Türkiye’de 15 yaş ve üzeri bireylerin yüzde 28,3’ü sigara veya tütün ürünlerini düzenli olarak kullanıyor. Uzmanlar, sigara bırakma sürecinde yaşanan huzursuzluk, kaygı ve odaklanma güçlüğünün geçici olduğunu belirterek doğru yöntemlerle bu sürecin yönetilebileceğini ifade ediyor.
SAĞLIĞA ZARARLI
Tütün ürünleri, içerdikleri yedi binden fazla zararlı kimyasal ile vücutta DNA hasarına yol açıyor ve organların düzgün çalışmasını engelliyor. Sigarayı bırakma merkezlerine başvuranların yüzde 62,9’u 18 yaşından önce sigaraya başladığını belirtiyor. Bu tablo, sigara kullanımının genç yaşlarda başlamasının bağımlılığı artırdığını gösteriyor. BirGün’de yer alan habere göre: sigarayı bırakma merkezlerine başvuranların yüzde 62,9'u 18 yaşından önce bu alışkanlığa başladığını söylüyor. Tablo, gelinen noktayı gözler önüne seriyor.
"Sigara söndükten sonra da tehlike devam ediyor" diyen hekimler "Sigara dumanı yalnızca içildiği anda değil, sonrasında da risk oluşturuyor. Pasif içicilik yani başkasının içtiği sigaranın dumanına doğrudan maruz kalmak da sağlığa ciddi zararlar veriyor" dedi.Yarın 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, "Sigaraya erken yaşta başlanması, bağımlılığın daha güçlü yerleşmesine ve ilerleyen yıllarda bırakmanın zorlaşmasına neden oluyor. Bu nedenle sigarayla mücadelede öncelik, farkındalık ve önleyici adımlar olmalı” dedi.

“TEHLİKE SÜRÜYOR”
Dünya Sağlık Örgütü’nün Ekim 2025’te yayımladığı verilerin, tütün ve nikotin ürünlerinin çocuklar ve ergenler arasında hızla yaygınlaştığını ortaya koyduğunu belirten Çalışkan, “Aromalar, dikkat çekici ambalajlar ve dijital mecralar üzerinden yapılan pazarlama, nikotin ürünlerini gençler için zararsız ve cazipmiş gibi gösteriyor. Bu durum, çok erken yaşta başlayan ve ilerleyen yıllarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir bağımlılık döngüsü yaratıyor. Özellikle sigara ve diğer tütün ürünleri, akciğer kanseri başta olmak üzere birçok ciddi hastalık için önemli bir risk faktörü olmaya devam ediyor” diye konuştu. Sigara dumanının yalnızca içildiği anda değil, sonrasında da risk oluşturduğunu vurgulayan Çalışkan, pasif içiciliğin yani başkasının içtiği sigaranın dumanına doğrudan maruz kalmanın sağlığa ciddi zararlar verdiğini söyledi. Bununla birlikte daha az bilinen ancak en az pasif içicilik kadar önemli olan üçüncül maruziyetin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Çalışkan, kapalı alanlarda içilen sigaranın izlerinin ortamda kaldığını ifade etti.
Çalışkan, şöyle devam etti:“Sigara içilen bir evde kıyafetler, koltuklar, yataklar, perdeler gibi yumuşak yüzeylerde nikotin, formaldehit ve naftalin gibi zararlı kimyasallar birikiyor. Bu maddeler, sigara içilmese bile ortama sonradan giren kişiler için maruziyet yaratabiliyor. Bu nedenle daha önce sigara içilmiş bir evde bulunmak özellikle çocuklar ve hassas gruplar için risk oluşturabilir.”

BIRAKIRKEN NE YAPMALI?
Sigarayı bırakma sürecinde en sık görülen psikolojik belirtilerin huzursuzluk, sinirlilik, sabırsızlık, kaygı artışı, odaklanma güçlüğü ve zaman zaman çökkünlük hissi olduğunu söyleyen Uzm. Klinik Psikolog Arzu Arslanoğlu da “Kişi sigarayı bir rahatlama aracı olarak kullandığı için, bırakınca bu boşluk daha belirgin hissedilir. Bu belirtiler geçicidir ve genellikle ilk haftalarda daha yoğundur” dedi.
Tetikleyiciler ortaya çıktığında sigara isteğini azaltmaya yardımcı olabilecek psikolojik stratejileri aktaran Arslanoğlu, “Tetikleyici fark edildiğinde dikkati başka bir yöne çevirmek, kısa yürüyüşler yapmak, derin nefes egzersizleri uygulamak, su içmek veya o anki duyguyu isimlendirmek sigara isteğini azaltabilir. Ayrıca ‘şu an canım istiyor ama geçecek' şeklinde iç konuşma yapmak da dürtünün yönetilmesine yardımcı olur” önerilerinde bulundu.

“PASİF İÇİCİLİK DE ÖLÜMCÜL RİSK”
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2022 yılında 15 yaş ve üzeri bireylerin yüzde 28,3’ü her gün sigara veya diğer tütün ürünlerini kullanıyor. Dünya Sağlık Örgütü verileri ise dünya genelinde yaklaşık 1,3 milyar kişinin tütün ürünü kullandığını ortaya koyuyor. Arş. Gör. Şilan Ateş, tütün kullanımının yalnızca sigara içenleri değil, pasif içicilik yoluyla çevrede bulunan bireyleri de ciddi şekilde etkilediğini belirterek, “Dünya genelinde her yıl 8 milyondan fazla kişi tütün kullanımına bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu ölümlerin önemli bir kısmı doğrudan kullanım sonucu gerçekleşirken, milyonlarca kişi de sadece tütün dumanına maruz kaldığı için yaşamını yitiriyor" dedi.




