CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın 14 Ağustos'ta AKP’ye geçeceğine dair kamuoyunda artan söylemlere ilişkin CHP Sözcüsü Müslim Sarı'dan sert tepki geldi.
Sarı, AKP'ye geçen CHP'li belediye başkanlarının sayısındaki artışa da dikkat çekerek "Adaylaştırılmaları sürecine" işaret etti.
“Bu arkadaşların suçu ve kabahati var ama onları aday yapanların hiç suçu yok mu?" sözleriyle Özgür Özel yönetimini eleştiren Sarı, "Hiç kimse bu sorumluluktan kaçamaz, herkes bu sorumlulukla hareket etmelidir." dedi.
"MÜCADELE ETTİĞİMİZ PARTİYE GEÇİŞ KABUL EDİLEMEZ"
Sarı, Tugay'ın geçiş iddialarına ilişkin soruya şöyle yanıt verdi:
“Çeşitli belediyelerimizle ilgili bu tür söylentiler var ancak bu iki belediyeyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'ne yansımış herhangi bir durum söz konusu değil. Bildiğiniz üzere geçtiğimiz dönemde Cumhuriyet Halk Partisi'nden seçilmiş olan belediye başkanlarının önemli bir kısmı AK Parti'ye geçti. Bu zinhar doğru, uygun veya etik bir davranış değildir. Siyaseten de doğru değildir. Belediye başkanlarımızın bir başka muhalefet partisi içinde yer alması ya da bağımsız hareket etmesi kısmen anlaşılabilir bir durumdur. Bununla ilgili birçok motivasyon söylenebilir ancak siyasal çizgimizin karşısında, birlikte mücadele ettiğimiz bir partiye geçişi hiçbir şekilde kabul etmemiz mümkün değildir.”
“ADAY YAPAN ZİHNİYET ”
Hangi motivasyonla olursa olsun, biz bunun sorumluluğunu sadece bu belediye başkanı arkadaşlarımıza yüklemiyoruz. "Bu kişilerin siyasal aidiyetleri zayıftı, haklarında yolsuzluk iddiaları vardı, iktidar bir şekilde tehdit ediyordu ve o yüzden geçtiler" de demiyoruz. Elbette bunlar olabilir, vardır. Ancak aynı zamanda bu arkadaşlarımızı belediye başkanı adayı yapan zihniyet de bir öz eleştiri yapmalı, bu zihniyeti hep beraber eleştirmemiz gerektiğini düşünüyoruz.”
“KİMSE SORUMLULUKTAN KAÇAMAZ”
“Bu arkadaşların suçu ve kabahati var ama onları aday yapanların hiç suçu yok mu? Hiç kimse bu sorumluluktan kaçamaz, herkes bu sorumlulukla hareket etmelidir. Bu mesele herkesin ortak sorumluluğundadır. Dünya siyaset tarihinde de kuvvetle muhtemel örneği yoktur; bir muhalefet partisinden iktidar partisine sayıca bu kadar kitlesel bir geçiş asla kabul edilemez.”




