Gümrükçü’den af ve müfredat tepkisi: Hakikatin çarpıtılmasına izin vermeyeceğiz!
Gümrükçü’den af ve müfredat tepkisi: Hakikatin çarpıtılmasına izin vermeyeceğiz!
İçeriği Görüntüle

Gazeteci ve yazar Merdan Yanardağ, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu sırada kaleme aldığı metinleri "Silivri ve Direniş Yazıları" adlı yeni kitabında bir araya getirdi. Türkiye’nin hukuk, medya ve siyaset iklimine içeriden bir tanıklık sunan eser, hem güncel tartışmalara derinlikli analizler getiriyor hem de dönemin siyasal bilançosunu "karşı iddianame" niteliğindeki savunmalarla kayıt altına alıyor.

Siyaset bilimi ve sosyoloji alanındaki birikimini gazetecilik tecrübesiyle harmanlayan Merdan Yanardağ, yeni kitabında kişisel tanıklığını toplumsal hafızayla birleştiriyor. Eser, yalnızca yaşanan hukuksuzluklara bir tepki değil, aynı zamanda Türkiye’nin son dönemde yaşadığı yapısal dönüşümleri anlamaya yönelik kapsamlı bir inceleme niteliği taşıyor.

Merdan Yanardağ'ın yeni kitabı çıktı: Silivri ve Direniş Yazıları

"MESELE ESİR DÜŞMEK DEĞİL, TESLİM OLMAMAK"

Cumhuriyet’te yer alan habere göre, Merdan Yanardağ, kitabın sunuş bölümünde kaleme aldığı metinde, Silivri Hapishanesi'ni sadece bir tutukluluk alanı olmanın ötesine taşıyarak düşünce üretiminin ve direnişin sürdüğü bir mevzi olarak tanımlıyor. Yazmanın, baskı koşullarında dahi hakikati savunmanın ve geleceğe tanıklık bırakmanın bir yolu olduğunu vurgulayan Yanardağ, şu ifadeleri kullanıyor:

"Elinizdeki kitap zor koşullarda, siyasal İslamcı iktidarın baskı ve zulüm düzeninin simgesi haline gelen Silivri Hapishanesi’nde yazıldı. Ancak, Silivri yalnız ülkeyi totaliter bir rejime sürüklemek isteyen iktidarın değil, aynı zamanda bir direniş ve mücadele alanının da simgesidir. Baskı ve zulüm düzenine karşı adalet, özgürlük, eşitlik ve demokrasi mücadelesinin cephe hatlarından biridir. Ülkemizde hiçbir cezalandırma ve gözetleme merkezi Silivri Hapishanesi kadar ünlü ve bilinir olmadı. Öyle ki Silivri artık dünyada da bilinen bir baskı rejimi simgesine dönüştü.

Elinizdeki kitapta 19 Mart darbesi, casusluk kumpası ve TELE1’e yönelik saldırı bütün yönleriyle ele alınıyor. Ancak, çalışma bundan ibaret değil. İçinden geçtiğimiz bu tarihsel dönemeçte kritik öneme sahip bütün iç ve dış siyasal gelişmelere ilişkin analizler de kitapta yer alıyor. Dolayısıyla bu kitap, hem Silivri direnişinin bir ürünü hem de bu direnişin bir aracıdır. Şairin dediği gibi; mesele esir düşmek değil, teslim olmamaktır. Direniş içeride de sürüyor dışarıda da... Zorbalıklara ve hukuksuzluklara boyun eğmeyeceğiz. Buradayız! Biz kazanacağız."

Kaynak: HABER MERKEZİ