İBB Davasına bakan İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, bugünkü Turan Taşkın Özer krizi nedeniyle duruşmayı başlamadan bitirmesinin ardından duruşma düzenine ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı göndererek, "yargılamanın sağlıklı biçimde yürütülebilmesi, sanıkların savunmalarını tamamlayabilmesi" için duruşmanın sanıklar, avukatları, müştekiler, müşteki vekilleri, basın mensupları ve tutuklu sanıkların birinci ya da ikinci derece yakınlarından biriyle sınırlı şekilde yapılmasını istedi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı da müzekkereye yanıt verdi ve İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava kapsamında duruşma öncesinde güvenlik tedbirlerinin artırılması için İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’na yazı gönderdi.
16 Mart 2026 tarihli yazıda, "yargılama seyri, duruşma salonu düzeni ve katılımcılara ilişkin oluşturulan mahkeme ara kararının icra edilerek, bildirilen sınırlamaya uygun tedbirlerin mevzuat çerçevesinde alınması" talep edildi.
Yazıda ayrıca, Silivri Kaymakamlığı’nın konuya ilişkin yazısının da dikkate alınarak yerleşke çevresi ve duruşma salonuna ayrılan bina girişinde gerekli önlemlerin alınması istendi.
Başsavcılık, duruşmanın ses ve davranışlarla aksatılmaması için tüm özenin gösterilmesini ve suç teşkil edebilecek eylemlerle karşılaşılması halinde Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan talimat alınmasını talep etti.
NE OLMUŞTU?
CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası'nın ikinci haftasında, bugünkü duruşma başlamadan sona erdi.
Sanıklar ve avukatlarının savunmasıyla devam etmesi beklenen duruşma, aynı zamanda hukukçu olan CHP Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Turan Taşkın Özer ile Mahkeme Başkanı arasındaki izleyici kısmına geçme tartışması nedeniyle yapılamadı. Heyet, duruşmaya önce ara verdi, ardından duruşmayı yarına erteledi. Duruşmanın yarına bırakıldığını mahkeme heyeti değil, mübaşir salondaki izleyicilere duyurdu.
Geçen hafta gazetecilerin, basına ayrılan masalı bölümden tekrar izleyici kısmına geçmesi yönünde Mahkeme Başkanı’nın verdiği talimat sonrası gazetecilere yönelik girişlerdeki denetlemelerin artırıldığı bugünkü duruşmada, duruşmayı çizen Tarık Tolunay ve Sönmez Karakurt’un da yerleri değiştirildi. İki çizer de izleyici bölümüne alındı.
Gazeteciler, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne talep dilekçesi yazdı. Dilekçede gazeteciler "masalı bölümlerde" duruşmayı takip etmek istediklerini beyan etti. Dilekçede şu ifadelere yer verildi:
“Bizler gazeteciyiz, size bu satırları sizin yüzünüzü dahi göremediğimiz, sesinizi duymakta zorlandığımız, salonun gazetecilik yapmak için en elverişsiz noktasından kaleme alıyoruz. Bizler halkın haber alma hakkını savunan, kamu adına haber yapan, bu salonun sizler gibi tarafsız üyeleriyiz. Anayasa ile koruma altına alınan halkın haber alma hürriyetinin birer temsilcileriyiz. Bu süreçte, yargılamanın başladığı günden bu yana hiçbir şekilde ‘duruşma düzenini bozmayan’ gazeteciler, sizin takdirinizle salonun görece daha ortasında er alan mikrofonsuz masaların bulunduğu bölüme alındık. Perşembe ünü görülen duruşmada yine sizin takdirinizle salonun gazetecilik için en elverişsiz bölümüne gönderilmek istediğimizde ise bu durum duruşmanın ertelenmesine neden oldu. 16 Mart itibarıyla duruşmanın 5. gününde yine salonun en sağ arka köşesinde, en kör noktadayız. Gazetecilik, halkın haber alma özgürlüğü ve basın özgürlüğü adına yeniden gazeteciliği elverişli koşullarda yapabileceğimiz, duruşmayı daha önce takip ettiğimiz yerde, avukatların yanındaki masaların olduğu alanda takip etmek istiyoruz. Gereğinin yapılmasını saygılarımızla arz ederiz.”




