Seferihisar Belediyesi ve Sığacık’ta yaşayan balıkçılar, Sığacık Teos Marina’nın kapasite artırımı için hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporuna tepki gösterdi. Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, projenin ekonomik faydasının son derece sınırlı olduğunu, buna karşın doğa, tarih, balıkçılık ve can güvenliği açısından büyük riskler barındırdığını söyledi.
Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, marina projesinin ekonomik ömrünün 25 yıl olarak planlandığını, buna rağmen istihdam katkısının yok denecek kadar az olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Şimdi şöyle bir şey, zaten gördüğünüz gibi burası zaten bir doğal liman. Burası bu işin yapılacağı uygun bir yer değil. Zaten var olan bir tane var elimizde. Şimdi büyütmeye çalışıyorlar ama aşağı yukarı Türkiye’ye girecek olan 200 bin yat gelecek diyorlar. Şimdi ne kadar daha büyüteceksiniz? Daha dışarıdaki, alargadaki yatları yani büyüttüğünüz yere sığdıramıyorsunuz ve devamlı büyümek istiyorsunuz. Bunun sonu yok. Nereye kadar devam edecek bu yani? Bu, bu şekilde devam etmez. Sığdıramadığınız takdirde devamlı büyütmeye mi çalışacaksınız? Yani bu işin yeri burası değil. Zaten burası bir doğal liman ve yapmak istedikleri çok düşük bütçe ile buraya yeni bir marina genişletmesi yapmak istiyorlar.
40 MİLYON YATIRIMA 13 İSTİHDAM
Aynı zamanda 40 milyon gibi bir yatırımla yapmak istiyorlar bunu. Burada 13 kişi istihdam edeceklerini söylüyorlar. Elimizde olan bir tane ÇED raporu var. ÇED raporunda da bunların hepsi yazıyor. Deniz zaten kendiliğinden, sirkülasyonu olmadığından bir şekilde devamlı kirleniyor. Ve gitgide, yani yeni yapılan marinayla da beraber daha da çok kirlenecek. Ve niye yat limanı, niye mega yatlar geliyor? Yani bizim gerçekten bir balıkçı barınağına ihtiyacımız var burada. Eğer niyetleri burada yapmak istedikleri bir şey varsa gelsinler buraya balıkçı barınağı yapalım.
Burada işte ÇED’le geçen kelimelerin arasında mesela burada balıkçılık yapılmadığı söyleniyor. Seferihisar’ın Sığacık Mahallesi köyü burası, kadim balıkçılıkla geçinen eski balıkçılarımızla oluşan bir yerimiz. Yani burası tamamen balıkçı bir kasabası. Yıllardan beri de öyle geçer yani. İzmir’in, Seferihisar’ın birçok yerin balık ihtiyacını buradan karşılarlar. Buradan mezatlara gider. Burada balıkçılık hâlâ daha da devam ediyor. Burada mesela şeyden de bahsedilmemiş, çok yakın zamanda yaşadığımız bir tsunami olayı var burada. Şimdi siz yapmak istediğiniz yerde Seferihisar Körfezi’nin girişini, boğazı daraltıyorsunuz. Daralttığınız boğazda tsunaminin etkisini çok daha fazla hissedeceğiz. ÇED’lerine baktığımızda, ÇED raporunda gerçekten bununla ilgili hiçbir şey yazmamışlar.
“SEFERİHİSAR HALKINI TAMAMEN OTOPARK GİBİ KULLANIYORLAR”
Gerekirse burada yatarız kalkarız, burada konuşlanırız ama ben buradaki balıkçıyı, buradaki tekneciyi, Seferihisar halkını savunmak için elimden gelen her şeyi yaparım. Ekosistemi değiştiriyor. Bir kere elimizde olan tekrar bir rapor var. Mesela burada yaşayan Akdeniz fokları var. Ekosistemi değiştiriyor. Akdeniz fokundan tutun, çeşitli balık türlerinden tutun, birçok şeyi değiştirme şansı var. Ya şimdi arkalarındaki farklı amacı ben tam manasıyla bilemem. Ama yani büyütmek istemelerinin sebebi tamamen yani halkın faydasına olacak pek bir şey değil. Çünkü yıllardır da şey yaptılar. Yani burada turizm geliştireceğiz, işte turizm burayla ilerleyecek, kalkınacak falan filan denildi. İşte marina bizim Avrupa’ya açılan kapımız gibi söylemlerle geldiler ama ben görüyorum ki ne esnafın bir faydalandığı bir nokta var burada ne de yani sadece Seferihisar halkını tamamen otopark gibi kullanıyorlar. Yatlarını getirip buraya bağlıyorlar, işte gelip haftanın belirli günleri yatlarına açılıp dışarıda yiyorlar, içiyorlar, en son giderken de pisliğini, çöpünü bırakıp gidiyorlar”
“KENDİ MEMLEKETİMİZDE MİSAFİR GİBİ KALACAĞIZ”
Sığacık’ta balıkçılık yapan Tarık Hızır Deniz de projenin balıkçıların barınma alanlarını ortadan kaldıracağını söyledi. Deniz, “Burası doğal bir barınak, liman. Burayı elimizden aldıkları zaman teknelerimizi nereye koyacağız? Yer yok. Bedavadan marina olacak buraya. Hani yat limanı elimizden alacak bunu. Bize nereyi gösterecekler? Tekneleri bağlayacak yer yok. Niye bizim yerimizi gasp ediyorlar? Etmemeleri gereken bir şey. Bu kadar balıkçı var, bakın. Lodoslarda, büyük havalarda, deniz patladığı zaman bütün tekneler buraya giriyor. Tekne bağlama şansımız kalmıyor. Buna bir çözüm bulsunlar. Bulmaları da gerekiyor. Burası yıllardır balıkçı barınağı. Ben 60 doğumluyum. Daha 40’lardan beri burası balıkçı barınağı. Tarihi bir araştırsınlar. Ne kadar balıkçı barınağıymış, değilmiş. Niye bizim elimizden alıyorlar ki? Alınmaması gerekir. Hiçbir tarafı yapamazlar yani. Zaten gasp ettiler orayı biliyorsunuz. Arka tarafı yapacaklar. Doğal güzelliği gidiyor. Burayı da bizden alacaklar. Ne yapacağız? Her tarafı tel örgüyle çekecekler. Kendi memleketimizde misafir gibi kalacağız. Devamlı gelgit olayı var burada denizde. Tekneler girip çıkıyorlar devamlı. Hani sağlık diye bir şey yok ki. Doğal olan bir şey kalmıyor artık burada. Bunlar buraya geldiği zaman burada bir doğallık kalmıyor. -Vallahi biz karışıyız zaten. Biz atık sularını boşaltacaklar mesela, para vermemek için” diye konuştu.
520 DİLEKÇE BAKANLIĞA GÖNDERİLDİ
Balıkçılar ve yurttaşlar, ÇED askı sürecinde projeye itiraz dilekçeleri topladı. Yetkililer, 520 dilekçenin Bakanlığa iletildiğini, ayrıca 83 dilekçenin de ayrı olarak gönderildiğini açıkladı.



