'Mutlak butlan' kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerin Ankara'da sürdürdükleri açlık grevine destek olmak amacıyla Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Merkezi'nde öğretmenleri ziyaret etti.
Açlık grevindeki öğretmenler ve aileleriyle sohbet eden Özel, "Biz kim mağdursa, kimin hakkı yenmişse onun yanındayız" dedi.
Hak arayışını sürdüren öğretmenlerle birlikte açıklamalarda bulunan Özel, “Değerli arkadaşlar Ankara’da bir kaldırımın üstündeyiz. Bir erkek kuaförünün, bir gözlükçünün önündeyiz. Dünyanın en kutsal mesleğini yapan, her birimizi yetiştiren öğretmenlik mesleğine değer vermeyenlerin, kendi düzenleri açısından hak arayan öğretmenleri risk görenlerin ülkeye yaşattığı yeni bir ayıpla karşı karşıyayız” dedi.
"ERDOĞAN MÜLAKATI KALDIRMA SÖZÜ VERMİŞTİ"
Özel, konuşmasına şöyle devam etti:
Geçtiğimiz haftalarda alnının terinin hakkını isteyen emekçileri Ankara’ya sokmuyorlardı. Bu sefer de göz göre göre hakları yenen öğretmenlerin hak aramalarına izin vermiyorlar. Onların, annelerinin, eşlerinin, evlatlarının mücadelesini görünür kılmamak için sendikanın önünde bir kaldırıma hapsediyorlar bu mücadeleyi. Bu büyük bir ayıp. Öncelikle şunu söyleyeyim. Bu mücadele ne mücadelesi? 2023 seçimlerine doğru gidiliyordu. Muhalefet partileri, yapılan haksızlıklara karşı ‘mülakata son’ kampanyası yapıyorlardı, ‘Biz iktidar olduğumuzda mülakatı kaldıracağız’ diyorlardı. Bu büyük bir destek gördü. Çünkü mülakatlar büyük haksızlıklar yaratıyordu. Sayın Erdoğan da ‘Biz de mülakatı kaldırıyoruz’ dedi. Buradaki arkadaşlar, eğer Sayın Erdoğan’ın söz verdiği gibi mülakat yapılmasaydı yani yazılı sınav sonuçlarına göre mülakat yapılmasaydı bin 611 öğretmen o günden beri sınıflarına, öğrencilerine kavuşmuş olacaklardı. Ama maalesef seçimden sonra önce bir sessizlik dönemi, sonra ‘Efendim mülakat gibi mülakat yapacağız’ lafları derken, mülakat yaptılar. Hem de öyle bir mülakat yaptılar ki örneğin bazı şehirlerdeki heyetler ‘Hemşehrilerimize iyilik olsun’ diye beş tam puan verdi, bazı şehirlerdeki heyetler titiz davrandı ve daha düşük puan verdi. Hakkı olanlar, bin 611 kişi geriye düştü ve elendi. Haklı olduklarını herkes biliyor. Bu öğretmenlerin içinde bir partiye mensup öğretmenler yok, Bir bölgeye mensup öğretmenler yok, Bir inanca mensup öğretmenler yok. Toplumun tüm kesiminden insanlar var. Ortak özellikleri verilen devlet sözünün tutulmamış ve çiğnenmiş olmasıdır.
“BU SORUNU BEŞ DAKİKADA ÇÖZEBİLİRİZ”
Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenerek öğretmenlere söz verilen hakları teslim etme çağrısında bulundu:
Buradan Sayın Erdoğan’a sesleniyorum. Söz namustur, seçimlerde insanlardan oy isterken mülakatı kaldırmaya söz verdiniz. Kim oluyor da bu Cumhuriyet tarihinin en uzlaşmaz, en kavgacı, en öğretmen düşmanı Bakanı gelmiş şimdi sizin sözünüzün üstüne ‘Mülakat gibi mülakat yapacağız’ diyerek sizin sözünüzü yere çalmış, üstünde tepinmiş siz de ‘Ben bu devletin başıyım’ diye gerim gerim geriniyorsunuz. Ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu öğretmenlerin hakkını verin. Bu işin siyaseti yok. Bu öğretmenler ne CHP’li ne bir başka partili. Her partiden insan var. Anadolu'nun her yerinden insan var. Bundan sonra yapılan bu zulmü sona erdirmek boynunuzun borcudur. Biz ağzımızdan çıkan bir sözün arkasında durmak için gerekirse her şeyini veren bir kültürden, bir gelenekten geliyoruz. Bir sözünüz bugün AK Parti Grup Başkanına, nöbetçi Grup Başkanvekiline bir telefonunuz ‘Ya şu bin 611 kişinin derdi nedir? Çözün’ derseniz çözülmesi hem vallahi hem billahi İç Tüzük 37 ile beş dakika, beş. Bugün Salı, daha İç Tüzük 37 görüşülmedi. Komisyonlarda 40 gün ele alınmayan kanunların doğrudan Meclis’e indirilebilme maddesi. İç Tüzük 37’de bekleyen neyse onu oybirliği ile çeker, bunu koyar, üzerinde beş dakika var o konuşmanın da şanı şerefi size kalsın, dediğiniz bir konuşsun. Biz Cumhuriyet Halk Partisi iki elimizi birden kaldıracağız, bu işi bir talimatınızla beş dakikada çözebiliriz. Öğretmenlerin sonuna kadar arkasındayız, bu haklı mücadelelerine destek veriyoruz. Onların karşısına polis dikmeyin. Milletimize de söylüyoruz; madencilere siz sahip çıktınız, haklarını aldılar. Öğretmenlere sahip çıkarsanız haklarını alırlar. Onları ziyaret edin, onları destekleyin, onlarla birlikte olun. Bu haklı mücadelede mağdurun, mazlumun, haklının yanında olsun vatandaşlarımız. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.





