AHMET MURAT SEÇİLMİŞ/ İZ GAZETE- Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, İZ TV’de yayınlanan Ümit Kartal ile Kayıt konuğu oldu. Kooperatifin daha önce yaptığı ve ileride yapacağı projeler hakkında konuşan Aslan, İzmir’deki potansiyel deprem tehdidinden bahsetti. Kentsel dönüşüm projesine yönelik Büyükşehirle çalışacakları mesajını da veren Aslan, “Bu alanda belediyeler ve merkezi yönetimin beraber çalışması gerek” ifadelerini kullandı.

‘Sektörde, sonsuz güven sloganıyla hareket ediyorsunuz, yarım bıraktığınız veya tamamlayamadığınız bir proje de bulunmuyor. Bu başarının kaynağı nedir?’ sorusuna Aslan, “Her şeyin şeffaf ve açık olması temel unsur” şeklinde cevap verdi ve konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ege-Koop kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşudur. Zaten kooperatif kurumlarının amacı budur. Atatürk, İzmir İktisat Kongresi’nde kooperatifleri ‘Zeka ve maharetleri maddi ve manevi önceliklerle birleştirmektir’ şeklinde betimlemiştir. Biz de bu birleşme fikriyle hareket ediyoruz. Bu birlikteliğe 200 farklı meslek grubundan kooperatif katıldı. Kooperatif bu birlikten gücünü alır. Ancak sistem istiyor ki Türkiye’de kooperatif fikri yürümesin. Geçmişte yapılan kooperatif projelerine bakıldığında hepsinde bir sistem ve beraberlik unsuru göze çarpar. Ancak bireysel projelerde bu birlik unsurunu bulamazsınız, çoğunlukla başına buyruk işler yapılmıştır. Kooperatif mantığında ise herkes denetçidir, herkes yapılan işin ortağıdır. 1980’li yıllarda yaptığımız projeler esnasında hazır beton gibi teknolojiler yoktu ancak biz Ege Üniversitesi İnşaat Bölümüyle anlaşıp dökülen her betonun numunesini kontrol ettirdik. Bugün bakıldığında kooperatif inşaatlarında tek bir çatlak yoktur. İşte bu en başta bahsettiğim planlı ve şeffaf çalışmanın ürünüdür”
‘DÖNÜŞÜMÜ DESTEKLİYORUM’
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kooperatif fikriyle yürüttüğü kentsel dönüşüm projelerini “Benim de desteklediğim ve savunduğum bir fikir” şeklinde değerlendiren Aslan, projeye dair fikirlerini şu sözlerle dile getirdi: “Bu konuda yapılan çalışmaları takip ediyorum. Tunç Soyer’i makamında ziyaret edip tebrik ettim. Zaten Soyer özellikle tarım kooperatifleri alanında Türkiye’ye örnek işler yapıyor. Kentsel dönüşüm alanında yürütülen projelerde benim yıllardır savunduğum fikirler uygulanıyor. Öncelikle kendisi kentsel dönüşümün uygulanacağı bölgelerdeki vatandaşlarla konuşuyor ve ikna ediyor. Zaten en zor kısım bu. Sorumluluk ve vatandaşın güveni Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanıyor. Biz de Ege Koop olarak bu projelerde bulunmak istediğimizi başkana ilettik ve kendisi bu fikirden çok memnun oldu. Şu anda görüşmeler devam ediyor. İnşallah ilerleyen süreçte İzmir’de yapılan kentsel dönüşüm faaliyetlerinde Ege Koop’u da göreceğiz”

‘DEPREM PLANI YAPILMALI’
İzmir’in deprem kuşağında yer aldığına dikkat çeken Aslan, “Aciliyetle deprem master planı yapılmalıdır. Bu plan fayların nereden geçtiğini ve hangi bölgede kaç katlı bina yapılabileceğini gösterir. Yani depreme yönelik bir önlem planı niteliğindedir. Depremin ne zaman olacağını kestiremeyiz, 5 dakika içinde de olabilir, 5 yıl içinde de. Bu yüzden ertelemeden bu alanda çalışmalar yapılmalı, önlemler alınmalı” şeklinde konuştu.
‘İKİNCİ BİR İZMİR İNŞA EDİLMELİ’
İzmir’de ciddi bir konut kıtlığı olduğunun altını çizen Aslan, “İzmir halkının yüzde 40’ı kirada oturuyor. Bu sorunun çözüme ulaşması gerek” dedi. Aslan ek olarak şu ifadeleri kullandı: “Benim düşünceme göre İzmir’de 4 farklı Uydu Kent projesi yapılabilir. 2050 yılına gelindiğinde İzmir nüfusunun 8 milyona yükseleceği tahmin ediliyor. Yani biz 30 yıl içinde ikinci bir İzmir inşa etmek durumundayız. Altyapısı, elektriği, suyu olan ve vatandaşın her ihtiyacını karşılayabileceği uydu kentler yapmazsak İzmir bu nüfus yoğunluğunu kaldıramaz. Biz yıllardır dile getiriyoruz. Tarım ve orman alanı olmayan bölgelerde uydu kent projeleri yürütülmeli. Bu konularda yerel ve merkezi yönetime büyük rol düşüyor. Sosyal devletin ve belediyenin görevi budur. Araya siyaset karıştırmadan hükümet ve belediyeler bu alanda ortak çalışma yürütmelidir”
‘SORUMSUZCA YAZI YAZMAM!’
İz Gazete’de geçtiğimiz haftalarda yayınlanan ‘Vaka sayısı tırmanıyor… Dokuz Eylül Üniversitesi neden test ve aşı randevusu vermiyor?’ köşe yazısına gelen tekzip hakkında Dokuz Eylül Rektörlüğüne cevap veren Aslan, “Ben yazılarımı çok dikkatli yazıyorum. Doğru bilgileri filtreleyip rakamlara dayalı haberler yazıyorum. Ben kendi yaşadığım bir olayı yazdım. Hastaneye test yaptırmak için gittiğimde test yapılmadığını bizzat öğrendim. Rektörün dediği üzere ‘sorumsuzca’ bir yazı yazmadım. Gayet sorumlu bir şekilde doktorlarımızın iyi şartlarda çalışması adına yazdım. Sorduğum soruda yanlış bir şey var mı? Görevimiz soru sormaktır. Rektörlük, doktorlara hakaret ettiğimi ve Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hastanesini küçük düşürdüğümü söylüyor. Kamuyu aydınlatmak adına soru sordum, bu kadar alınganlığa gerek olduğunu düşünmüyorum. Şu anda DEÜ Hastanesinde test ve aşı yapılıyormuş bu da beni mutlu etti” dedi.




