İzmir’de sıkça tartışılan Basmane Çukuru yeniden kentin gündeminde.
Basmane Çukuru’nun hissedarları olan İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TMSF arasında imzalanan “iyi niyet protokolü” kentteki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Arazideki yüzde 30’luk belediye payının kullanımında İzmir Büyükşehir Belediyesi arazide sergi, müze dışında bir şey yapamayacağı belirtilmişti.
Kooperatif soruşturması nedeniyle cezaevinde tutuklu bulunan Eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TMSF arasında imzalanan ve Basmane Çukuru’nda inşaat yapılmasının önünü açan protokole tepki gösterdi.
Konu ile ilgili yazılı açıklamalarda bulunan Eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Tunç Soyer, belediyenin büyük bir hak kaybına uğrayacağını belirtti. Soyer, Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a göndermelerde bulundu.
“İZMİRLİLERE HER ŞEYİ YUTTURABİLECEKLERİNİ SANIYORLAR”
Soyer, yaptığı açıklamada “Gücü elinde tutan keyfince karar alabileceğini zannediyor. Maalesef bütün dünyada zamanın ruhu bu! Ama İzmir’in ruhunu okuyamayanlar, bu siyasi iklimden cesaret bularak, İzmirlilere her şeyi yutturabileceklerini sanıyorlar.
Basmane Çukuru’ndan söz ediyorum. 5 yıl bu şehirde büyükşehir belediye başkanlığı yapmamış olsam, iyi niyet protokolünü ve ardından yapılan açıklamayı okuyunca, tereddütler geçirebilirdim. Ancak geçmişi ve gerçeği biliyorum” ifadelerini kullandı.
“BUNLARIN HİÇBİRİ DOĞRU DEĞİL”
Görevde olduğu dönemde TMSF ile Basmane Çukuru görüşmeleri yaptığını aktaran Soyer, “2026 Ocak ayında İzbb Meclisinden yetki alınarak yapılan “iyi niyet” protokolü, kelimenin anlamıyla “kötü niyet” protokolüdür. Yalan yanlış açıklamalarla savunulmaya çalışılmaktadır.
“İmzalanacak protokol halihazırda %11 olan mülkiyet payını %30 olarak sağlama bağlıyor”muş; “esnaf ve tacirin lehine olacak”mış; “önce kamu sonra belediye lehine çözüm getirecek”miş; vesaire, vesaire…
Bunların hiçbiri doğru değil.
Görev sürem içinde defalarca TMSF ile görüşmeye gittim. Kısmen yol alınmış olsa da nihai sonuca bir türlü ulaşamayınca, arsa ile ilgili tapu iptal davası açtık. Bırakın %11’i, %30’u, arsanın tamamının mülkiyetini geri almak için açtığımız tapu iptal davasında, bilirkişi raporları lehimize geldi. Ayrıca 8,5 milyon dolarlık (yaklaşık 370 milyon lira) teminat mektubunun nakde döndürülerek belediyemize ödenmesini talep ettik.
Davanın açılmasından sonra TMSF ile tekrar görüşmelere başladık ve prensip olarak karşılıklı belirlenecek bir tazminat karşılığında, tapuların belediyemize iadesi konusunda görüş birliğine vardık” dedi.
SOYER’DEN MECLİS ÜYELERİNE ÇAĞRI
Soyer, imar planları ve imar hukuku şarta bağlanarak sözleşmeye konu edilemeyeceğini belirterek “TMSF’yi, İzBB’yi ve İzBB Meclis üyelerini hukuki sorumluluk altına sokacak bu girişim derhal durdurulmalıdır” diyerek İzmir Büyükşehir Belediyesi meclis üyelerine çağrı yaptı.
“BURASI İZMİRLİNİNDİR, SATIŞ YAPILMAMALIDIR”
Araziye yoğun yapılaşma yapılmaması gerektiğini, yapılaşmadan doğabilecek trafik yoğunluğunu ve arazinin hemen bitişiğinde bulunan Kültürpark’ın ekolojisine zarar vereceğini ifade eden Soyer, “İzmirliye, İzmir’in hakkına zarar verecek bu “satış” yapılmamalıdır. Burası İzmirlinindir ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülküdür” dedi.





