TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, ikinci toplantısını yaptı.

Komisyonda çalışma takvimi ve komisyona davet edilecek kişilere ilişkin görüşler paylaşıldı.

Komisyon Başkanı AKP Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, komisyon üyelerine öneride bulunarak, "Pazar günü Kahramanmaraş'a giderek hayatını kaybeden çocukların mezarlarını ziyaret edelim. Buna tutanak için değil tamamen kendi isteğimizle yapalım. Ailelere taziye ziyareti ve yaralı öğrencilerimiz için hasta ziyaretinde bulunalım. Her şey çok taze. Bunlar yapılmalı diye düşünüyorum. İlk aşamada kamu kurumlarını değil akademisyenleri ve sivil toplum örgütlerini dinleyelim diye düşünüyorum" dedi.

Nizamettin Kabaiş Bakan Gürlek ile görüştü: Rojin'in telefonu Çin'e yollanacak
Nizamettin Kabaiş Bakan Gürlek ile görüştü: Rojin'in telefonu Çin'e yollanacak
İçeriği Görüntüle

Komisyon üyeleri ise ailelere somut bir çalışmanın ardından gidilmesinin daha doğru olacağını, ziyaretin ileriki haftalara ertelenmesini ya da her partiden bir temsilci ile daha küçük bir grup ile gidilmesini talep etti.

"TÜRKİYE'DE ÇOCUKLAR ÇOK FARKLI GEREKÇELERLE ÖLMEYE DEVAM EDİYOR"

CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"Türkiye'de çocuk ölümleri münferit olaylar değil. Acı Kahramanmaraş'a düştü ama mesele Kahramanmaraş değil. Türkiye'de çocukları koruyamıyor gerçeğiyle karşı karşıyayız. Okullarla ya da eğitimle ilgili alanlarda hayatını kaybetmişiz. Bugün itibarıyla 42 oldu. Türkiye'de çocuklar çok farklı gerekçelerle ölmeye devam ediyor. Örneğin Kartalkaya'da bir yangın oluyor, 38 çocuk ölüyor. Örneğin Aladağ'da bir yurtta çocuklar ölüyor. Demek ki bütün bunların ekosistem açısından baktığımız zaman korumaya dair bir zafiyet var ortada. Kamu kurumlarının bize sunumları kıymetlidir elbette ama bir yere kadar. Çünkü günün sonunda zaten işler yapılabiliyor olsaydı o hale gelmezdi. Yani bunu yaşamıyor oluruz. Sayın Cumhurbaşkanı'nın 20 Nisan'da bir konuşması var. Orada çok sayıda önlemden bahsediyor. 24 yıllık bir iktidarın geldiği yeni bir noktada Sayın Cumhurbaşkanı olaydan hemen sonra çok sayıda önlemi almamız gerektiğini söylüyor. Demek ki yapısal bir sorun."

"ÇOCUKLARI KAMUSAL ALANIN İÇİNDE KORUMAK MECBURİYETİNDEYİZ"

Cumhurbaşkanı, milletvekilleri, AVM'ler, hastanelerin güvenlik önlemi olduğunu belirten Özçağdaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Çocuğu korumak gibi bir önceliğiniz yoksa hiçkimseyi korumayın. Çocukları kamusal alanın içinde korumak mecburiyetindeyiz. 'Güvenlik olsa ne olacak' deniliyor. Güvenlik meselesi sadece bu kadar büyük meselelerde değil daha küçük olaylarda da lazım. Öğrenciler bu okula geldiklerinde kendi yaşamlarını da beraber getiriyorlar. Yoksulsa yoksulluğuyla geliyor. Açsa açlığıyla geliyor. Sevgi görmüyorsa sevgisizliği ile geliyor. Şiddet görüyorsa etkilenmiş haliyle geliyor. Eğer bir okulda okul sosyal hizmet programı yoksa yani bir çocuğun dışarıda yaşadığı meseleleri bir sosyal politika perspektifinden düzeltemiyorsanız okula şiddet olarak yansıyor, akran zorbalığı olarak yansıyor, akademik başarısızlık olarak yansıyor. Dolayısıyla bir okul sosyal hizmet programına ihtiyacımız var."

Kaynak: ANKA