Hazırlayan: Sibel Yüksel - Hepimizin öyle ya da böyle bisikletle kurduğu bir ilişki var. Kimimiz o ilişkiyi çocukluk yıllarında bırakmayıp yaşamının önemli bir parçası haline getiriyor. İzmir’de sayıları her geçen gün artan bisikletlilere özenmemek elde değil. Vapurdan bisikletiyle inip işe giden adamlar ya da harikulade güzellikleriyle süslü kadınlar… Akşam turcuları, hafta sonu pedalşörleri derken, ‘Ah ben de başlasam’ deyip de ilk adımı atamayanlar için sosyal medya üzerinden sorularımızı paylaştık, İzmir’den dört bisikletçiden cevaplar aldık. Buyurun efendim…
İzmir'de bisiklete başlamak isteyip de kararsız olanlara ne önerirsiniz?
Anıl Karaca: Şahsi görüşümce İzmir Türkiye’de bisiklete binilebilecek en rahat Büyükşehir. İnciraltı, Körfez ve Kuş Cenneti’ne kadar uzanan bisiklet yollarıyla deniz kıyısında ve yollarda bisiklete binmenin keyfi inanılmaz. Toplu taşımada da bisiklet taşıma imkânı, şehir içi ulaşımda neredeyse her yere bisikletle ulaşabilme imkânı sunuyor. Elbette eksiklikler, yapılması gerekenler var fakat ben bizzat istediğim her yere, kaskım ve eldivenlerimle ulaşabiliyorum. Özellikle iş çıkışı sahilden İnciraltı’na deniz kenarından gidebilmek inanılmaz bir duygu. Kararsız olanlara diyeceğim de, şahsen ben gayet tutkulu olarak bu maceraya başladım, şimdi Bornova’dan Alsancak’taki işime bisikletle geliyorum ve toplu taşıma ücretinden kurtuldum. Ayrıca ne kadar sağlıklı ve rahatlatıcı olduğunu sanırım herkes biliyor. Kararsız kalmayın, derhal bir bisiklet edinin... Doğaya ve kendinize bir armağan...
Bisikleti aldık, her şey bitti mi, temelde almam gereken diğer donanımlar neler?
Tolga Uşaklı: Aslında günlük kullanım için özel bir şey almaya gerek yok. Ben işe geldiğim kıyafetle bisiklete biniyorum. Ancak yeni başlayanlar için bir kask, eldiven ve güneş gözlüğü gerekebilir havaya göre.
Fırat Avan: Güvenlik için kask ve eldiven en önemlisi. Güneşi yolcu edip ay ile de süreceğim diyorsanız ışık ve fosforlu yelek de şart. Gerisi ihtiyaç oldukça ortaya çıkar.
Çocukluğumdan beri bisiklete binmiyorum, yapabilir miyim?
Anıl Karaca: Bu soruyu ben de sormuştum kendime, 13 yaşında diz ameliyatı geçirmiştim ve bu yüzden bisiklet kullanamamıştım. Aradan 10 yıl geçti, başta açıkçası tedirgindim, ‘acaba unuttum mu, sürebilir miyim ki?’ diye. Fakat bisiklete binmek ne kadar zaman geçerse geçsin unutulacak bir eylem değil. Başta biraz tekleyebilir, alışmakta zorlanabilirsiniz. Bu yüzden trafiğe çıkmamakta fayda var ilk etapta. Ama uzun süre binmemek, bisikleti unutacağınız anlamına gelmiyor.
Fırat Avan: Bir ablamız var 50’sinden sonra öğrendi, öğreneli bir sene oldu ve şimdi bir günde en az 100 km bisiklet sürüyor.
Daha konforlusu varken neden ulaşım için bisikleti kullanayım?
Fırat Avan: Konfor sağlık demek değildir ama bisiklet sağlık demektir. Sağlığımızın daim olması için bisikleti kullanmamız lazım. Cebimize kalan parayı da kendimize kullanırız.
Pınar Pinzuti: Hangi aracın daha konforlu olduğu konusunda uzun uzun konuşabiliriz. Şahsen bir otomobilin içinde güzel bir havada trafikte tıkılı kalmayı hiç konforlu bulmuyorum. Ayrıca otobüslerin tıka basa olmasından da rahatsız oluyorum. Bisiklet ve toplu taşıma araçlarını birlikte kullanmayı konforlu buluyorum özellikle de metro ve vapur seçeneklerini.
Boş vakitlerimde bisiklete binmek mi, çok keyifli! Ama o kadar boş vaktim olmuyor. Bisikleti gündelik hayatımın bir parçası haline getirmek istiyorum, nasıl yapabilirim?
Pınar Pinzuti: Günlük hayatta kısa mesafelerdeki tüm A’dan B’ye yolculuklarda (iş, alışveriş, sinema, okul, arkadaş buluşması vb) bisiklet diğer tüm ulaşım araçlarından daha hızlı. Bu yolculukların bisikletle yapılması zadece zaman kazandırmıyor aynı zamanda keyifli bir geziye dönüşüyor.
Tolga Uşaklı: Haftada 5 gün 8 saat çalışıyorum, evliyim ve bir oğlumuz var. Her sabah eşimle bisikletle işe geliyoruz. Günde 16 km bisiklete biniyorum. Özel bir çaba sarf etmiyorum, önemli olan istemek, gerisini bisiklet hallediyor.
Bisikleti ulaşım amaçlı da kullanmak istiyorum. Ama malum kalabalık ve trafiği yoğun bir şehirde yaşıyoruz. Güvenli rotaları nasıl öğrenebilirim?
Tolga Uşaklı: İzmir’de körfez alanı dışında güvenli bir bisiklet yolu şu an yok. Araçlarla beraber sürmeye alışmak gerekiyor, bunun içinde sürekli tecrübe ve deneyim gerekiyor. Ne kadar çok bisiklet kullanıcısı, o kadar saygılı araç sürücüleri ve o kadar çok bisiklet yolu. Güvenli rotalar için Strava uygulamasının ısı haritası açılarak civarınızda bisiklete binen kişilerin hangi yolları kullandığını inceleyebilirsiniz.
Pınar Pinzuti: İzmir’de facebook üzerinde aktif olarak paylaşımların yapıldığı gruplar var, bu gruplarda herkes kendi rotalarını paylaşıyor. Ayrıca Strava, Runtastic gibi uygulamalardan en çok tercih edilen rotalara bakılabilir, bu rotalar sık tercih edilen nispeten güvenli rotalardır.
İzmir'de özellikle ilçeler arası önerebileceğiniz güvenli rotalar hangileridir?
Pınar Pinzuti: İzmir- Urla
İzmir-Foça rotaları
Ayrıca tüm köy yolları
Tolga Uşaklı: Şehir merkezinden çıktıktan sonra güvensiz olacak herhangi bir ilçe yok. İstediğiniz yere güvenle gidebilirsiniz, dikkat edilmesi gereken tek konu emniyet şeridi kalitesi, yoldan geçen kamyonların sürüş sırasında sizi yola doğru çeken rüzgâr kuvveti ve kavşaklar.
İşe bisikletle gidip gelmek yorucu ve tehlikeli değil mi?
Pınar Pinzuti: Yorucu ve tehlikeli bulmuyorum aksine, iş yorgunluğunu ve stresini unutturan bir terapi olarak görüyorum.
Fırat Avan: İlk zamanlar antrenman yaparak kondisyon kazanırsınız ve yorucu kısmı eğlenceye döner, tehlike bence araba içinde de aynı oranda.
Anıl Karaca: Tehlikeye bakış perspektifinizde yorumlanabilir bu şüpheler. Otobüse bindiğinizde de tehlikeye mağruz kalırsınız, araba kullanırken de. Elbette biraz daha riskli bisiklet ve motor kullanmak ama siz dikkatli olursanız, tehlikeyi minimum düzeye indirebilirsiniz. Mesafeye bağlı olarak yorucu olabiliyor elbet yolculuk fakat erken saatte böyle bir efor sarfetmek psikolojik olarak da sizi işe hazırlıyor ve mesaiye başladığınızda ayılmak için çaresizce kahve içme ihtiyacından muaf oluyorsunuz.
İşe giderken bile bisikletçi gibi mi giyinmem gerekiyor? Ama işim gereği daha şık görünmem lazım… Bu sorunu nasıl çözeceğiz?
Fırat Avan: Ben devlet memuruyum adliyede çalışıyorum takım elbisenin üzerine kask takıyorum. İş yerim yakın olduğundan sorun olmuyor ama işyeriniz müsaitse spor kıyafetleri orda değiştirebilirsiniz.
Pınar Pinzuti: Ben her gün günlük kıyafetlerimle bisiklet kullanıyorum; elbise, topuklu ayakkabı vs.
Tolga Uşaklı: İşe giderken takım elbise giydiğim günler bile oldu, özel olarak bisiklet kıyafeti giyilmesine gerek yok.
Terlemiyor musunuz?
Pınar Pinzuti: Sanırım terlemeyen insan yoktur. Sürüş tempomu düşük tutuyorum ve yanımda ıslak mendil taşıyorum.
Anıl Karaca: Terliyoruz... Çok hem de. Bu noktada sırt çantanızda taşıyacağınız yedek kıyafetler yegâne dostunuz olacak. Forma ve bisiklet kıyafetleri edinip, sürüş sırasında bunları kullanarak hem hastalıktan, hem de toplum içine karışmaktan çekincelerinize son verebilirsiniz.
Fırat Avan: Tabi ki terliyoruz. Ter attıkça ben üzerimden şehir hayatını da attığımı düşünüyorum
Ulaşmak istediğim yer için hem toplu taşıma hem bisikletimi kullanmak istiyorum. Izmirde hangi toplu taşıma araçları bisiklet kabul ediyor? Bisikletimle bindiğim zaman tarife değişiyor mu?
Anıl Karaca: Bu konuda Büyükşehir’in çalışmaları devam ediyor. Şu anda bisikletlerimizi sadece feribot ve raylı ulaşımda, bisiklet için ayrılmış bölümlerde taşıyabiliyoruz. Ne kadar kullanışlı olur bilmiyorum ama Büyükşehir’e göre yakın zamanda bazı otobüslerin önüne de iki bisiklet taşımaya imkân sağlayan aparatlar takılacak. Tarife değişimi ise söz konusu değil, metro ve vapura normal tarifeyle biniş sağlanabiliyor.
Tolga Uşaklı: Otobüslere bisikletinizle binemezsiniz İzmir’de. Katlanabilir bisikletinizi çantasına koyarsanız otobüse binebilirsiniz. Metro ve İzban’a günün istediğiniz saati ekstra ücret ödemeden binebilirsiniz.
Kask takmak şart mı?
Fırat Avan: Kesinlikle şart eğer içinde size yarar bir şey varsa
Pınar Pinzuti: Hayır değil. Kask kullanmak yasal bir zorunluluk değil, kişisel bir tercihtir.
Anıl Karaca: Kısa ve öz: Evet. Hayatınız sizin için önemliyse tabi... Kask hayat kurtarır.
Tolga Uşaklı: Şart değil, bu konuda çok uzun tartışmalar var. Günlük kullanımda işe giderken kask hiç kullanmıyorum. Arazide dağ bisikleti gezilerimde ve yol bisikletimle yüksek süratlerde sadece kask kullanıyorum.
Bisiklete binmek zayıflatır mı?
Pınar Pinzuti: Düzenli bisiklete binen kişilerin metabolizmaları düzenli ve daha hızlı çalışmaya başladığı için bisiklet kullanmadığı zamanlarda da yağ yakımı devam eder.
Fırat Avan: Belli bir dönem kullandıktan sonra faydası görülüyor yalnız boğazı da tutmak lazım.
Anıl Karaca: Sadece bisiklete binmek zayıflatmaz, eğer sürüş sonrası 2 menü hamburger yiyip üstüne 70’lik bira içiyorsanız... Eğer zayıflamak için bisiklet almak istiyorsanız, yemek ve uyku düzeninize de dikkat etmelisiniz.
Bisikletimi nasıl temizlemeliyim?
Fırat Avan: Su ile yıkadım. Ardından bezle kuruladım. Fısfısa mazot koydum her yerine sıktım(disk fren varsa üzerine sıkmayın) Kuru bezle iyice sildim. Parlaması gözümü aldı.
Tolga Uşaklı: Günlük kullanımdan oluşan tozlar nemli bir bezle silinebilir. Zincirde biriken toz ve kirli yağ için özel sprayler mevcut onlar kullanılabilir. Ancak hidrolik disk frenli dağ bisikletleri ve karbon kadrolu yol bisikletlerinde kimyasalların temas etmemesi gereken noktalara dikkat edilmesi gerekmektedir. Mecbur olunmadığı sürece deli gibi su ile yıkamaya gerek yok temizlemek için.
İzmir’de bisiklet yollarının altyapısı ve sürekliliği hakkında ne düşünüyorsunuz?
Fırat Avan: Bergama da yaşadığım için pek bilgim yok. Sosyal medyadan gördüğüme göre ama sorunlar ilgililere bildirildiğinde geri dönüş sağlanıyor.
Tolga Uşaklı: İzmir’de şu an bisiklet yolların durumu çok parlak değil. Devam eden tramvay çalışmaları sebebiyle birçok noktada kesintiler söz konusu. Kaplama kalitesi çok kötü ancak bu durum bisiklete binmeyi seven birini çok etkileyen bir konu değil. Daha iyi olmasını bekliyoruz ilerleyen zamanlarda. Yolların yaygınlaşma ve şehir içine ulaşması konusunda yatırım gerekiyor. Sadece körfezde olan bir bisiklet yolu şehrin ihtiyaçlarına çözüm değil.
Bisikletli olarak trafikte haklarım nelerdir? Yaya mıyım, taşıt mıyım?
Anıl Karaca: Bisiklet taşıttır, bisikletli olarak siz bir araçsınız. Yolun sağ şeridini kullanmaya hakkınız var. Hiçkimse size ‘bu yolda bisiklete binemezsiniz’ diyemez, çünkü arkanızda kanun var. Sonuna kadar savunun!
Eşimi de bisiklete binmeye ikna etmek istiyorum, nasıl ikna edebilirim?
Fırat Avan: Bu soru bana özel bence. Eşimi ilk zamanlar ikna edemiyordum ama doğru bisiklet ile onu ikna edebildim. O da sürdükçe bu işten keyif almaya başladı. Esinize şunu deyin; daha çok zaman geçirmek için ve hayattan keyif almak için bunu yapmamız şart.
Tolga Uşaklı: İstediği kalçalara sahip olacağını ve istediği bikiniyi giyebileceğini söyleyerek kolaylıkla ikna edebilirsiniz. Eğer bir erkek ikna edilecekse hafta sonu arkadaşları ile dağlara tırmanıp sucuk partileri yapabileceğini anlatabilirsiniz.
İki tekerlekli, romantik bir ulaşım aracına neden muhalif kimlikler yükleniyor?
Anıl Karaca: Çünkü bisiklet felsefesi doğayı ve toplumu kapsar, politikası hayattır. Siyaset bisikletin benimsediği değerlere karşı hareket ederse, bisiklet ‘gerilla’ olarak cevap verecektir. Ortak iyiyi savunan her olguya kimlik yüklemeye meyilli bir siyasi ortamda yetişen bireylerin de, bunu hayatındaki objelere adapte etmesi gayet olası.
Fırat Avan: Hayatı normal karşılayanların çoğu motorlu araçları kullanıyorlar. Hayata karşı daha doğrusu yanlışlıklara karşı gelenler genelde doğayı da korurlar bunun gibi birçok amaç için muhalif kimlikler bisiklet kullanıyorlar.
Yaşam alanlarımızı olumsuz etkileyen her olayın karşısında bisikletçiler de beliriveriyorlar, sebebi var mı? Tüketimden, bireysellikten yana olan otomobil mi? Bisiklet mi?
Pınar Pinzuti: Bisiklete binen herkes yavaş hareket ettiği için etrafını algılamaya başlar. Sadece bakmaz, görmeye de başlar. Hem çirkinlikleri hem de güzellikleri. Küçük şeyler değerlenmeye başlar (güneşli bir gün, bisiklet için ayrılmış bir park yeri vb). Tüketim alışkanlıkların değiştirir, yerel üreticileri destekler çünkü mahallesindeki esnaftan alışveriş yapar, doğaya yakındır ve onu korumak ister, etrafında çöp görmek istemediği için o da daha az çöp üretir ve geri dönüşüme destek verir vb.
Tolga Uşaklı: Bisiklete gerçekten binen ve kullanan bir kişinin iç dünyasında huzur vardır. Kimseyle çatışmaya mecbur kalmadıkça girmez. Dolayısıyla adaletsiz uygulamaların karşısında bu toplulukların bulunmasının temel nedeni insanların özgürlükleri konusunda en hassas kesim olmalarından gelmektedir. Benim bir otomobilim var, oğlumu okula bırakırken kış aylarında kullanıyoruz. Otomobil uzak mesafeler bir ihtiyaç ancak günlük yaşamımızda bu kadar iç içe olmamızı gerektirecek bir durum yok, kolaylıkla vazgeçilebilir ve hayatımız otomobilin olmadığı bir şekilde kurgulanabilir. Bunlar ütopik düşünceler değil.
Anıl Karaca: Bu konuyla ilişkili Kadir Cangızbay’ın ‘Bisiklet ve Sosyalizm’ isimli güzel bir yazısı vardır BirGün’de çıkan, şiddetle tavsiye ederim. Bisiklet her şeyden önce emektir. Ter dökersiniz, eliniz, bacağınız yaralanır, yüzünüz güneşten yanar... Bir emek sarfedersiniz amacınız uğrunda. Bireysel bir uğraş olmasına rağmen, topluma faydası vardır emeğinizin. Doğayı kirletmez, trafik oluşturmaz, zaman kazanır ve kendinizi topluma fiziken ve zihnen mutlu insanlar olarak sunarsınız. Bu yüzden bisiklet çevredir, doğadır, emektir ve toplumcudur. Bu işe gönül koymuş insanlar da bu değerlerin farkındadır ve bunlara karşı yapılan her türlü olumsuzluğun karşısında olacaktır.
Fırat Avan: Bisikletçiler hayatı sevdiği için hayata karşı olan her şeye de karşılardır.
Geceleri bisikletleriyle erkeklerin kaba dünyasına meydan okurcasına pedallayan bir kadın hareketi güzel olmaz mı?
Anıl Karaca: Nerdesin aşkım, burdayım aşkım!
Fırat Avan: Bergama Aktif Bisikletçiler de birçok bayan üye var ve onlar artık erkekler olmadan örgütlenip istedikleri zaman istedikleri yerlere pedallayabiliyorlar. O hareket başladı yani…
Pınar Pinzuti: Süslü Kadınlar Bisiklet Turu, her yıl dünya otomobilsiz kentler gününde yapılmakta ve İzmir’de doğan bir farkındalık eylemidir. Sema Gür ile birlikte bu yıl 4. Kez yapacağız. 25 Eylül’de TR’de 20 il/ilçe de eş zamanlı olarak organize ediyoruz.