Önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, tutukluluğunun 400. gününde kaleme aldığı mektupta yaşadığı hukuksuzlukları dile getirdi.
Soyer, dosyadaki çelişkilere işaret ederek soruşturma savcısına “Hiçbir hukuki gerekçe olmaksızın, beklenen hiçbir evrak kalmamışken, 13 ay iddianame yazmadan insanları tutuklu tutmak nedir? Nedendir?” diye sordu.
“SAVCILIK TAMAMEN KEYFİ OLARAK İNSANLARI HAPİS TUTABİLİYOR"
“Yaman Bir Çelişki” başlığıyla sosyal medya hesabından paylaşılan mektubunda Soyer, şunları söyledi:
"Değerli Dostlar,
Adalet Bakanlığı, toplumda hukuka duyulan güveni arttırmak için büyük bir gayret içinde. Faili meçhulleri aydınlatmak için 33 sene öncesine kadar geri gidilebiliyor. Bahis, uyuşturucu, cinayet şebekelerini dağıtmak için büyük mücadele veriliyor. Uzayan yargılama sürelerini makul sınırlara çekmek için, yeni yasal düzenlemeler getiriliyor.
Öte yandan bir savcılık makamı, sanki bunların hiç kıymeti yokmuş gibi, tamamen keyfi olarak, iddianame yazmadan insanları hapis tutabiliyor. Dosyanın tüm belgeleri, ifadeleri, fezlekeleri, raporları tamamlanmış olmasına rağmen iddianame yazmayarak insanları gerekçesiz cezalandırabiliyor."
SOYER'DEN SAVCILIĞA 5 SORU
"Gelelim sorulara;
· Hiçbir hukuki gerekçe olmaksızın, beklenen hiçbir evrak kalmamışken, 13 ay iddianame yazmadan insanları tutuklu tutmak nedir? Nedendir?
· Bu keyfiyet Bakanlığın gayretleri ile taban tabana zıt değil midir?
· Toplumda hukuka, adalete güven böyle sağlanır mı?
· Bir tarafta canhıraş bir mücadele varken neden öte tarafta bu kadar keyfi bir duyarsızlık vardır?
· Bu yaman çelişki, bu memleketin hakkettiği bir tablo mudur?
Sizlerin cevaplarını duyar gibiyim ama özellikle Savcılığınkini merak ediyorum.
Sağlıcakla kalın.
10 Ağustos 2026
İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu, Koğuş B/63, Buca – Kırklar"




