Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM’de grup toplantısında değerlendirmelerde bulundu. Özel mutlak butlan kararını değerlendirerek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na seslendi. Özel, "Sayın Kılıçdaroğlu; açık açık söylüyorum ikimiz tüm üyelerle genel başkanlık yarışına girsin. Kaybeden CHP'yi salsın, kaybeden siyaseti bıraksın" diye çağrı yaptı.
KILIÇDAROĞLU'NA ÇAĞRI: "KAYBEDEN CHP'Yİ SALSIN, KAYBEDEN SİYASETİ BIRAKSIN"
Özel, Kemal Kılıçdaroğlu'na seslenerek, " Milletin umudunu tüketirsen, umudunu yeni partiye bağlar. Bu partinin evlatlarına kıyıyorsunuz. 'Ben aday olmam, aday gösteriirsem olur' lafları yeniden gelmiş. Sayın Kılıçdaroğlu; açık açık söylüyorum ikimiz tüm üyelerle genel başkanlık yarışına girsin. Kaybeden CHP'yi salsın, kaybeden siyaseti bıraksın" dedi.
“HEPİMİZE MÜJDELER OLSUN Kİ…”
“Başta Sayın Erdoğan olmak üzere salonlara hapsolanlara, siyaseti masa başında yapanlara, sokağa çıkamayanlara sesleniyorum” diyen Özel, “Milletimizde korku yok, milletimizde teslimiyeti yok. İnanç var, azim var, kararlılık var. Halkın coşkun akan selinin karşısında tarih boyunca hiçbir güç duramadı, şimdi de duramayacak. Belki makamlarımız, şatafatlı sahnelerimiz yok. Bazen bir bankı, bazen bir sandalyenin üzerindeyiz ama hepimizin içi rahat olsun ki hepimize müjdeler olsun ki biz milletimizin gönlündeyiz” dedi.
"AP'NİN KARARINI KINIYORUZ, REDDEDİYORUZ, LANETLİYORUZ"
Özel, “Şehit ve gazilerimizden söz etmişken bu kürsüden en net şekilde vurgulamak isterim ki kahraman ordumuz Türk Silahlı Kuvvetleri bizim onurumuzdur. Avrupa Parlamentosu'nda Kıbrıs Barış Harekâtı'na ilişkin olarak alınan ve iğrenç ithamlarla- haksız demiyorum, iğrenç ithamlarla- harekât ordumuzu lekelemeye çalışan kararı Cumhuriyet Halk Partisi olarak en sert biçimde kınıyoruz, reddediyoruz ve lanetliyoruz!” ifadelerine yer verdi.
ÖZEL’DEN BAKAN TEKİN’E: HADSİZ, LİYAKATSİZ, KİFAYETSİZ
Bir kahredici acı haberi de bu hafta Osmaniye'den aldık. MESEM projesi kapsamında traktör tamiri yaptırılan 16 yaşındaki evladımız Yiğit Mehmet Kesme, traktörün hidrolik aksamına sıkışarak feci şekilde can verdi. Yiğit'e Allah'tan rahmet, ailesine sabır diliyoruz.
Ancak Türkiye'de sadece bu yıl 34 çocuk çalışırken iş cinayetinde hayatını kaybetti. Bunlardan 21'i MESEM kapsamında çalışıyordu. Milli Eğitim'in başına atanan hadsiz, liyakatsiz, kifayetsiz, Kurtuluş Savaşı'nın adını değiştirmekle meşgulkense onun görev yerinde evlatlarımız canlarını kaybediyor. Bu MESEM projesinin; mesleki eğitim, sahada eğitim Almanya'da 40 yıldır bir can almıyorken, bir uzuv kaybı yaşanmıyorken Türkiye'de MESEM projesinde 21 evladımızın hesabını o hadsizden sormayacağız da kimden soracağız? Eninde sonunda soracağız!
"47 YIL SONRA PARTİMİZİ İLK KEZ BİRİNCİ YAPTIK"
Milletin gönlünden ve gözünden düşen bir avuç insan, kendi menfaatleri için Türkiye'de adaleti öldürdüler. Biz 2023 Kasım'ında hep birlikte partimizde büyük bir değişimi gerçekleştirdik. 4 ay sonra yeni kadrolarımızla, hep beraber, daha çok kadına, daha çok gence güvenerek; ölçme, değerlendirmeye güvenerek, her adayımızı mutlaka nüfusun uygun olduğu, yarışın riskli olduğu —yani kesin kazanma kesin kaybetme durumları dışında— mutlaka anketler yapılarak belirledik. Ve yapılan ilk seçimde söz verdiğimiz gibi, Adalet ve Kalkınma Partisi'ni ilk kez yendik. 47 yıl sonra da partimizi ilk kez birinci parti yaptık.
BİZ KAYBETMEYİ REDDEDEN CHP'YİZ
O günden, o günden bugüne demokrasi dışı tüm saldırıların hedefi olduk. Biz kaybeden değil, kazanan CHP'yiz. Biz kaybetmeyi reddeden CHP'yiz. 'Bir seçim kaybedersek ertesi gün kurultaya gideceğiz ve aday olmayacağız' diyen Tayyip Erdoğan'ın çeyrek asırdır çektiği resti ilk kez gören; 'Kaybedersem görevde kalmayacağım, sen de kalmayacak mısın?' diye sorup Tayyip Bey'in sesini duyamayan CHP'yiz.
24 BELEDİYE BAŞKANIMIZ TUTUKLU
Bugüne kadar, Cumhurbaşkanı adayımız dahil toplam 34 belediye başkanımıza operasyon düzenlediler. Şu anda 24 belediye başkanımız halen tutuklu. Bu operasyonların büyük bölümü, İstanbul'da yargı içinde oluşturulan talimatlı bir yapı tarafından yapıldı; herkesin gözünün önünde oldu. Herkesin gözünün önünde! Sonra o yapının başı, güya tarafsız, geldiği yer bakan yardımcılığı, oradan Başsavcı; güya tarafsız, ertesi gün bakan... Ertesi gün İl Başkanları toplantısında 'Partimizin başarısı için çalışmaya devam edeceğim' diyor. Dün olduğu gibi, üstünde savcı cübbesi varken partinin başarısı için çalışıyor; bugün de bakan kimliğiyle 'Partimin başarısı için çalışacağım' dediği birinin geldiği ve hepimizin duyduğu, herkesin bildiği şekilde... Ankara'da başsavcı vekilleri değişecek, çünkü 'Dediğimiz operasyonları yapmıyorlar' dedikleri şudur; şöyle anlatalım, şöyle basitçe anlatalım:
BİR BELEDİYENİN NASIL DENETLENECEĞİ BELLİDİR
Bir belediyenin nasıl denetleneceği bellidir. Ya rutin denetlenir; yani rastgele ya da düzenli zamanlarda gidilir, evraklar istenir ve işi bilen denetçiler tarafından, müfettişler tarafından denetlenir. Bir eksik görülürse sorulur, kusur görülürse yazılır, suç şüphesi varsa bakanlıktan yargılanmak için izin istenir. Eğer bir iddia varsa —yani birisi şikayette bulunduysa, ihbarda bulunduysa— gidilir, o ihbar incelenir, aynı usullerle denetim ve yargıya doğru gidilir. Bunun dışında bir denetleme yolu, yöntemi yoktur.




