İzmir’in su altyapısının ön önemli kuruluşlarından biri olan İZSU’dan şaşırtıcı bir hamle geldi.
İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan imzasıyla ilgili yerlere dağıtılan yazıda, Büyükşehir’e ait istasyonların ‘özelleştirileceği’ belirtildi.
İlgili yazıda; atıksu arıtma tesisleri ve atık su, yağmur suyu, altgeçit terfi istasyonlarının işletilmesi için hizmet alım ihtiyacı olduğu belirtildi. Yazı; Atıksu Arıtma Daire Başkanlığı, İşletmeler 1. Bölge Dairesi Başkanlığı, İşletmeler 2. Bölge Dairesi Başkanlığı, İşletmeler 3. Bölge Dairesi Başkanlığı’na gönderildi.
İlgili yazı şu şekilde:
İdaremize bağlı olan İşletmeler 1.Bölge, 2.Bölge ve 3.Bölge Daire Başkanlıkları tarafından işletilmekte olan atıksu arıtma tesisleri ile atıksu, yağmursuyu ve alt geçit terfi istasyonlarının işletilmesi amacıyla hizmet alımı ihtiyacı bulunmaktadır. Bu kapsamda ekli listede adı geçen İşletme Daire Başkanlıkları personelleri görevlendirilmiş olup tesislerin işletilmesine ilişkin hizmet işi ihale dosyalarının 30.06.2026 tarihine kadar Atıksu Arıtma Dairesi Başkanlığına incelenmek üzere sunulmasına, 31.08.2026 tarihine kadar ise Atıksu Arıtma Dairesi Başkanlığı tarafından Ticaret İşleri Dairesi Başkanlığına gönderilmesi hususunda gereğini rica ederim.
SENDİKADAN ÖZELLEŞTİRMEYE TEPKİ: KAMU KAYNAKLARI SERMAYEYE PEŞKEŞ ÇEKİLMESİ DEMEK
Konuyla ilgili olarak Belediye İş Sendikası 2 Nolu Şube açıklama gerçekleştirdi. Sendika, gerçekleştirdiği açıklamada, taşeron ve özelleştirmenin yanlış olduğunu belirtti. Sendika, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, böyle bir sürecin emekçilere zarar vereceğini belirterek, “Bizler biliyoruz ki taşeron demek emek sömürüsü demektir. Güvencesiz çalışma demektir. Emeğin ve işçiliğin kar hırsı ile yok sayılması demektir. Kamunun kaynaklarının halka eşit dağıtılması yerine sermaye sahiplerine peşkeş çekilmesi demektir. Taşeron demek kurumun geleceğinin müteahhit firmalara ipotek edilmesi demektir. Belediye İş Sendikası olarak bu duruma seyirci kalmamız beklenemez. Bizler gibi İzmir halkının da bu duruma sessiz kalmayacağını biliyoruz” dedi.
İZSU’NUN ARAÇLARI BOZUK YATARKEN, MÜTEAHHİTLERDEN AYNI ARAÇLAR KİRALANIYOR
Açıklamada ayrıca İZSU’nun şu anki işletme durumuna dair önemli bir bilgi verildi. İZSU’da bulunan iş makinelerinin arızalı ve tamirlerinin yapılmadığı ancak buna rağmen aynı araçların müteahhit firmalardan alındığı belirtildi. Açıklamanın ilgili bölümünde, “İZSU Genel Müdürlüğü’nün kendi envanterinde bulunan iş makinaları, vidanjörler, su tankerleri ve kanal kombine araçlarının tamir ve bakımları yapılmayıp, faal durumda olanlar da çalıştırılmayıp müteahhit firmalardan kiralama yoluna gidilmekte, kurumun kendi imkanlarıyla iş yapabilme gücü yok edilmektedir” ifadelerine yer verildi.
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
İZSU Genel Müdürlüğü bünyesindeki İşletmeler 1. Bölge, 2. Bölge ve 3. Bölge Daire Başkanlıkları tarafından işletilmekte olan atıksu arıtma tesisleri, atıksu, yağmur suyu ve alt geçit terfi istasyonlarının işletilmesinin taşeron firmalar tarafından yapılması için çalışmalar yapılmaktadır.
Yapılmak istenen uygulamanın doğru olmadığı konusunda İZSU Genel Müdürlüğü, İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkililerine itirazlarımızı ve gerekçelerimizi ilettik. Ancak gelinen noktada bu taşeron sistemi ile ilgili çalışmaların durdurulması gibi bir durum söz konusu olmadığı gibi yangından mal kaçırır gibi bu çalışmaların hızlandırıldığı bilgisi tarafımıza gelmiştir.
Bizler hem İzmir halkının bir ferdi hem de taşerona devri planlanan bu işyerlerinde örgütlü sendika olarak mevcut durumun kamuoyunun bilgisine sunma ihtiyacını duyuyoruz.
Bilindiği üzere 2011 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesinde faaliyet gösteren taşeron firmalarda çalışan işçilerin Büyükşehir şirketlerine aktarımı yapılmış ayrıca 2018 yılında çıkarılan 696 sayılı KHK ile kalan taşeron işçilerin şirketlere aktarımı yapılmıştır. Aynı uygulamalar İZSU Genel Müdürlüğünde de yapılmıştır. Şu an itibariyle İZSU’nun kendi işçileri eliyle yapması gereken asıl işlerinin taşeron firmalara devri yapılmakta mevcut durum 2011 öncesi döneme taşınmaya çalışılmaktadır.
İZSU Genel Müdürlüğü’nün kendi envanterinde bulunan iş makinaları, vidanjörler, su tankerleri ve kanal kombine araçlarının tamir ve bakımları yapılmayıp, faal durumda olanlar da çalıştırılmayıp müteahhit firmalardan kiralama yoluna gidilmekte, kurumun kendi imkanlarıyla iş yapabilme gücü yok edilmektedir.
Hatırlayalım 2024 yılı mayıs ayında kurumda istihdam fazlalığı gerekçe gösterilerek toplu iş çıkışları yapılmıştı.
O halde bizler soruyoruz; O gün işçiler istihdam fazlasıysa bugün su arıza kanal arıza gibi en hassas işlerde neden taşeron işçiler çalıştırılmaktadır?
İZSU’dan son iki yılda 400’ün üzerinde işçi emekli olmasına rağmen neden yerlerine istihdam yapılmamaktadır?
Buradaki asıl maksat denir?
O gün yapılan toplu iş çıkışlarında bugünler mi planlanmıştır?
Bizler biliyoruz ki taşeron demek emek sömürüsü demektir. Güvencesiz çalışma demektir. Emeğin ve işçiliğin kar hırsı ile yok sayılması demektir. Kamunun kaynaklarının halka eşit dağıtılması yerine sermaye sahiplerine peşkeş çekilmesi demektir. Taşeron demek kurumun geleceğinin müteahhit firmalara ipotek edilmesi demektir.
Belediye İş Sendikası olarak bu duruma seyirci kalmamız beklenemez. Bizler gibi İzmir halkının da bu duruma sessiz kalmayacağını biliyoruz.
Bugünden itibaren İZSU Genel Müdürlüğünü bu uygulamalardan derhal vazgeçmeye davet ediyoruz.
Buradan Cumhuriyet Halk Partisi’ne de sesleniyoruz. Bu partinin taşeron çalışmalarının kaldırılması için yıllardır mücadele vermişken, burada yapılmak istenen düzene sessiz ve seyirci kalamaz. Otoyolların işletilmesinin devredilmesi konusunda gösterdiği dik duruşu İZSU Genel Müdürlüğünün arıtma tesislerinin işletilmesinin devredilmesi konusunda da göstermesini bekliyoruz.




