Kiraz Devlet Hastanesi’nde kamuoyunda yer alana iddialar hakkında Birlik Sağlık Sen basın açıklamasında bulundu.

UZMAN DOKTORA SALDIRI PLANLADI

Hastane önünde yapılan basın açıklamasında, hastanenin kurum müdürü D.E.’nin aynı zamanda sendika üyesi olan Uzm. Dr. İbrahim Kılıç’a saldırı planladığı iddia edildi.

İSTİHBARATTAN TANIDIKLARIM VAR DEYİP BASKI OLUŞTURDU

Yapılan açıklamada; kurum müdürü D.E.’nin aynı zamanda kendisini istihbarat birimleriyle bağlantılı gösterdiği ve bunun üzerinden çalışanlara baskı oluşturduğu belirtildi.

ÜST DÜZEY KAMU GÖREVLİSİNİN EŞİNE ‘MEVZUATA AYKIRI’ RAPOR TALEBİ

Kiraz’da üst düzey bir kamu görevlisinin eşinin rapor talebini mevzuata aykırı gerekçesiyle reddeden doktora hastane içinde baskı uygulandığı ve mobbing sürecine maruz kaldığı iddialar arasında yer aldı.

ÖZEL İŞYERLERİYLE ‘ÖZEL’ İŞBİRLİKLERİ

Kurum müdürüne yakın bağlantıları olan özel bir iş yerinin teftişi sırasında kurumla işbirliği yaptığı yönünde iddiaların yer aldığı ve bu iddialara dair tanıklık yapacak kişilerin olduğu belirtildi.

MÜDÜRE AİT İŞYERİNE PERSONEL GÖTÜRÜLDÜ

Ayrıca kurum müdürüne ait özel işyerlerinde ve evinde hastane personelini kendi işleri için çalıştırdığı iddia edildi.

SÜREÇ BAŞSAVCILIĞA TAŞINDI

Süreçle ilgili olarak CİMER’e şikayetler yapıldığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi.

Image-442

Hastane önünde yapılan basın açıklama şu şekilde:

Bugün burada, sendika üyemiz olan bir sağlık çalışanımızın ve aynı zamanda hastanede görev yapan diğer çalışanlarımızın dile getirdiği son derece ciddi iddiaların aydınlatılması talebiyle kamuoyunun karşısındayız.

Sendika Üyemiz olan Uzm. Dr. İbrahim Kılıç tarafından Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden Sağlık Bakanlığı'na başvuru yapılmış, ayrıca ilgili iddialar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuştur.

Başvurularda yer alan iddialar, yalnızca bir personelin yaşadığı sorunları değil, kamu yönetiminde şeffaflık, liyakat, hukukun üstünlüğü ve çalışma barışını ilgilendiren çok ciddi hususları içermektedir.

İddialara göre;

* Kurum müdürü D.E.'nin, üyemiz hakkında üçüncü kişiler aracılığıyla fiziki saldırı planladığı, olayın tesadüfen devreye giren kişiler sayesinde gerçekleşmediği ileri sürülmektedir.

* Kurum müdürünün, çeşitli kişi ve çalışanlar üzerinde baskı oluşturmak amacıyla kendisini istihbarat birimleriyle bağlantılı gösterdiği yönünde beyan ve davranışlarda bulunduğu iddia edilmektedir.

* Görev yapılan ilçede üst düzey bir kamu görevlisinin eşine yönelik rapor talebinin mevzuata aykırı bulunarak reddedilmesinin ardından üyemize yönelik sistematik baskı ve mobbing sürecinin başladığı ileri sürülmektedir.

* Kurum müdürünün yakınına ait özel bir iş yerinin tefrişatının, kurumla iş yapan bir firma tarafından karşılandığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Bu konuda tanıklık yapmaya hazır kişilerin olduğu ifade edilmektedir.

* ⁠Sözleşmesi yenilenmeyen üyemizin mahkemeyi kazanması üzerine 30 gün içerisinde mahkeme kararı yerine getirilmesi gerekirken iki ay bekletilerek yargı kararına uyulmamıştır.

* Sağlık Bakanlığı tarafından sözleşmesi yenilenmeyen kurum müdürünün, açtığı dava sonucunda görevine iade edildiği; bu sürece ilişkin kamuoyunda çeşitli soru işaretleri ve tartışmalar bulunduğu ifade edilmektedir.

* Kurum çalışanlarının, kurum müdürüne ait özel işlerde ve özel mülkiyet kapsamındaki alanlarda çalıştırıldığı yönünde iddialar bulunmaktadır. Çalışanların bir kısmının baskı ve çekince nedeniyle konuşamadıkları ileri sürülmektedir.

Bizler, BİRLİK SAĞLIK SEN olarak bu iddiaların tamamının doğru olduğunu peşinen kabul etmiyoruz. Ancak bu kadar ağır ve kamu vicdanını ilgilendiren iddiaların da görmezden gelinemeyeceğini ifade ederek araştırılmasını incelenmesini yetkililerimizden talep ediyoruz.

Ayrıca; 15 Temmuz hain FETÖ darbe girişimi akabinde hastanede görev yapan başka sendika üye temsilcilerine yönelik hastane müdürü odasından BİMER’e faks gönderilmiştir. Savcılık makamını şikâyet edilen sağlık çalışanlarına takipsizlik vermesine rağmen, kendisinin hastane müdürlüğü sözleşmesinin uzatılmaması üzerine bir başka arkadaşımızın hastane müdürü olarak göreve başlaması ve kendisinin Türkiye’de tek ve ilk olan sözleşmesi biten idarecinin mahkemeyi kazanması üzerine halef selef oldukları arkadaşımızı kendisine tehdit ediyor diye savcılığa suç duyurusunda bulunmuştur. Her ne hikmetse bulunduğu suç duyurusunun içine herhangi bir yargı kararı veya resmi tespit bulunmayan zamanında "FETÖ" ile ilişkilendirerek şikâyet ettiği çalışanları tekrardan dilekçesinin içerisinde ilişkilendirmiştir. Bu iddialar nedeniyle bazı çalışanlarımız hukuki süreç başlatmışlardır.

Talebimiz nettir:

Rock’n roll efsanesi İzmir’i salladı
Rock’n roll efsanesi İzmir’i salladı
İçeriği Görüntüle

Sağlık Bakanlığı tarafından ilgili konular hakkında müfettiş görevlendirilmesini, tüm iddiaların bağımsız ve tarafsız şekilde araştırılmasını, tanıkların güvenliğinin sağlanmasını, baskı ve mobbing iddialarının titizlikle incelenmesini, kamu zararına yol açabilecek hususların açıklığa kavuşturulmasını ve sürecin şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşılmasını talep ediyoruz. Hiç kimse makamından aldığı güçle çalışanlar üzerinde baskı kuramaz. Hiçbir kamu görevlisi hukukun üzerinde değildir. Devlet kurumları kişilerin değil, milletin kurumlarıdır. Bugün burada dile getirilen hususlar, bir kişinin değil; adalet, hukuk ve kamu vicdanının meselesidir. Yetkili kurumları göreve davet ediyor, sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.

Kaynak: HABER MERKEZİ