Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), "İstatistiklerle Kadın, 2025" çalışmasının sonuçlarını açıkladı.
Kadına yönelik şiddet tartışmalarında genellikle fiziksel boyut öne çıkarken, resmi veriler şiddetin görünmeyen yüzü olan "Psikolojik şiddet"i rakamlarla ortaya koydu.
Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalan kadınların yüzde 28,2'si, hayatı giderek daraltan psikolojik şiddetin de hedefi.
ISRARLI TAKİP VE DİJİTAL ŞİDDETİN ARTIYOR
Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre, yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 28,2'sinin psikolojik şiddete, yüzde 18,3'ünün ekonomik şiddete, yüzde 12,8'inin fiziksel şiddete, yüzde 10,9'unun ısrarlı takibe, yüzde 8,3'ünün dijital şiddete ve yüzde 5,4'ünün cinsel şiddete uğradığı görüldü.
Tamamlanan eğitim seviyesi ve şiddet türüne göre şiddete maruz kalmış kadınların oranı incelendiğinde, eğitim seviyesi yükseldikçe ekonomik şiddet azalırken ısrarlı takip ve dijital şiddetin arttığı görüldü.
EKONOMİK ŞİDDET YÜZDE 31,8
Ekonomik şiddet, bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 31,8 iken yükseköğretim mezunlarında yüzde 8,9 oldu. Israrlı takip ise yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 16,1 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 5,3 oldu. Dijital şiddet, yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 13,4 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 2,2 oldu.
Ekonomik şiddete maruz kalmış kadınlar yüzde 66,5 ile en fazla ailelerinden biri tarafından şiddete uğradı. Israrlı takip ve dijital şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 39,6 ve yüzde 62,3 oranlarıyla en fazla yabancı biri tarafından şiddete uğradığı kayıtlara geçti.
ŞİDDET FAİLLERİ TANIDIK
Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 39,5 ile en fazla eş, eski eş ve birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 56, yüzde 42 ve yüzde 38,3 oranlarıyla en fazla eş, eski eş ve birlikte olduğu kişilerce şiddete uğradığı belirlendi.
EDİTÖRÜN NOTU;
PSİKOLOJİK ŞİDDET: İSTİSNA DEĞİL, YAYGIN TAHAKKÜM
Psikolojik şiddet; sürekli eleştiri, aşağılama, ekonomik kontrol, dijital ısrarlı takip, kıyafet ve yaşam tarzına müdahale ile kadınların sosyal çevrelerinden izole edilmesi gibi geniş bir yelpazeyi kapsıyor. İstatistiklere yansıyan bu yüksek oranlar, partnerler veya aile üyeleri tarafından uygulanan duygusal manipülasyonun istisna değil, yaygın bir tahakküm aracı olduğunu gösteriyor.
Kadın hakları savunucuları, psikolojik şiddetin genellikle fiziksel şiddetin öncülü olduğuna ve şiddet mağdurunda yarattığı görünmez tahribatın iyileşmesinin yıllar sürdüğüne dikkat çekiyor. Son 5 yılda şiddetteki sistematik artışında İstanbul Sözleşmesi gibi koruyucu metinlerin yokluğunda, önleyici politikaların ve kadınlara yönelik psikososyal destek ile hukuki mekanizmaların acilen güçlendirilmesi gerektiğini bir kez daha kanıtlıyor.




