‘Birbirimize ihtiyacımız olduğunu daha iyi anladık’

İz Web Tv’de ‘Kent ve Sanat’ programına katılan Zafer Güler ile Öznur Korkmaz, salgın günlerinde birlikteliğin ve sevginin daha iyi anlaşıldığını belirterek geleceğe dair umut dolu mesajlar verdi

KÜLTÜR SANAT 28.04.2020, 17:31 28.04.2020, 17:41

İz Web Tv’de yayınlanan ‘Vedat Araz ile Kent ve Sanat’ programının konukları müzisyen Zafer Güler ile Öznur Korkmaz oldu. Sanatçıların bağlamayla tanışmalarından Türk Halk Müziğine bakış açılarına kadar birçok konunun konuşulduğu canlı yayında türküler de söylendi.

‘ARKADAŞIM OLDU’

Çocukluğunda babasının her akşam muhakkak bağlama çaldığını ve onu dinlemeden asla uyumadığını söyleyen müzisyen Öznur Korkmaz, ortaokul yıllarında ise kardeşiyle birlikte bağlama kursuna yazıldığını anlattı. O yaşlardan itibaren müzikten hiç kopmadığını ve üniversitede de konservatuara gittiğini söyleyen Korkmaz, “Bağlama sevincimde, üzüntümde bana yol arkadaşlığı yaptı ve benim her şeyim oldu. Bağlama; benim canım, yol arkadaşımdır. Anadolu’nun ise sesi ve nefesidir.” diye konuştu.

‘ÇOK HEVESLİYDİM’

Müzisyen Zafer Güler de babasından bağlama çalmayı öğrendiğini ve çocukluğunda çok hevesli olduğunu aktardı. Okul döneminde bir 23 Nisan kutlamasında öğretmeninin isteği üzerine Zülfü Livaneli’den 3 türkü söylediğini söyleyen Güler, lise yıllarında ise edebiyat öğretmeninin kendisine bir kaset hediye ederek “Zafer bu tarzda dinlemelisin” dediğini anlattı. Kasetin Erkan Oğur’a ait olduğunu ve onu dinledikten sonra aradığı müziğin o olduğunu anladığını kaydeden Güler, “Erkan Oğur ile tanıştıktan sonra hemen arkasından Bülent Ortaçgil ile tanıştım. Hemen gitara başladım o şarkıları söyleyebilmek için. 20 yaşında üniversiteyi kazandım ve kafelerde, öğretmenevlerinde müzik yapmaya başladım. Bu yaşa kadar hep müzik yaparak hayatıma devam ettim, ekmeğimi kazandım. Müzik beni terk edene kadar da devam edeceğim” şeklinde konuştu.

Kendisinin daha çok özgün müzik yaptığını ifade eden Zafer Güler, Türk Halk Müziği’nin iyi bir noktada olduğunu ve çok iyi sanatçıların yetiştiğini söyledi. Halk müziğinin Azeri, Yunan, İran müziklerinden ve tarz olarak da caz, pop, rock gibi müziklerden etkilenmek zorunda olduğunu belirten Güler, “Bunu güzel bir şekilde harmanlayıp sunabiliriz. Bence illa türkü kavalla söylenir, sazla söylenir değil! Tabii ki içeriğini ve formatını çok fazla değiştirmemek gerekir.” dedi.

‘HİSSEDEMİYORUZ’

Kent yaşamının, teknolojinin ve yaşam biçiminin müziği de etkilediğini söyleyen Zafer Güler, “Bir insanı ne kadar çok özlerseniz ve özlediğiniz halde göremezseniz bence o kadar iyi türküler yazabilirsiniz. Ama şimdi istediğimiz insana, istediğimiz anda ulaşabiliyoruz. İsterse dünyanın bir ucunda olsun! Özleyemediğimiz için de şarkı yazamıyoruz. Kent yaşamı bu imkanları sunduğu için birçok şeyden de bizi yozlaştırıyor aslında. Eskiden bu kadar güzel türküler yazılabilmiş de şimdi neden yazılamıyor? Çünkü hissedemiyoruz… Korona bizi 1 buçuk ay eve hapsetti ve ben bu sürede aslında okumadığım şiirlerin, zaman ayıramadığın türkülerin, her şeyin içine daldım.” dedi.

‘TÜRKÜYÜ TANITMALIYIZ’

Pop kültürünün geleneksel müziğe ilgiyi azalttığını söyleyen Öznur Korkma ise türkü adı altında yapılan bazı besteleri eleştirdi. Neşet Ertaş’ın yârinden ‘gül’ diye bahsettiğini ancak günümüzde ise bestecilerin ‘zalim, hain, saçını yolarım’ gibi kelimeler kullandığını, sevginin bile aslında naif olmadığını söyleyen Korkmaz, “İnsanlar bağlama eşlik ettiği için bu tür besteleri türkü zannediyorlar. Türkü nedir, ne değildir diye insanlara tanıtamıyoruz belki de! Hangisinin daha doğru olduğunu öğretebilmek için neler yapabiliriz diye de düşünüyorum aslında” ifadelerini kullandı.

‘UMARIM HERKES ANLAR’

İnsanların birbirlerini sevmesinin ve destek olmasının ne kadar da önemli olduğunun son dönemde daha da iyi anlaşıldığını söyleyen Zafer Güler, “Dünyayı güzellik kurtaracak bir insanı sevmekle başlayacak her şey demek istiyorum. Bunu bu zamanlarda çok iyi anladık. Tüm sıkıntıların üstesinden sevgiyle gelebileceğimizi umarım herkes anlar. Bir insanı sevmekle her şeyin güzel olabileceğini, başka insanlarla var olabileceğimizi ve tek başımıza hiçbir anlamımızın olmadığını umarım herkes anlar.” diye konuştu.

‘ÜMİT HEP VAR!’

Her şeyin yok olduğu zannedildiği anlarda bile bir ümit olduğunu belirten Öznur Korkmaz ise, “Sabahattin Ali’nin çok güzel bir sözü var; ‘ilkbahar gibi bir mevsimi olan bu dünya, üzerinde yaşamaya değer ne olursa olsun’ demiş. Hepimizin birbirine ihtiyacı var ve diyorum ki, kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” şeklinde konuştu.

‘ŞARKILAR SÖYLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

Grup Yorum üyelerinden Helin Bölek’in ölüm orucunda vefat ettiğini hatırlatan Zafer Güler, “Grup Yorumu yıllardır kimse anlayamadı. En son bu duruma geldi. Kimsenin de umursadığı yok. Çünkü ülkede insana değer yok, sanata değer hiç yok!” dedi. Grup Yorum’un sadece özgürce türkülerini söylemek istediklerini aktaran Öznur Korkmaz ise, “Tabii ki biz her zaman türküler ve şarkılar susturulamaz diyoruz. Kazım Koyuncu’nun da dediği gibi savaşlar, katliamlar, ölen, öldürülen çocuklar gördük ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söylemeye devam ettik. Biz de söylemeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
17°
az bulutlu
Anket Tümü
Koronavirüs sebebiyle sokağa çıkma yasağı ilan edilmeli mi?