İzmir, Şehir Tiyatrosu'na kavuştu: Erten: ‘Yaşıma başıma bakmam, kolları sıvar, elimden gelen katkıyı sunarım’

İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sanat Yönetmeni Yücel Erten seçildi. Tiyatro sahnesinin yenilikçi ve özgün yönetmeni Erten,”Yaşıma başıma bakmam kolları sıvar, elimden gelen katkıyı koymaya çalışırım” diyor.

KÜLTÜR SANAT 01.03.2021, 10:09 01.03.2021, 15:18
İzmir, Şehir Tiyatrosu'na kavuştu: Erten: ‘Yaşıma başıma bakmam, kolları sıvar, elimden gelen katkıyı sunarım’

SERAP ATKAN - Pandemi sürecinde Türkiye tiyatrosu sıkıntılı günler yaşıyor. Bu dönemde birçok tiyatro kapandı, oyuncular ve sahne emekçileri ise işsiz kaldı. Tüm bu olumsuz gelişmelere rağmen İzmir Büyükşehir Belediyesi, Şehir Tiyatrolarını kurarak Genel Sanat Yönetmenini seçti. Danışma Kurulu üyeleri tarafından belirlenen iki isim İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e sunuldu. Soyer ise seçimini Yücel Erten’den yana kullanarak görevlendirilmesine karar verdi.

Erten, “Ne söylediğini bilen ve bunu özenli sanatsal kategoriler içinde yürütebilen. bir tiyatro olmaya çalışacağız” diyor ve Sanat Yönetmenliğine atanmasına yönelik yapılan eleştirilere yanıt veriyor: “Yönetmeliğin ve etik değerlerin koyduğu kurallar, hiç bir noktada çiğnenmiş ya da örselenmiş değildir”



-Sahnelediğiniz oyunlarla sadece Türkiye’de değil yurt dışında da 40’ı aşkın ödülle onurlandırılan bir yönetmensiniz. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği'ne sizi seçti. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bilirsiniz, 1940’lı yılların ortalarında İzmir Şehir Tiyatrosu için bir başlangıç yapılmış, ancak biraz da sanatçıların kendi aralarındaki bazı sorunlar nedeniyle üç-beş yıl sonra tiyatro dağıtılmış. İstanbul’dan gelen sanatçılar 1950’de bir teşekkür mektubu ile evlerine gönderilmişler. O gün bu gündür İzmir’de bir Şehir Tiyatrosu yoktu, olmadı. Vardı diyemeyiz. Aramızdan ayrılan Özdemir Nutku hocanın bütün çabalarına rağmen gerçekleşememişti. İzmir gibi bir kentin sanatseverleri Cumhuriyetin yüzüncü yılına kadar bir türlü bu sevince ulaşamamıştı. Bir kere bu durumun bugün, Sayın Tunç Soyer’in gösterdiği çaba ve irade ile temelden değiştiğini söyleyelim. Bunun için kendisine ve çalışma arkadaşlarına sonsuz teşekkür borçluyuz.

'YAŞIMA BAKMAM KOLLARI SIVARIM'

İzmir Şehir Tiyatrosu'nun şimdilik nesi var? Çok değerli tiyatro insanlarımızdan oluşan, 2019 sonundan bu yana emek verip tutarlı bir yönetmelik oluşturan ve gelişmeleri denetlemekle yükümlü bir ‘Danışma Kurulu’ var. Öz erkine sahip, demokratik yapılanma ve yerinden yönetim anlayışına dayalı bir yönetmeliği var. Seçilenler arasından atanmış, 3 yıl süreyle görev yapacak bir ‘Kurucu Genel Sanat Yönetmeni’ var. Ve İzBBŞT kısaltması ile ifade ettiğimiz, yarışma ile belirlenmiş bir logosu var.

Danışma Kurulunun ortak önerisi ve Başkan’ın onayı ile atandığım bu görevden ben ancak onur duyarım. Yaşıma başıma bakmam kolları sıvar, elimden gelen katkıyı koymaya çalışırım. Ne diyordu Muhsin hoca? “Yarın kıyamet kopacağını bilsem, bugün bir tiyatro daha açarım!”

‘ÖZENLİ SANATSAL TİYATRO OLMAYA ÇALIŞACAĞIZ’

-İzmir yaşayan ve kültürel anlamda etkileşimi yüksek bir şehir olmasına karşın belediye tiyatroları bugüne dek gereken ivmeyi yaratamadı. Sizin bu durumda değiştirmeye yönelik plan ve projeleriniz nelerdir?

Şimdi benim Kurucu Genel Sanat Yönetmeni olarak görevim, onu sağlıklı geliştirmek ve erişkin hale getirmek. Belki şöyle düşünenler olabilir: “Yahu birkaç tane şahane oyun sahnelerim. Televizyon şöhretlerini de konuk oyuncu olarak davet ederim. Mis gibi olur!” Ama işte ödev onunla yerine gelmiş olmuyor. Sahnesi, salonu, tadilatı, teknik teçhizatı, atölyesi, deposu, sınavları, kadroları, kurulları ile bir yapılanmanın oluşması gerekir.

Elbette salt yapılanma tarafı ile bitmez iş. O yapının fikirleri, seçimleri, ürettiği oyunları ile seyircinin karşısına çıkması beklenir. Tiyatronun sanatsal çehresinin, yüzünün, soluğunun, sesinin ve yankısının büyük önemi vardır. Seyircisinin gönlünde yer tutmak için, ne söylediğini bilen ve bunu özenli sanatsal kategoriler içinde yürütebilen bir tiyatro olmaya çalışacağız.

BU TALEP, BİR HAYAL OLUR!

-Deneme sahnesinde olan oyuncuların şehir tiyatrolarında kalacağının bir garantisi var mı yoksa tüm oyuncular değişecek mi?

Şehir Tiyatrolarında kalmanın garantisini sormanız, sanırım bir bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor. Bir Şehir Tiyatrosu yoktu ki orada kalmalarından söz edilsin. Deneme Sahnesi hangi kurallara göre kümeleştiği belli olmayan, iyi niyetle yola çıkmış bir inisiyatif, bir girişimden ibaret. O tür girişimleri küçümsemek için söylemiyorum ama orada görev almış insanların otomatikman İzmir Şehir Tiyatrosu’na eklemlenmesi gibi bir şey asla düşünülemez. Yönetmeliği yürürlüğe girmiş bir tiyatro, kurumlaşmasını gerçekleştirmek zorundadır. Yönetmeliğimizin önemli yönelişlerinden biri de, ödenekli tiyatrolarda sık görülen kadro şişkinliğine meydan vermemektir. Bu bağlamda çekirdek kadroyu oluşturacak sınırlı sayıdaki sanatçının sınavla alınacağı belirlenmiştir. Üniversitelerin tiyatro bölümünü bitirmiş adaylar, oluşturulacak bir kurul tarafından sınava alınırlar. Yani sınavı kazanmak dışında bir garantiyi kimse kimseye veremez. Tabii ki tiyatronun çeşitli yapımlar için ihtiyaç duyacağı elemanlar, geçici ve ücretli olarak oyunlarda görevlendirilebilir. Ayrıca deneyimli sanatçılar tiyatromuzda oyun başına konuk olarak ağırlanabilir. Ama “Ben Deneme Sahnesi’nde çalışmıştım, burada da kadrolu olmalıyım” gibi bir talep, dayanaksız bir hayal olur.

-İzmir Şehir Tiyatroları olarak görev alacak yönetmen ve oyuncu seçmeleri nasıl olacak, tarafınızdan mı belirlenecek yoksa seçici bir kurul mu olacak?

Yine yönetmeliğe göre, Sınav Kurulunun da adayların oyunculuk, müzik, dans ve genel kültürünü ölçme açısından tartışmaya yol açmayacak uzmanlardan oluşması sağlanır. Konuk yönetmen, ihtiyaç halinde davet edilir. Ama kadronun içinden yetişmesi için de şartların elverdiği ölçüde olanak sağlamakta yarar vardır.

'İYİ NİYETLİ VE UMUTLUYUM'

-Konservatuar ve Güzel Sanatlar Fakültesi’nden mezun öğrenciler için alan açabilecek bir yapılanma düşünüyor musunuz?

Büyük konuşmayı, büyük sözler verip hayal avcılığı yapmayı sevmem. Yapılanma dediğiniz şey göz açıp kapayıncaya kadar olmuyor. Yine de sözü şöyle bağlayayım: Ben iyi niyetli ve umutluyum.

SOYER'E TEŞEKKÜRÜ BORÇ BİLİRİM

- Sanat Yönetmenliğine atanmanızın yöntemi üzerine bazı eleştiriler oldu. O konuda ne diyeceksiniz?

Doğrusu ben bilgiye dayalı, mantıklı bir eleştiri ile karşılaşmadım. Sosyal medyada dayanaksız bazı ithamlar gördüm. Bilgi edinme gereği duymadan savurulmuş. Sorulmuş olsa gerekli bilgiyi ben de verirdim, Danışma Kurulu üyeleri de. Aydınlatmaya çalışalım.

Bir yanılgı, Danışma Kurulu’nun, akşamdan sabaha kuruluvermiş bir dosya inceleme jürisi sanılmasından kaynaklanıyor. Oysa Danışma Kurulu, bir yılı aşkın bir süre çalışarak kurumun yönetmeliğini hazırlamıştır. Yönetmeliğimize göre Genel Sanat Yönetmeni seçiminde değerlendirme yapacak olan kuruldur. Değerlendirme sonucunda, adaylar arasından en uygun gördüğü iki kişiyi Belediye Başkanına önerir. Başkan da tercihini kullanır. Bitmedi. Danışma Kurulu 3 yıllık kuruluş döneminde, periyodik olarak tiyatroda denetim yapmakla yükümlüdür. Yani kuruluş dönemi için Şehir Tiyatrolarının bir organıdır. Üstelik tiyatro dünyamızın çok değerli insanlarından oluşmaktadır.

Bir başka yanılgı, seçim ve atama konusunda. Yönetmeliğimiz burada Türk Tiyatrosunda devrim sayılabilecek bir yöntem geliştirmiştir. Genel Sanat Yönetmeni adaylarının başvuruları, Danışma Kurulu tarafından değerlendirilir, en uygun görülen 2 aday Belediye Başkanına önerilir. Başkan bu iki adaydan birini seçerek atar. Bu yöntemle süreç, parti sempatizanlığı, bireysel ilişki, kent şovenizmi, nepotizm, koltuk savaşı ve benzeri muhtemel sakıncalardan olabildiğince arındırılmıştır.

Bu durumda “Neden seçim yapılmadı da atama yapıldı?” şeklindeki bir soru da tümüyle anlamsız kalır. Çünkü seçim de, atama da harfi harfine yönetmeliğe uygun şekilde yapılmıştır.

Konu açılmışken benim adaylığıma ilişkin ayrıntıyı da dile getirmiş olayım. Başvuruları değerlendiren Danışma Kurulu’nda bir ortak öneri gelişti: Kurul üyeleri tarafından bu tiyatroya ilk ivmeyi benim vermemin sağlıklı olacağı dile getirildi. Ben aday olmayı başlangıçta düşünmemiştim. Ama Kurul’un bu isteği ile yüz yüze kalınca; artık mesleğime, sanatıma olan sorumluluğum, böyle önemli bir görevden kaçmama izin vermedi, veremezdi. Aday olmama engel hiç bir kural ya da faktör de yoktu. Olumsadım, benimsedim ve derhal Danışma Kurulu’ndan istifa ederek adaylar safına geçtim; diğer bütün adaylar gibi ben de uzaktan sonucu bekledim. Kurul, görüşmeleri sonucunda oylama yaparak, yönetmelik gereği Başkana sunulacak iki adayı belirlemiş: Telat Yurtsever ile Yücel Erten. Sayın Başkan da teveccühh gösterip, görevi bana emanet etmeyi tercih etmiş. Özetleyelim: Yönetmeliğin ve etik değerlerin koyduğu kurallar, hiç bir noktada çiğnenmiş ya da örselenmiş değildir. Muhalefet şerhi koyan bile olmuş. Şimdi bu süreçte eğri ya da çarpık ne var? İzmir Şehir Tiyatrosunun geleceğini ve esenliğini düşünen o kuruldan başka iki aday da çıkabilirdi. Ya da Başkan Tunç Soyer bir başkasını tercih edebilirdi. Değil mi? Aday olmak, seçilmemeyi göze almak değil midir?


Sosyal medyada bilgiye dayanmadan, tahmin yürüterek, belki de bir çeşit alınganlıkla yazılanlara ‘eleştiri’ demeye dilim varmıyor ki yanıt vereyim. Bu söylediklerim de savunma değil, bilgilendirme.

Yorumlar (2)
Adnan Yıldırım 2 ay önce
Yücel Hoca kendine bunu yakıştırabildikten sonra kim ne diyebilir.
Deniz TURHAN HOTİÇ 1 hafta önce
İzmir için büyük şans, büyük ayrıcalık. İzBBŞT ilk adımlarını Yücel Erten ile atması aklen, fikren ve manen "iyi bir alt yapıya sahip olunacağı" anlamına geliyor. Sonraki dönemlerde göreve gelecekler için de bulunmaz nimet sayılacak, kuşkusuz. İzmir kazandı! Daim, üretken, etkin olsun!
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner178
17°
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Sivasspor 33 50
8. Hatayspor 32 49
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 33 41
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 32 33
19. Gençlerbirliği 33 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 30 54
5. İstanbulspor 30 54
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Ümraniye 30 44
9. Tuzlaspor 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Anket Tümü
Sizce Türkiye'nin en önemli ana gündemi ne olmalı?