Soma, 6 Haziran 2026 — Soma, Bergama ve Ayvalık hattında kömürden çıkış, yenilenebilir enerjiye geçiş, çevre adaleti ve mülksüzleşme tartışmalarını kültür sanat çalışmalarıyla buluşturan Çelişkiler, Olasılıklar ve Ütopyalar Arasında projesinin Soma durağı, 6 Haziran’da Soma Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Ne Yerde Ne Gökte Derneği tarafından yürütülen ve CultureCIVIC Kültür Sanat Destek Programı tarafından desteklenen proje, enerji dönüşümünü yalnızca teknik ya da ekonomik bir başlık olarak değil; emeği, yerel yaşamı, tarımı, hafızayı, müşterekleri ve adil gelecek arayışını ilgilendiren toplumsal bir dönüşüm olarak ele alıyor.
Soma programı, sanatçı Yücel Tunca’nın Bir Coğrafyanın Z Raporu sergisinin açılışıyla başladı. Sergi, Soma’yı endüstriyel üretimin yeryüzünde bıraktığı izler üzerinden okuyor; açık ocak madenciliğinin parçaladığı yüzeyleri, toprağın, emeğin ve yaşam alanlarının nasıl dönüştüğünü görünür kılıyor. Sergi açılışında Yücel Tunca, saha çalışması sırasında sağlanan destek için Soma Belediyesi’ne teşekkür etti. Soma Belediye Başkanı Sercan Okur ise Soma’nın yalnızca madenlerle anılan bir yer olmadığını vurguladı. Okur, hava kirliliği, termik santral, bölgesel ısıtma sorunları ve doğal gaza geçiş gibi başlıkların ilçenin gündeminde önemli yer tuttuğunu; buna rağmen Soma’yı bütün yönleriyle görünür kılmak istediklerini belirtti. Program, yönetmen Hadika Beliz’in Türkiye’nin Aynası: Soma belgeselinin gösterimiyle devam etti. Soma Maden Faciası’nın 10. yılı için hazırlanan belgesel; Soma’yı yalnızca 13 Mayıs 2014’te yaşanan facianın mekânı olarak değil, tarımın çözülmesi, kömüre mecbur bırakılan yerel yaşam, güvencesiz çalışma, dava süreci ve süren adalet mücadelesiyle birlikte ele alıyor. Film, gösterimin ardından yapılan panelin duygusal ve politik zeminini de belirledi. Günün paneli olan Soma’da Enerji, Emek ve Gelecek, Fikret Adaman moderatörlüğünde; Gökçe Yeniev, Hülya Çeşmeci Cengiz ve emekli madenci Çetin Erkankan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Panelde kömürden çıkışın işçilerin geçimi, yerel ekonomi, tarım, göç, örgütlenme hakkı, kadınların emeği ve bölgesel planlama olmadan adil bir dönüşüme dönüşemeyeceği vurgulandı. Gökçe Yeniev, madencilerin dönüşüm tartışmalarına mesafeli durmasını çevrecilik karşıtlığı olarak okumanın yanıltıcı olacağını; bu mesafenin çoğu zaman alternatifsizlik, güvencesizlik, örgütsüzlük ve geçim kaygısından beslendiğini ifade etti. Hülya Çeşmeci Cengiz, Ermenek örneği üzerinden plansız kömürden çıkışın göç, temsil eksikliği, ucuz emek ve yeni güvencesizlikler üretebileceğini anlattı. Çetin Erkankan ise Soma’da madenciliğin çoğu zaman tercih değil, zorunluluk olduğunu; tarımın çözülmesi, geçim krizi, 13 Mayıs sonrası işten çıkarmalar ve tazminat mücadelesinin aynı toplumsal hikâyenin parçaları olduğunu aktardı. Panelin soru-cevap bölümünde adil dönüşümün sınırları ve imkânları farklı katkılarla genişledi. Ayşe Buğra, bölgesel planlama yapılmadan kömürden çıkışın yeni toplumsal sorunlar yaratabileceğine dikkat çekti. Şebnem Eroğlu, adil dönüşümün mevcut sistem içinde mi, yoksa daha büyük bir toplumsal dönüşümle mi mümkün olabileceği sorusunu gündeme getirdi. Yücel Kurşun, yenilenebilir enerjiye geçişin yeni maden sahaları, batarya zincirleri ve küresel güneydeki emek koşullarıyla birlikte düşünülmesi gerektiğini söyledi.
Bergama Çevre Platformu Sözcüsü Erol Engel, Bergama deneyiminde yargı kararlarına rağmen madenlerin kapatılmamasını, işçilerle köylülerin karşı karşıya getirilmesini ve sendikaların alternatif arayışlarının önemini hatırlattı. Çiftçi-Sen Genel Başkanı Ali Bülent Erdem ise tarımda “plansızlık” olarak tarif edilen sürecin çok uluslu şirketlerin talepleri doğrultusunda işleyen bir planlama biçimi olduğunu belirterek küçük çiftçiliğin tasfiyesi, tohumun üreticinin elinden çıkması, köylerin boşalması ve endüstriyel tarımın ekolojik krizdeki rolüne dikkat çekti. Panelin sonunda yapılan değerlendirmelerde, adil dönüşümün yalnızca enerji kaynaklarının değişmesiyle sınırlı görülemeyeceği; kamu yararı, sosyal haklar, gelir adaleti, örgütlenme hakkı, yerel katılım, küçük üreticilerin geleceği ve bölgesel planlamayla birlikte düşünülmesi gerektiği vurgulandı.

Soma programı, panelin ardından Yusuf Aslan’ın 13 Mayıs: Tanıklığın Ötesinde sergisinin ziyaretiyle tamamlandı. Soma Maden Faciası fotoğraflarından oluşan seçki, 13 Mayıs’ı geçmişte kalmış dramatik bir an olarak değil; güvencesiz çalışma, önlenebilir ölümler, adalet arayışı ve emek hafızası üzerinden bugüne uzanan bir toplumsal yüzleşme alanı olarak ele alıyor.
Projenin Soma durağının ardından öne çıkan soru şöyle oldu: Kömürden çıkış yalnızca madenlerin kapanması anlamına gelirse, bu yeni bir toplumsal yıkım üretebilir. Ancak işçiler, köylüler, kadınlar, gençler, yerel yönetimler, sendikalar, çevre hareketleri, çiftçi örgütleri ve akademi aynı masada söz kurabilirse, adil dönüşüm teknik bir plan olmaktan çıkıp ortak bir hak mücadelesine dönüşebilir.
PROGRAM BERGAMA'DA DEVAM EDİYOR
Çelişkiler, Olasılıklar ve Ütopyalar Arasında, projesinin Haziran programı, 7 Haziran Pazar günü Bergama’da devam edecek. Bergama Kültür Merkezi’nde yönetmen Ümit Kıvanç’ın 16 Ton belgesel filminin gösterimi yapılacak. Ardından bölgeden sivil toplum kurumlarının da katılımıyla kapanış forumu gerçekleştirilecek. Program, Odeon Pergamon Kültür Sanat Alanı’nda İhtimal Eşikleri sergisinin sanatçılarıyla yapılacak sergi turuyla sona erecek.
PROJE HAKKINDA
Çelişkiler, Olasılıklar ve Ütopyalar Arasında, Soma, Bergama ve Ayvalık hattında kömürden çıkış ve yenilenebilir enerjiye geçiş süreçlerini çevre adaleti ve mülksüzleşme kavramları etrafında tartışan transdisipliner bir kültür sanat projesidir. Proje, Soma’da kömüre bağımlı hale gelmiş toplumsal ve ekonomik yapıları; Bergama ve Ayvalık’ta ise yenilenebilir enerji yatırımlarının yerel yaşam, tarım, hayvancılık, mera ve mülkiyet ilişkileri üzerindeki etkilerini birlikte düşünmeye davet ediyor. Paneller, söyleşiler, atölyeler, film gösterimleri, kamusal alan ve mekân sergileriyle ilerleyen proje; akademik bilgi, yerel deneyim, sanat üretimi ve sosyal aktivizm arasında müşterek bir tartışma alanı kurmayı amaçlıyor.
KATKI SUNAN VE DESTEKLEYEN KURUMLAR
Proje, Ne Yerde Ne Gökte Derneği yürütücülüğünde; CultureCIVIC Kültür Sanat Destek Programı desteğiyle gerçekleştiriliyor. Sürece Sarı Denizaltı Sanat İnisiyatifi, Odeon Pergamon, Bergama Çevre Platformu, Ayvalık Tabiat Derneği, Soma Belediyesi, sanatçılar, akademisyenler, atölye yürütücüleri, yerel topluluklar ve sivil toplum aktörleri katkı sunuyor.




