YEŞİM YAVUZER / İZ DERGİ
Fotoğraflar: Emek Özkan
Kimisi sinemayla ilk orada tanıştı... Kimisi kız/erkek arkadaşıyla ilk kez orada buluştu... Neredeyse her İzmirlinin anısının olduğu 1970 yılından beri faaliyette olan Alsancak’taki tarihi Karaca Sineması...
Kapalı devre yayınlar yaptığı dönemlerden Yeşilçam’a, gişeden Başka Sinema’ya kadar neredeyse 50 yıllık geçmişi olan Karaca Sineması geçtiğimiz Ağustos ayında ekonomik sebeplerden dolayı perdelerini kapatmıştı.
AVM’lerle yaşanan rekabete yenik düşüp, sinemayı kapatma kararı aldığını açıklayan Karaca Sineması’nın sahibi Mustafa Kaya, “İzmirlilere kırgınım” diye de eklemişti.
Kapatma kararı, Karaca’da anıları olan İzmirlileri, genç sinemacıları ve sinemaseverleri üzüntüye boğmuş; Karaca’nın yaşaması için sosyal medyada kampanyalar yürütülmüştü.
Sinemanın o zaman işletme müdürü, şimdi de işletmecisi olan Serdar Arslan ise, İzmirlilerin çabaları ve desteğiyle elini taşın altına koymaya karar vererek, sinemayı devralmış ve 2016 Ekim’inde Karaca Sineması’nın perdelerini izleyiciye, kapılarını sokağa yeniden açmıştı...
Sinema salonları neden kapanıyor? Sinema neden AVM’lere hapsoluyor? Bağımsız festival filmleri neden seyirciye bu kadar zor ulaşıyor? Başka Sinema bize ne kazandırıyor? Kapısı sokağa açılan sinema salonlarını nasıl ayakta tutacağız?
Karaca Sineması işletmecisi Serdar Arslan ile konuştuk.
KARACA SİNEMASI İZMİR HALKININ ÇABALARIYLA AÇILDI
Karaca’nın açılması için İzmirlilerin desteğiyle gelişen süreci anlatan Arslan, Karaca’nın İzmir’in hafızasındaki yerine de dikkat çekti: “Karaca Sineması gerek kapalı devre yayınlarla gerek halka açık gösterimlerle 1970 yılından beri faaliyette. Amerikalılar 80’li yıllarda Amerikan ailelerine yönelik kapalı devre film gösterimleri yapardı burada. Sonra Çamlıca grubu kiracı olarak işletmeye başladı ve 2000’lere kadar işletti. 2001-2005 yılları arasında kapalı kaldı ve 2005 yılından itibaren Karaca Otel’in sahibi tarafından işletildi. Taa ki 2016 Ağustosu’na kadar... Kısa bir kapanmanın ardından Ekim 2016’da ben devraldım. İzmirlilerin Karaca Sinemasında anıları var. ‘İlk filmimi burada izlemiştim’ deyip salonları gezmek isteyenler geliyor. Kaç milyon kişi burada film istedi; çocukluğu, gençliği burada geçti. Bakın İzmir’de sinema salonu kalmadı. AVM’ler dışında Bornova’da Batı Sineması var, bir de Karaca Sineması var. Karaca Sineması bağımsız festival filmlerinin gösterildiği, kapısı sokağa açılan bir sinema. Dolayısıyla genç sinemaseverlerin ve sinemacıların da takip ettiği bir salon. Bu nedenlerden dolayı kapatma kararı herkesi çok üzdü. ‘Karaca kapanmasın’ diye sosyal medyadan kampanya başlatıldı. Telefonlar çalmaya başladı ‘sinema yaşasın’ diye. Hatta bazı İzmirli sinemaseverler Karaca Otel’e gitmişler ‘sinema açılsın’ diye. Bir baskı oluştu. Ben de elimi taşın altına koymaya karar verdim, şirket kurdum Karaca Sineması’nı Ekim ayından itibaren işletmeye başladım. Karaca Sineması İzmir halkının çabalarıyla açıldı. İçimden geçen Karaca Sineması hep bağımsız filmlerle var olsun!”
SİNEMA SOLANLARININ VERGİ YÜKÜ!
Sinema salonlarının ekonomik sıkıntılardan dolayı ayakta kalamamasından, sinemaların AVM’lere hapsolmasından ve bağımsız filmlerin gösterimlerinin çok sınırlı alanlara sıkışmasından üzüntü duyduğunu ifade eden Arslan, sinema salonlarının vergi yükünü anlattı: “Bizler daha izleyici gelmeden yüzde 10 eğlence vergisi ödüyoruz. Yüzde 8 ise KDV. Türk Hava Kurumu vergisi bile ödüyoruz. Eğlence vergisinin yüzde 75’i Maliye Bakanlığı’na, yüzde 25’i ise belediyelere gidiyor. Bu neyin eğlencesi? Sanattan eğlence vergisi alınmasını anlayamıyorum. Sinema salonlarının kapanmasının nedeni bu vergiler. Film festivallerinde oynayan filmlerde vergi yok, ama sinemaya geldiğinizde tüm vergiler var. Ticari filmlerden bahsetmiyorum, ancak öncelikle festival filmlerinden bu vergilerin kaldırılması gerekiyor. Devlet filmlere destek veriyor ama yayınlayacak salonlara destek vermiyor. Filme destek var, filmin oynayacağı salona destek yok. Böyle bir çelişki var. Eğlence vergisi kalksa biletler ucuzlar, insanlar daha fazla sinemaya gider.”
BAĞIMSIZ SİNEMA SALONLARINA DESTEK ÇAĞRISI!
Fransa’da 2. Dünya Savaşı’nı yaşamış sinemaların yerel yönetimlerin desteğiyle hala ayakta olduğunu belirten Arslan, yerel yönetimlere destek çağrısında bulundu. Doğrudan maddi bir destek ya da bağış tarzı bir destekten bahsetmediğinin altını çizen Arslan, konuyla ilgili hassasiyetini şu ifadelerle dile getirdi: “Karaca Sineması İzmir için ayrı bir değer. İzmir’de AVM’ler dışında Batı Sineması ve Karaca Sineması’ndan başka kalan sinema salonu yok. Diğer şehirlerde, diğer ülkelerde belediyeler böyle yerlere destek veriyor. Ancak biz ne devletten ne de yerel yönetimlerden destek alabiliyoruz. Aslında yerel yönetimlerin kapısı sokağa açılan sinemalara destek olması gerekiyor. Maalesef Konak’taki sinemalar kapandı, İzmir Sineması kapandı. Biz de direniyoruz. Yerel yönetimlerden yazılı talepte bulunduk. Belediyenin oyunlarını, filmlerini burada gösterebiliriz dedik ancak cevap alamadık. Belediye kendi merkezlerinde yapmayı tercih ediyor. Onu da ayda bir kez yapıyor, yeterli olmuyor. Yerel yönetimlerden destek beklentimiz, bağış ya da doğrudan maddi bir destek değil. Ticari filmlere her yerde ulaşabilirsiniz ancak burada gişede olmayan, bağımsız filmler gösteriliyor. Bu filmler İzmir’e ve İzmirliye uygun kültürel ve derinliği filmler. Yerel yönetimlerin kültürel faaliyetler kapsamında İzmirlileri buraya yönlendirme konusunda desteğini önemsiyoruz. Örneğin kendi merkezlerinde yapmayı tercih ettikleri etkinlikleri arada sırada burada yaparak bizim yaşamamıza destek olabilirler. İzmirlilerin desteğini bekliyoruz.”
KARACA’DA BAŞKA SİNEMA!
‘Bize her gün festival’ deyip 2013 yılında yola çıkan ‘Başka Sinema’ yıl boyunca bağımsız filmleri sinemaseverler açısından erişilebilir kılan bir organizasyon. Başka Sinema’nın kendine has kuralları var; aynı salonda günde en az üç film gösterimi oluyor, seanslarda (filmler 110 dakikadan uzun değilse) ara verilmiyor. İzleyiciye; sürpriz film geceleri, kısa filmler, belgeseller, kült filmler, ön gösterimler ve sonrasında film ekibiyle sohbetler ve izleyicinin katkısıyla yaratılacak etkinlikler gibi alternatifler sunuyor.
“Başka Sinema’nın başına bu sene taze bir kan geldi. 20 yıldır İKSV’nin başında olan İstanbul Film Festivali’ni yapan Azize Tan geldi. Onunla beraber Başka Sinema ivme kazandı” diyen Arslan, Başka Sinema’yı Karaca Sineması aracılığıyla İzmirlilerle buluşturma sürecini anlattı: “Sektörün değişimi Başka Sinema’yı doğurdu. Salonlarda 35 milimetre vardı, o bitince ditijalleşme süreci başladı ve Başka Sinema kuruldu. 35 milimetre olduğu zaman bir salonda tek film oynuyordunuz. Çünkü 35 milimetre kopyanın maliyeti var. Dijitalleşmeyle beraber istediğiniz kadar oynayabiliyorsunuz. Başka Sinema’yı 2014 yılında İzmir’de Karaca Sineması’nda başlattık. Ben o zaman buranın müdürüydüm, işletmecisi Mustafa Bey idi. Başka Sinemayı davet ettik, oturduk konuştuk, sonra başladık. 3 yıldır Başka Sinema burada. İzmir’in ilgisi ise gittikçe artıyor.”
BU YAZ KARACA SİNEMASI AÇIK OLACAK!
İzmirlilerin artan ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Arslan Karaca Sineması’nın bu yaz açık olacağının müjdesini verdi: “İzmir’in hakkını vermek lazım. İzmirliye ulaştığınız zaman İzmirli bunun hakkını veriyor. Özellikle son 6 aydır Başka Sinema’ya olan ilgi çok fazla arttı. Şu an iki salonda gösterim yapıyorum, ikisinde de Başka Sinema var. Birinde ticari film gösterimi yapabiliriz ama tercihimi Başka Sinema’dan yana kullanıyorum. ‘Her hafta yeni film girsin’ çabamız var. Başka Sinema ile ortak program yapıyoruz. Yine Başka Sinema ile koordineli olarak filmlerin yönetmenleriyle söyleşiler düzenliyoruz. Gişedeki filmlerin içeriğine göre ticari film tercihlerini de ben yapıyorum. Yaş ortalaması 50. Örneğin 14.00 seansında 25 kişi varsa bunun 5’i 6’sı öğrencisi geri kalan emekli. Akşam seansları daha karma oluyor tabii iş çıkışı gelenler oluyor. Gençler seçiyor her filme gelmiyor, ama emekliler tüm filmleri takip ediyor. Bu noktada insanlara ulaşabilmek çok önemli. Sosyal medyayı aktif kullanarak elimden geldiğince İzmir’de herkese ulaşmaya çalışıyorum. Yazları sinemayı kapatıyorduk. Ancak bu yaz için açık kalma kararı aldım. Karaca Sineması bu yaz açık olacak.”
Bir yer; tarihi ve sizin oradaki anılarınızın zihninizdeki inşasıyla hafıza yeriniz olur.
Bu hafıza yerleri kolektif hafıza inşasının, kolektif hafıza ise kimlik inşasının vazgeçilmez parçalarıdır.
İzmirlilerin aidiyetini ve ‘İzmirli’ kimliğini oluşturan hafıza yerlerinden biri de Karaca Sineması! Tıpkı Kemeraltı gibi... Tıpkı Asansör gibi...
İzmir’de yıl boyunca bağımsız festival filmlerini izleyebildiğimiz, bu filmleri yazan yöneten sinemacılarla bir araya gelip sinema konuşabildiğimiz tek adres de Karaca Sineması...
Karaca Sineması’nı hep beraber yaşatalım!