CHP’ye mutlak butlan kararı sonrası yeni MYK’da bulunan parti sözcüsü Müslim Sarı, Özgür Özel’e yakın olan 28 ismin PM’den istifa etmesi ile ilgili açıklamalarda bulunarak, “Bu istifalar karşısında Parti Meclisi’nin çalışmaması, düşmüş sayılması, bu yoldan da bir kurultaya doğru gidilmesi konusu hukuken mümkün değildir. Ama bu hiçbir şekilde kurultay yapılamayacağı anlamına da gelmiyor” dedi. Sarı, istifaların 36’ncı Bölge Adliye Mahkemesi’ne sunulması gerektiğini söyledi.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, PM toplantısı öncesi Özgür Özel’e yakın 28 isim PM’den istifa ettiğini açıklamasına ilişkin şu açıklamalarda bulundu:
"27 ARKADAŞIMIZ İSTİFA İRADELERİNİ ORTAYA KOYDU"
Parti Meclisi'nin eksik toplandığına dikkat çeken Sarı, "Biz, bütün arkadaşlarımızın birlikte olduğu ve tartıştığı bir Parti Meclisi olmasını isterdik ama bize ulaşan liste 27 Parti Meclisi üyesi arkadaşımızın istifa dilekçeleri oldu. 26 artı 1 arkadaşımız vardı listede. Bir arkadaşımız da sonradan eklenmiş. 57 kişilik Parti Meclisi’nde 30 arkadaşımız bugün itibarıyla Parti Meclisi üyeliğini devam ettiriyor. 27 arkadaşımız ise istifa iradelerini ortaya koydular” dedi.
"İSTİFALARIN MUHATABI CHP GENEL MERKEZİ DEĞİL"
“Tabii istifa tek taraflı bir işlem ama birtakım usul ve esaslara uymak gerekir” diyen Sarı, “İstifaların aslında muhatabı CHP Genel Merkezi değil. Biz bunu bilgi olarak değerlendirdik, arkadaşlarımız bize bilgi vermek istemişler. Çünkü biliyorsunuz, İstinaf Mahkemesi’nin, yani Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi’nin yetkilendirmesiyle göreve gelen kişiler olduğumuz için istifaların ya da görev kabul etmeme durumların da ilgili idare tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Dolayısıyla arkadaşlarımız istifalarını 36’ncı Bölge Adliye Mahkemesi’ne sunmaları gerekiyor. O adliye mahkemesi de kendi değerlendirmesini yaparak onu kendi sisteminden ilan edecek. Şu an itibarıyla CHP Genel Merkezi’nin yapacağı bir işlem yok. Bu işlem bölge adliye mahkemesi tarafından yapılacak" İfadelerine yer verdi.
"YOK SAYMA' DURUMU SÖZ KONUSU"
Sarı, PM'nin toplanmasıyla birlikte gelen soru işaretlerinden bahsederek, şunları söyledi:
"Bugün itibarıyla kafalarda şöyle soru işaretleri var: ‘40 sayısının altına inildiği için bir Parti Meclisi yok sayılıp ya da düşmüş sayılıp buradan bir kurultay mümkün sayılabilir mi’ tartışması var. İkinci olarak, ‘Parti Meclisi karar alabilir mi’ tartışması var. Her iki tartışmaya da açıklık getirmek lazım. Elbette bunlar biraz hukuki konular ama hukukla siyasetin birbirine en yaklaştığı anlar açısından, biraz daha siyasi çerçeveden hukuki argümanlarımızı şöyle özetleyebilirim: Burada verilmiş bir tedbir kararıyla beraber ‘yok sayma’ durumu söz konusu. Tedbir kararıyla beraber eski organlar, yani önceki organlar da göreve gelmiş oluyor. Karar kesinleşmeden kurultay yapılamayacağı da hüküm altına alınmış oluyor kararlarla. Bu süreçle ilgili bir ceza davası yürütülüyor. 1 Temmuz’da bunun duruşması yapılacak. Parti Meclisi’nin istifalarla işlevsiz hale getirilmesi aslında yargının vermiş olduğu karara da karşı bir duruş anlamına geliyor. O kararın uygulanmasını ortadan kaldırmaya dönük bir yaklaşım."
"PM ÜYESİ SAYISININ KAÇ KİŞİ KALDIĞININ ÖNEMİ YOK"
Parti Meclisi’nin katılanlarla yoluna devam edeceğinin yargı kararında olduğunu belirten Sarı, şunları kaydetti:
"Parti Meclisi üyesi sayısının kaç kişi kaldığının bir önemi yok. Tüzüğümüzdeki amir hüküm, 40 sayısının altına düşüldüğünde yedekler geldikten sonra bile üçte iki çoğunluğun altına düşülmesi hükmünün burada uygulanamayacağı çok açık. Dolayısıyla Parti Meclisi, görevine devam ediyor ve Parti Meclisi katılanların salt çoğunluğuyla karar almaya devam edecek. Bu konuyla ilgili bir hukuki beis yok. Arkadaşlarımız farklı değerlendiriyorlar. Haklarıdır, bununla ilgili itirazlarını dile getirebilirler. Yetkili makamlar bu konuya hukuki düzenlemeler sonrasında açıklık getirecektir.
“KURULTAYA GİDİLMESİ HUKUKEN MÜMKÜN DEĞİL”
Tartışma konularından birisi de, CHP MYK’sının aslında sadece belli işleri yapabileceği şeklinde. Bu konuyla ilgili de siyasal partiler kanunu amir hükmü var. Olağanüstü durumlarda siyasi partinin karar organlarının, partinin tüzel kişiliğini ortadan kaldırmak ve tüzük ve program değişikliği yapmak dışında bütün iş ve eylemler yapabileceğini hükmetmiştir. Dolayısıyla hem ilgili mahkeme kararı bakımından hem de siyasal partiler kanunu bakımından konu son derece açıktır. Dolayısıyla bu istifalar karşısında Parti Meclisi’nin çalışmaması, düşmüş sayılması, bu yoldan da bir kurultaya doğru gidilmesi konusu hukuken mümkün değildir. Ama bu hiçbir şekilde kurultay yapılamayacağı anlamına da gelmiyor.



