Sağlık emekçilerine bakınca 'bizimki bilim mi?' diye geçiyor içimden!

İz Web TV kapsamında devam eden Instagram Söyleşileri’nin konuğu Ege Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Şakir Çakmak oldu.

KÜLTÜR SANAT 06.04.2020, 16:57 06.04.2020, 17:05
Sağlık emekçilerine bakınca 'bizimki bilim mi?' diye geçiyor içimden!

İZ GAZETE- Instagram Söyleşileri’nin ‘Hasan Tahsin Kocabaş ile Biz İzmiriz’ programının konuğu EÜ Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Şakir Çakmak, soruları yanıtladı.

Şakir Çakmak, sözlerine başlamadan önce Koronavirüs salgınına karşı mücadele eden sağlıkçılara teşekkür ederek, “İnsanlık şu an çok zor bir süreçten geçiyor. Ve bu aşamada benim gezdiğim güzel yerler bir yana aklıma sağlık emekçileri geliyor. Sağlık emekçileri şu an zor koşularda insanlık adına önemli bir süreçten geçiyor. Ve onların yaptıklarını görünce de ‘bizim yaptığımız bilim mi’ diye geçiyor aklımdan” dedi.

‘YALINAYAK HAMAMI BENİM İÇİN EN ÖZEL ÇALIŞMALARDAN BİRİ’

Çakmak, İzmir’de ve İzmir çevresinde çok fazla çalışmada bulunduğunu ama bunlardan en önemlilerinden birinin Tire’de bulunan Yalınayak Hamamı olduğunu ifade ederek, “O çalışma benim bugüne kadar içinde bulunduğum çalışmalar içerisinde en çok heyecan duyduğum ve gerçekten çok şey öğrendiğim yapılardan biriydi. Kendisi çok özel bir yapı, Tire de zaten çok özel bir ilçe. Bu yapının restorasyonu 2015 yılında başladı ve 3 yıl kadar sürdü. Biz sanat tarihçileri genelde yapıları tanıtırız ama ben artık bunca yıllık birikimimden sonra şunu anladım. Bir yapının sıvaları soyulmadan o yapı hakkında ahkam kesmek çok yanlış. Yalınayak Hamamı’nın ise yapısını çok iyi biliyor ve sık sık ziyaret ediyordum ve günün birinde Tire Belediyesi, bunu yapıp restore etmeye karar verince mutlu oldum” dedi.

‘İZMİR BU KONUDA ÇOK ŞANSLI’

Eskiden kalan yapıyı tamir etmenin ciddi bir görev olduğunu ifade eden Şakir Çakmak, "Bu ciddi ama gerekli bir görev. Bunlar geçmişten gönderilen birer mektup. Atalarımız nasıl yaşıyor sorusunun da en somut kanıtı. Bu mektubun zarfının ağzı açık ve aynı zamanda, bu bir simge. Bizim görevimiz de onların yaşamasını sağlamak, en az müdahaleyle yaşatıp zarfın içine bir şeyler koymak ve geleceğe göndermek. Şunu bilmeliyiz, eski eserler rant değildir, yerine getirilmesi gereken bir görevdir. Bir restorasyona başlarken ona normal bir ihale gibi bakarsanız, o restorasyon asla başarıya ulaşamaz. Ülkemizde maalesef bu anlamda ciddi sıkıntılarımız var. Buna rağmen güzel restorasyonlar da var tabii. İzmir bu konuda çok şanslı. Esas olan bir yapının özgün işleviyle yaşaması. Ama günümüzün sosyoekonomik koşulları kültürel olamayabiliyor” diye konuştu.

‘İZMİR’DE GÜZEL PROJELER BAŞLIYOR’

Şakir Çakmak, “İZKA tarafından bu aralar bu aralar İzmir’de çok güzel projeler başlıyor. Benim de içinde bulunduğum, İzmir’in Zaman Çizelgesi adında bir proje var. Etap etap Kemeraltı’ndaki kültür varlıklarının canlandırıldığı, bilgilerin sunulduğu bir platform çalışması. İl proje ekibi ile çalışmalara başladık. Bu projeden doğan yeni bir proje daha var, o da İzmir’in Camiileri projesi. Merkez ve bütün ilçeler de dahil olmak üzere 60 civarında camiinin hakkında bilgi verildiği bol fotoğraf barındıran bir kitap çalışması ve bence bunlar çok özel ve önemli projeler” dedi.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner178
23°
açık
Anket Tümü
'Yeni normal'e geçişi erken buluyor musunuz?