CHP'nin "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" sloganıyla düzenlediği 105. mitingi, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve çalışma arkadaşlarının gözaltına alınmasına karşı Ataşehir'de düzenledi.
Ataşehir Belediyesi önünde gerçekleşen mitingde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, operasyon için "Kumpas" dedi ve Onursal Adıgüzel'in suçlanabileceği hiçbir şey olmadığını söyledi.
"5 YANDAŞ GAZETECİYE YALAN SERVİS ETTİNİZ"
Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e seslenerek, "Bir kez daha hatırlatıyoruz: Adalet Bakanlığı bir partinin yargı kolları başkanlığı değildir. Siz Onursal Adıgüzel'in gözaltına alındığını takip eden gece canlı yayınlardaki beş gazeteciye aynı anda Onursal hakkında yalan ifadeler yolladınız, kayıtları elimizde. O gazeteciler o yalan bilgiyi, 'Onursal Adıgüzel'in yedi milyon dolarlık rüşveti kanıtlandı' denen bilgiyi TGRT’de, A Haber’de, orada burada aynı anda nasıl konuştular? Bu bilgi Adalet Bakanlığı’ndan nasıl servis edildi? Bunun da bir gün iddianamesi olacak. Ertesi gün iktidara yakın gazeteler hepsi aynı manşetle nasıl çıktı? Bir gün bunun da iddianamesi olacak" dedi.

"SORU SORAMAYACAK DURUMDALAR"
Özel operasyonun özellikle Ataşehir olarak seçildiğini söyleyerek "19 Mart darbecilerinin Anadolu yakasındaki yeni hedefi" ifadesini kullandı. Özel, Adıgüzel'e yöneltilebilecek baz kaydı, teknik takip veya suçlama bulunmadığını aktararak şöyle konuştu:
"Emniyet Müdürlüğü'nde sorulan sorular, verilen cevaplar avukatları tarafından alındı. Buradan ilan ediyorum: Onursal Adıgüzel'e ne bir baz kaydı, ki olsa ne yazar, İstanbul'da herkesin her yerde baz verdiğini ispatladı avukatlar ama ne bir baz kaydı, ne teknik takip, ne dinleme, ne 'Onursal Adıgüzel şunu yaptı, şunu aldı, şunu sattı' diye bir söz. Hiçbir şey yok. Öyle olunca soru soramayacak durumdalar Onursal'a. Diyorlar ki, ‘bir suç örgütü var. Başında Onursal Adıgüzel var. O yüzden onunla bir bağlantı, bir ilinti, bir isnat, bir şüphe bulamayacağım. Onun için bu işi örgüt diye tanımlayacağım ve Onursal'ı ne varsa ne yoksa her şeyden sorumlu tutacağım.’ İşte bu durum suçüstü hâlidir. Bu durum, kendisinde hiçbir suç olmayan, işi gücü çalışmak olan, kendisine savcının iddia edecek kibrit çöpü kadar bir şey bulamadığı birisini, sırf 19 Mart darbesi devam etsin diye, sırf Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının yolculuğu dursun diye, sırf Cumhuriyet Halk Partisi'ne iktidar yolunda çelme çakılsın diye yapılan bir kumpasın Ataşehir kısmıyla karşı karşıyayız. Buradan büyük özgüvenle, partinin genel başkanı, Onursal'ın ağabeyi ve yol arkadaşı olarak söylüyorum ki Onursal Adıgüzel masumdur. Bu iftiranın hesabı eninde sonunda sorulacaktır."

"ATAŞEHİR'DE GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIYOR"
Özel, Adıgüzel'in Ataşehir'de gönüllere taht kuran bir başkan olduğunu, 18 yaşından beri CHP'de görev aldığını söyleyerek "İki yıldır Ataşehir'de gece gündüz çalışıyor ve şimdi 19 Mart darbecilerinin Anadolu yakasındaki yeni hedefi Onursal Adıgüzel." dedi.
Özel, şöyle devam etti:
"Böyle bir kumpasla onu kızından, eşinden, annesinden, babasından ve ailesinden, çok sevdiği Ataşehir'den koparmaya çalışanlara, yarın buna niyet edeceklere söylüyorum: Aklınızı başınıza alın. Yarın keser döner, sap döner. Yarın seçim olur, iktidar değişir. Bu açtığınız yolda bir savcı bulan, bir meczup iftiracı bulan, elinde kanıtı olmayan ama açtığınız yoldan yürümeye kalkan biri çıktığında, geriye dönük dışarıda ne bir AK Partili belediye başkanı kalır, ne bir AK Partili belediye meclis üyesi kalır, ne bir AK Partili siyasetçi kalır. Herkes nasıl bir yol açtığını, sırf seçim kazanamayacağı için nelere tenezzül edildiğini görsün.
AK Parti'de kaldıysa makul insanlara sesleniyorum. Olanı biteni görüyorsunuz. Silivri'deki yalanı dolanı artık kimse örtemiyor. Onursal'a bir tek suçlama yok ama 'örgüt üyesi, örgüt kurdun sen' deyip belediyenin şemasından örgüt şeması çıkarıyorlar. Yarın bunu Konya'ya yaparlar, yarın bunu Kayseri'ye yaparlar, yarın bunu geçmişe dönük yaparlar. Buradan bir kez daha ifade ediyorum ki yapılan iş yanlıştır. Yapılan iş haksızlıktır. Kötü örnektir ve çok kötü bir yolu açmaktır. 23 yıllık iktidarın sonunda bu yolu açıp da giderse, birileri bu yoldan kim geçer, geriye kim kalır, hesap edemezsiniz. Onun için aklınızı başınıza toplayın. Kul hakkına girmeyin. Arkadaşlarımıza haksızlığın arkasında değil, karşısında durun. Bu meydandan kötülük çıkmaz."

"ONURSAL'IN EVİNDE HİÇBİR ŞEY BULUNAMADI"
"Göreve geldiklerinde, geldiği gün şafak operasyonları bitti, olmayacak diyenlere sesleniyorum. İçişleri Bakanı’na sesleniyorum: Onursal Adıgüzel’in evine gece 1’de gidildi. Onursal Adıgüzel’in evi gece 1’de arandı. CMK 118 diyor ki konutta ve iş yerinde veya diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz. Bugün Onursal Adıgüzel’in evine gidildiğinde hiçbir şey bulunmadı. Ama o gün yapılan işlem tamamen hukuka aykırıdır, tamamen hukukun ayaklar altına alınmasıdır.
İçişleri Bakanı’na sesleniyorum: Diyorsunuz ki; '591 AK Partili’ye, 321 Cumhuriyet Halk Partili belediyeye soruşturma izni verdik, taraf tutmuyoruz.' Buradan soruyorum: Peki 591 AK Partili’den hangisinin evine gece 1’de, sabah 6’da gittiniz? Hangi AK Partili’yi polisle, jandarmayla evden aldınız? Hangi AK Partili’yi nezarete koydunuz? Hangisini savcıya çıkarıp hakkında tutuklama kararı verdiniz? İddia Cumhuriyet Halk Partililerin iki katı kadar, iddiaların ciddiyeti CHP’ye söylenenlerin iki katı kadar ama yapılan işlem yüzde 1’i bile değil.
Bizim arkadaşlarımıza işlemediği suçtan, gizli tanıkla ya da iftiracıyla bir şey söyleyip tek bir kanıt bulamayanlar, İBB’nin AK Parti döneminden 52 iddiayı 'verin biz inceleyeceğiz' deyip delillerin üstüne oturanlardır. Ankara Büyükşehir’deki 90’dan fazla Melih Gökçek dosyasını alıp karartanlardır.
Ve buradan bir kez daha söylüyorum: Bu kadar haksızlığın, bu kadar edepsizliğin bir sınırı olur. Eğer eline gelen, Adalet Bakanlığı’ndan gelen WhatsApp’ı doğruymuş gibi televizyondan anlatanlara, gazetelere basanlara; ama bugün sorguda bir kelimesi bile doğru çıkmayanlara sesleniyorum: Bu iftiranın, bu kumpasın parçası olmayın. Birazcık vicdanınız olsun diye sesleniyorum."




