Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lana Zohiou, bir gazetecinin Ege adalarının silahsızlandırılmasına ilişkin sorusu üzerine Yunanistan Dışişleri Bakanlığı'nın resmi internet sitesinden açıklama yaptı.
"Ege adalarının silahsızlandırılması yönünde tek taraflı olarak dile getirilen iddialar temelsizdir ve defalarca bütünüyle reddedilmiştir" diyen Zohiou, İran-İsrail-ABD çatışmalarının "Ülkenin gerekli savunmaları yapmaya zorladığını" söyledi.
Zohiou şunları kaydetti:
"Ege adalarının silahsızlandırılması yönünde tek taraflı olarak dile getirilen iddialar temelsizdir ve defalarca bütünüyle reddedilmiştir. Ege'nin doğusundaki Yunan adalarının statüsü; 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması, 1936 tarihli Montrö Sözleşmesi ve 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması tarafından düzenlenmektedir. Nitekim Türkiye, son antlaşmanın tarafı dahi değildir. Bu antlaşmalar, adaların statüsü konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmamaktadır.
Yunanistan'ın savunma konusundaki tutumu tartışmaya açık değildir. Geniş bölgemizdeki savaş durumu, ülkenin gerekli savunma hazırlıklarını yapmasını zorunlu kılmaktadır. Mevcut belirsizlik ve savaşın daha fazla tırmanma riski, yetersiz açıklamalar yerine sağduyu ve soğukkanlılık gerektirmektedir."
NE OLMUŞTU?
Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, katıldığı bir televizyon programında İran'ın Güney Kıbrıs'taki İngiliz üslerine yönelik füze saldırılarına ilişkin konuşmuş, KKTC üzerinden Türkiye'yi hedef almıştı. Dendias, "Yunanistan'ın GKRY'ye asker konuşlandırması, KKTC tarafında güç bulundurmak için Türkiye'ye iyi bir bahane olabilir mi? Biz buna nasıl tepki veririz?" şeklindeki soruya; Türkiye'nin KKTC'de muazzam bir askeri güce sahip olduğunu (40 bin) belirterek Yunan kuvvetlerinin bölgeye gelişinin Türk askerinin çekilmesi için iyi bir fırsat olduğunu ifade etmişti.
Dendias'ın açıklamaları sonrası Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, son dönemde Ege Adaları ve KKTC üzerinden yapılan yorumların uluslararası hukuk ve bölgesel hassasiyetler açısından sorunlu olduğunu belirtmişti. "Ege Adalarının Silahsızlandırılmış Statüsü hilafına yapılan açıklamaları gayriciddi, talihsiz ve zamansız buluyoruz." diyen Keçeli, şöyle konuşmuştu:
"1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması ve 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması çerçevesinde gayriaskeri statü altına alınan Doğu Ege Adaları ve Oniki Adaların objektif hukuki statüsünde tartışmaya açık bir husus bulunmamaktadır. Hal böyleyken, bölgemizde yaşanan son gelişmeleri fırsata çevirmek isteyen ve her vesileyle NATO müttefikimiz Yunanistan'la ikili ilişkilerimizi zehirlemeye gayret gösteren bazı çevrelerin yeni bir oldubitti teşebbüsünde bulunmaları esasen şaşırtıcı değildir.
Türkiye'yi revizyonizmle suçlayan bu çevrelerin uluslararası hukuk hilafına atacakları her adım yok hükmündedir. Daha da ibret verici olan husus ise bu zihniyetin geçmişte Kıbrıs Adasının ortak sahibi olan Kıbrıslı Türkleri toplu halde yok etmek isterken bugün onları da koruyacaklarını iddia etmeleridir. Bilinmesini isteriz ki, Kıbrıslı Türkler ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Anavatan ve Garantör Türkiye'nin de desteğiyle kendi güvenliğini sağlamaya muktedir olup başka hiç kimseye muhtaç değildir.
Bölgemizde yaşanan gelişmeler, barış ve istikrara olan samimi bağlılığın önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. İç politikaya yönelik saiklerle mesnetsiz iddialarda bulunmayı ve ülkemiz aleyhine dezenformasyon yapmayı adet haline getiren çevrelere, oldubittilere izin vermeyeceğimizi bu vesileyle tekrar hatırlatıyor ve kendilerini sağduyuya davet ediyoruz."




