SELİNAY MUTLU/ İZ GAZETE- AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, memur ve emeklinin maaşına yüzde 25 zam yapıldığını aktardı. Ancak sonrasında bu zammın yüzde 30 olarak değiştirildiği belirtildi. 

 Genel Sağlık İş ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) birlikteliğiyle ülke genelinde eş zamanlı basın açıklamaları düzenlendi.

İzmir’de; Alsancak Devlet Hastanesi, Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Dr. Behçet Uz Çocuk Hastaları Hastanesi, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Katip Çelebi Üniversitesi ve İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen açıklamalarda zamma tepki gösterildi.

Basın açıklamasında konuşan Genel Sağlık-İş İzmir Şube Sekreteri Ali Kemal Akgül ve SES İzmir Şubesi İş Yeri Temsilcisi Ertuğrul Özarslan konuya ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Ek zammın tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Akgül, “Sadaka değil, sağlık emekçisine hakkı olanı verin; en düşük sağlık çalışanı maaşını, yoksulluk sınırı baz alınarak belirleyin. Tüm sağlık emekçilerini, insan onuruna yaraşır yaşam koşullarına kavuşturun. Sadaka niyetine verdiğiniz zammı kabul etmiyoruz. Beceriksizliğinizin, sorumsuzluğunuzun ve liyakatsizliğinizin bedelini bu kez biz ödeyemeyeceğiz. Süfli heveslerinize ulaşmak için üstüne basıp geçtiğiniz bu kez biz olmayacağız.”

59f72127-9377-486a-8236-2c82a79f98ea

‘HESAP SORACAĞIZ’

Şimdi sağlık emekçisi için hesap sorma vakti olduğunu söyleyen Akgül, “Toplu sözleşme tazminatı adı altında verilen aylık 150 TL rüşvet karşılığı sağlık emekçilerini derin yoksulluğa mahkûm eden Memur-Sen’den de elbet hesabını soracaktır. Sağlık çalışanları; emeğini, çocuklarının geleceğini siyasi partilerin arka bahçesi haline gelmiş sözde sendikaların insafına bırakmayacaktır. İnsanca çalışmak, insanca yaşamak için tüm sağlık emekçilerini Genel Sağlık-İş çatısı altında örgütlü mücadeleye davet ediyoruz. Kazananlar daima mücadele edenlerdir.’’ diye konuştu.

586af03e-25b9-4cd7-807b-69e1f056bfd3

 ‘AÇLIK SINIRI ALTINDA’

Türkiye’nin asgari ücretliler ülkesine dönüştüğünü savunan Özarslan ise, “Bugün öyle bir noktaya geldik ki her iki çalışandan biri asgari ücretlidir. Bu kadar geniş bir kesime reva görülen asgari ücret ise son artışa rağmen daha ceplere bile girmeden açlık sınırı altında kalmıştır. Tüm bunlara rağmen iktidarın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı çıkıp ‘Kamuoyunda asgari ücrette yüzde 54 artış yapıldı, bize de olur mu şeklinde saçma sapan tartışmalar var’ diyebilmektedir. Oysa “saçma sapan” olan; milyonlarca kamu emekçisinin ve emeklinin talebi değildir. Saçma sapan olan; gerçekleri ters yüz etmek için takla attırılan TÜİK rakamlarıdır. Saçma sapan resmi enflasyon rakamlarına göre yapılan maaş-ücret artışları ile her gün daha fazla yoksullaştırmaktan bıktık.’’ ifadelerini kullandı.

ef7f16d2-e484-42b9-985d-5ef7526b1b63

‘EN TEMEL TALEBİMİZ’

Tüm kamu emekçilerini ve emeklileri bugünün acil talebi olan en az asgari ücret artışı talebi olduğunun altını çizen Özarslan, “En temel talebimiz olan insanca yaşamaya yetecek yoksulluk sınırı üzerinde ücret talebine sahip çıkmak için omuz omuza birlikte mücadele vermeye çağırıyoruz.’’ şeklinde konuşarak konuşmasını bitirdi.

Açıklamada, “Sefalet ücretine hayır, Sermayeye değil emekçiye bütçe, insanca yaşamak istiyoruz, birleşe birleşe kazanacağız” sloganları atıldı.