karşıyız. Bir karar verilirken bir insanın, hele ki bir çocuğun hayatının nasıl etkileneceği düşünülmek zorundadır. Bugün içeride olan sadece benim kızım değil, bir öğrencinin geleceği, bir çocuğun umudu, bir ailenin yüreğidir.
Buradan herkese sesleniyorum, bir çocuğun hayatı bu kadar kolay kırılmamalı, bir çocuğun geleceği bu kadar hızlı elinden alınmamalı. Yetkililere açık çağrımdır, bu yanlıştan dönülsün, bu karar yeniden değerlendirilsin. Bir çocuğun eğitimi, psikolojisi ve geleceği korunarak hareket edilsin. Çünkü içeride tutulan bir dosya değil, benim kızım, bir öğrenci, bir çocuk. Bugün sustuğumuz her an, yarın başka çocukların da karanlığa itilmesine ortak olmak demektir. Çünkü içeride tutulan yalnızca benim kızım değil, hepimizin vicdanıdır.”
“BURADA TARTIŞILAN YALNIZCA BİR DOSYA DEĞİL, BİR ÇOCUĞUN YARINLARIDIR”
Son olarak açıklamada söz alan dosya avukatı Edhem Kuruş “Yargı süreçlerinin hiçbir kimlik, aidiyet ya da toplumsal arka plan üzerinden değerlendirilmemesi hukuk devletinin temel ilkesidir. Anayasanın eşitlik ilkesi gereği herkes kanun önünde eşittir ve yargı makamlarının tüm işlemlerinde bu ilkenin titizlikle gözetilmesi zorunludur. Yargılamaların yalnızca somut deliller ve hukuki ölçütler üzerinden yürütülmesi, herhangi bir kimlik, köken veya aidiyet algısının sürece yansımaması, adalet duygusunun ve toplumsal güvenin korunması bakımından hayati önemdedir.
Çağrımız açıktır, tutuklama kararının hukukun temel ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi ve çocuğun eğitimine devam edebilmesini sağlayacak şekilde özgürlüğüne kavuşması gerekmektedir. Çünkü burada tartışılan yalnızca bir dosya değil, bir çocuğun yarınlarıdır” dedi.




