Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İtalya'nın ulusal gazetelerinden Il Messaggero'ya röportaj verdi. Güler, Orta Doğu'daki gerilime dair değerlendirmelerde bulundu.
Bakan Güler, "Bu ihtilafın başından beri İran’ın füzeleri birkaç kez Türkiye’nin hava sahasına ulaştı. Hükümet şu ana kadar tepki vermemeyi tercih etti fakat şayet bu saldırılar devam edecek olursa nasıl tepki verirsiniz? NATO’nun doğrudan müdahalesini ister misiniz?" sorusunu şu sözlerle yanıtladı:
"Türkiye, ulusal güvenliği garanti etmek ve bölgesel ve küresel barışa katkıda bulunmak için faaliyetlerine büyük gayretle devam etmektedir fakat şu hususun altının çizilmesinin önemli olduğu kanısındayım: (Türkiye) kendi topraklarına ya da vatandaşlarına yönelik hiçbir tehdidi cevapsız bırakmayacaktır. Her türlü tehdide hem ulusal hem de NATO ittifakı kapsamında sahip olunan araçlarla karşılık verme kapasitesine ve iradesine sahibiz. Bununla birlikte bizim yaklaşımımız gerilimi tırmandırmak değil, bilakis riskleri denge ve sorumlulukla yönetmek, daha geniş bir çatışmayı önlemektir."
"TÜRKİYE, KKTC’NİN GÜVENLİĞİNİ KORUMAK KONUSUNDA KARARLIDIR"
Bakan Yaşar Güler, bazı Avrupa Birliği ülkelerinin, İran'ın füzelerinin ulaştığı Kıbrıs’ın etrafına savaşın ilk haftalarında savunma sistemleri konuşlandırdığın ve NATO tarafından destek talebi olması durumunda hükümetin tavrının ne olacağının sorulması üzerine ise "Kıbrıs’ın -kanımca bu ismin tırnak içerisinde yazılması gerekir- etrafına AB tarafından, ABD-İsrail-İran savaşının maskesi altında savunma sistemleri konuşlandırılmasının Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) ve Yunanistan’ın Ada’daki askeri varlığı artırma ve gerginliği yükseltme girişimi olduğu kanısındayız. Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini ve Kıbrıs Türk halkının haklarını korumak konusunda kararlıdır" değerlendirmesinde bulundu.





