DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, Mezopotamya Ajansı’ndan Adnan Bilen’in sorularını yanıtladı. PKK lideri Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolüne ilişkin açıklamalarda bulunan Buldan, "Sayın Öcalan sadece silahsızlanma değil, aynı zamanda geleceğin siyasal ve demokratik inşasında da rolünü oynayacağını çok iyi biliyoruz. Bu kapsamda, Sayın Öcalan hem silahsızlanma sürecinde hem de siyasal ve demokratik inşa sürecinde koordinatörlük görevini üstlenecek" ifadelerini kullandı.
“EKİM AYINDA SOMUT GELİŞMELER OLABİLİR”
BirGün’ün haberine göre Buldan, süreç kapsamında sıkça gündeme gelen Abdullah Öcalan’ın gazeteciler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle görüşme ihtimaline ilişkin soruya ise, "Ekim ayıyla birlikte bu görüşmelerin başlaması ve hukuki güvencelerle sürekliliğinin sağlanması gerekiyor. Önümüzdeki günlerde bu konuda somut bir gelişmeye tanıklık edebiliriz" yanıtını verdi.
“HALKLARI KORUMAK EN ÖNCELİKLİ GÜNDEM”
Buldan açıklamalarında özetle şu ifadeleri kullandı:
"Sayın Öcalan en temelinde egemen güçler arasındaki çıkar ve iktidar kavgalarının Ortadoğu halklarına zarar vermemesi yönünde bir tutum sergiliyor. Dünya Savaşı’nın içinden geçiyoruz ve bu savaşın merkezi coğrafyası Ortadoğu’dur. Türkiye ve bölgede yaşayan tüm Kürtler için de ciddi riskler ve tehlikeler var. Nitekim Türkiye siyasetindeki öznelerin birçoğu Sayın Öcalan’ın bu uyarılarını görmeye başladı. Bu risk ve tehlikelere karşı Türkiye halklarını, Kürt halkını ve Ortadoğu halklarını korumak en öncelikli gündemdir. Sayın Öcalan, bu risk ve tehditlere karşı halkları korumanın en temel yolunun barış ve demokrasi olduğunu ifade ediyor.
"İKTİDAR TARAFINDAN SOMUT ADIMLAR ATILMALI”"
Çerçeve Yasa’nın Meclis’ten 467 oyla çıkması sadece bir sayım meselesi değil, aynı zamanda güçlü bir siyasi mesaj içeriyordu. Kutuplaşmış Türkiye siyasetinde bu düzeyde yüksek oyla bir yasanın; hele ki barış gibi bir meselede geçmesi büyük kıymettedir. Meclis’in ortaya koyduğu bu iradenin iyi anlaşılması ve iktidar tarafından somut adımların atılması gerekliliği gün gibi ortada duruyor. Silah bırakma meselesinin sürecin temel başlıklarından biri olduğunu biliyoruz ve bu konudaki hassasiyeti anlıyoruz. Ama bu durumun karşılıklı adımlarla çözülebileceğine inanıyoruz.
“ÖCALAN, GELECEĞİN İNŞASINDA ROL OYNAYACAK”
Sayın Öcalan sadece silahsızlanma değil, aynı zamanda geleceğin siyasal ve demokratik inşasında da rolünü oynayacağını çok iyi biliyoruz. Bu kapsamda, Sayın Öcalan hem silahsızlanma sürecinde hem de siyasal ve demokratik inşa sürecinde koordinatörlük görevini üstlenecek. Bizim önerimiz, kurulun hem sürecin taraflarını hem de sürece katkı sunacak kişilerden, kesimlerden oluşacak bir yapıda olmasıdır. Kurulun görevini yerine getirebilmesine imkân tanıyacak fiziki ve hukuki koşullarla tanımlanması gerekiyor.
"TOPLUMUN TÜM KESİMLERİYLE GÖRÜŞMESİ KAÇINILMAZDIR!”
Sayın Öcalan’ın hem görüşmeler yapması hem de sürece dair özgür çalışma ile iletişim koşullarının sağlanması sürecin başarısını belirleyecek en temel parametredir. Süreçte geldiğimiz aşama itibariyle Sayın Öcalan’ın toplumun tüm kesimleriyle görüşmeler gerçekleştirmesi artık kaçınılmazdır. Bu görüşmelerin yalnızca süreç açısından değil, toplumsal diyaloğun güçlenmesi açısından da büyük katkısı olacak. Farklı kesimlerin doğrudan görüş alışverişinde bulunması önyargıları azaltacak, sürecin toplumsal meşruiyetini güçlendirecektir. Ekim ayıyla birlikte bu görüşmelerin başlaması ve hukuki güvencelerle sürekliliğinin sağlanması gerekiyor. Önümüzdeki günlerde bu konuda somut bir gelişmeye tanıklık edebiliriz."




