TBMM Genel Kurulu'nda altı siyasi partinin verdiği "Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta Okullarda Meydana Gelen Olaylar ile Çocukların Dijital Ortamlarda Karşılaştıkları Riskler ve Olumsuz Etkilerin Tüm Yönleriyle Ele Alınarak Araştırılması"na yönelik Meclis Araştırması önergesi oybirliğiyle kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Danışma Kurulunca alınan ortak karar ile siyasi partiler tarafından sunulan Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta art arda gelen okul saldırıları sonrası altı Meclis Araştırması önergesinin görüşmelerinin birleştirilmesi önerisi oy birliğiyle kabul edildi.
Öngörüşmelerin ardından TBMM Başkanvekili Adan, Meclis Araştırma önergesini oylamaya sundu.
Genel Kurul'da altı siyasi partinin verdiği "Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta Okullarda Meydana Gelen Olaylar ile Çocukların Dijital Ortamlarda Karşılaştıkları Riskler ve Olumsuz Etkilerin Tüm Yönleriyle Ele Alınarak Araştırılması"na yönelik Meclis Araştırması önergesi oybirliğiyle kabul edildi.
Buna göre, komisyon 22 üyeyle kurulacak, komisyonun çalışması süresinin başkan, başkanvekili, sözcü ve katip seçimi tarihinden başlamak üzere üç ay olacak ve komisyon gerektiğinde Ankara dışına çıkabilecek.
"SORUMLULUKTAN KAÇMAYI DENEDİNİZ"
CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş öngörüşmeler sırasında söz alarak CHP'nin tutumunu aktardı. Özçağdaş, "iktidarın tedbir artırmak yerine sorumluluktan kaçmayı denediğini" vurguladı.
Özçağdaş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 20 Mayıs 2014'teki "Bu ülkenin Başbakanı olarak açıkça ifade ediyorum ki Dicle'nin kenarında kurdun kaptığı bir koyun bile benim mesuliyetim altındadır" sözlerini hatırlatarak "On iki yıl sonra diyorum ki burada defalarca önerge vermiş, yasa teklifi vermiş, araştırma komisyonlarında konuşmuş birisi olarak söylüyorum. Evet, sorumlusu sizsiniz. Kabul etmediğiniz önergelerle, yasalarla, tekliflerle sorumlusu sizsiniz. Bir ülkede bir Bakanın döneminde 29'u çocuk 40 yurttaşımız öldü" dedi.
"Erdemli bir nesil yetiştirecek Yusuf Tekin'e soruyorum, kendi devrinde 40 yurttaşı eğitim alanında ölen bir Bakan için erdemli davranış ne olabilir?" diye soran Özçağdaş, "Uyarıları dinlemeyen bir Bakan, dokuz kere Milli Eğitim Bakanı değiştiren bir Cumhurbaşkanı, Dicle'nin kenarında kurt kaparsa mesuliyet ondaymış. Ben milletvekili olmak için siyaset yapmıyorum, otuz beş yıldır siyaset yapıyorum, sadece üç yıldır milletvekiliyim. Siyaset, bu ülkede çocuklar ölmesin diye yapılıyor. Siyaset, gençler ölmesin diye yapılıyor, kadınlar ölmesin diye yapılıyor. O yüzden siz, maalesef, güvenliği değil sorumluluktan kaçmayı denediniz, burada verilen bütün teklifleri reddettiniz" diye konuştu.
"CHP'NİN TÜM ÖNERİLERİNİ REDDETTİNİZ"
Özçağdaş CHP'nin 63 soru önergesi, 10 kanun teklifi, 26 araştırma önergesinin tamamının reddedildiğini hatırlatarak şunları vurguladı:
"Bir Bakan üzüntüden öyle masum duruyor ama 40 kişi ölmüş, aklından başka bir şey geçirmiyor çünkü aklını sadece itaatkâr ve kanaatkâr nesiller yetiştirmeye takmış. Bunu söylediğimiz zaman "Muhalefet partisi bununla ne uğraşıyor?" diyorlar. Bu ülkenin tuvaletlerini temizlemeyeceksiniz, çocukların ölümünü engelleyemeyeceksiniz -40 yurttaş, eğitimle ilgili alanlarda 40 yurttaş öldü- hiç sorumluluk duymayacaksınız. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu sadece 28'inci Dönemde, sadece zafiyet ve temizlik krizine karşı 63 soru önergesi, 10 kanun teklifi, 26 araştırma önergesi verdi; tebrik ediyorum, hepsini reddettiniz, hepsini reddettiniz."
"TEDBİRLERİN ARASINDA YOK YOK"
Özçağdaş okullarda alınacak tedbirlere ilişkin ise şöyle konuştu:
"Yok yok bu tedbirlerin arasında; kolluk güçleriyle ilgili olanlar var, psikososyalle ilgili olanlar var, dijitalle ilgili olanlar var, zorbalıkla ilgili olanlar var. Zannedersiniz ki Recep Tayyip Erdoğan geçen ay Başbakan olmuş, Cumhurbaşkanı olmuş. Yirmi dört yıl, yirmi dört yıl tek parti iktidarı, tek başınıza siz yönettiniz, bu Mecliste istediğiniz her kararı çıkarttınız. Alt komisyonlar kurdunuz, bir yığın alt komisyon, çocuklarla ilgili, çocuklara şiddetle ilgili içinde benim de olduğum komisyonlar kurdunuz. Bu komisyonlardan üretilenlerin bir kısmı... Mesela, bir tanesinde Yılmaz Tunç Başkandı, Adalet Bakanı oldu, hiçbirini uygulamadı. Aynı konularda komisyonlar kurulmaya devam edildi. Mesela, benim üyesi olduğum Komisyonda son toplantı 19 Mart 2025'te yapıldı. Beritan Vekilim de Komisyon üyemiz, beraber Komisyonundaydık burada. 24 Aralık 2025'te rapor geldi. Rapor dokuz ay sonra geldi, teslim 9 Ocakta oldu, Başkanlığa 4 Martta sunuldu. Yani bir yıl sonra Komisyonun raporu Başkanlığa sunuldu ama ne hikmetse henüz daha rapor yayınlanamadı. Sadece yönetmek, sadece süreç yönetmek..."




