Tiyatro Kalemi, 2026 sezonunda yeni oyunu Lunapark Dada ile seyirci karşısına çıkıyor. 10 Mart'ta saat 20.30'da Konak Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde seyirciyle buluşacak oyunun metni ve rejisi Kamer Yıldız Ok’a ait. Oyunun bir sonraki gösterimi 26 Mart'ta saat 20.30'da Karşıyaka Boyoz Akademi'de olacak.
Yeni oyun Lunapark Dada, aynı vagonda sıkışmış beş kadının hikâyesi üzerinden Türkiye’nin 60’lardan 2000’lere uzanan toplumsal ve politik hafızasına bakıyor. Hiç durmadan ilerleyen bir tren metaforu eşliğinde; sürgün, kayıp, korku, umut ve yüzleşme temaları sahnede iç içe geçiyor. Her biri başka bir dönemin ruhunu taşıyan karakterler, geçmişle hesaplaşırken “İnebileceğimiz bir yer var mı?” sorusunu seyirciyle birlikte arıyor.
Oyunun merkezinde yer alan kırık tahta at “Dada”, hem çocukluk masumiyetini hem de başkaldırıyı temsil eden güçlü bir simge olarak anlatının kalbinde yer alıyor. Avangart ile gerçekliğin, tarih ile kişisel belleğin iç içe geçtiği yapı; sert bir sahne diliyle ilerliyor.
Yönetmen Kamer Yıldız Ok, kendi kurduğu Tiyatro Kalemi çatısı altında hayata geçirdiği Lunapark Dada ile hem yazar hem rejisör kimliğini bir araya getirdiği bu özgün çalışmayla dikkat çekiyor. Ok, bu sezon üretim sürecini yoğun biçimde sürdürmesinin yanı sıra Tiyatro Mahal’de Fosforlu Mavra ve Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu’nda İki Kız Kardeş & Bir Düğün oyunlarını da yönetti. Yönetmenin sahne dili; metinsel derinliği, dönemsel arka planı ve oyuncu merkezli anlatımı bir araya getiren, fiziksel ve ritmik bir yapı kurmasıyla öne çıkıyor.

TÜM KADRO ÜSTÜN YETENEKLERİYLE DAMGASINI VURACAK
Tiyatro Kalemi oyuncuları bu yapımda kolektif bir anlayışla sahnede yer alacak. Seyirciyle buluşacak olan Elif Moroğlu, Erkan Kocaman, İrem Eryüksel ve Lale Başara'nın bireysel performansları, ortak ritim ve birlikte kurulan fiziksel bir anlatım diliyle, oyunun dramatik yapısını taçlandırılacak.
Oyunun yaratıcı kadrosu da bu estetik dünyayı güçlü biçimde destekleyecek. Müzik tasarımı Atahan Gökdel ve Adnan Girgin imzası taşımakta; grotesk ve yer yer rahatsız edici bir atmosfer yaratarak trenin durmaksızın ilerleyen ritmini ses üzerinden kuracak. Işık tasarımı Derin Su Aslan tarafından karanlık, gölgeli ve derinlikli bir yapı üzerine inşa edilerek oyunun sıkışmışlık duygusunu görsel olarak pekiştirecek. Oyunun kostüm tasarımı görevini üstlenen Anna Evcimen, sahnenin karanlık atmosferine karşıt biçimde renkleriyle öne çıkarak karakterlerin iç dünyalarını görünür kılacak. Makyaj tasarımında simgesel ve göstermeci bir yaklaşım benimseyecek olan Ceren Aksu da gerçek ile düş arasındaki çizgiyi bulanıklaştıracak. Oyunun reji asistanlığını Serkan Koçak üstlenecek.




