ZEYNEP MUTLUSOY / İZGAZETE - Türkiye’de yaşanan sıcaklıkların ardından yağışlar bu hafta itibari ile başlaması bekleniyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün vermiş olduğu hava tahmin raporlarında sıcaklıkların düşeceği ve yağışların başlayacağı öngörülüyor.
Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, hava sıcaklıklarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
TÜRKİYE’DE ORTALAMANIN ÜSTÜNDE YAĞIŞ GÖRÜLDÜ
Prof. Dr. Yaşar, Türkiye’de özellikle ilk yarı yılında ortalamanın üstünde yağışlar görüldüğünü belirterek, “Dün yağışlar başladı. 2026 yılı tahmin ettiğimiz gibi bol yağışlı ve gerçekten beklentilerimizin çok üstünde bir dönem oldu. 2026 ilk yarısında ortalama yağışları yakaladık. 2023 yılında Türkiye’de yağışlar yüzde 23-13 gibi ortalamanın üstüne çıktı, bu ciddi bir rakamdır. Yüzde 13 fazla yağdı” dedi.
İZMİR, 1938 SONRASI EN SOĞUK MAYIS AYINI YAŞADI
Hava sıcaklıklarının mart, nisan, mayıs aylarında ortalamanın çok altına geçtiğini söyleyen Yaşar, “Bu yıl çok güzel ve keyifli bir yaz geçiriliyor. 3 Mayıs 1938 sonrası, İzmir en soğuk mayıs gününü 3 Mayıs’ta yaşadı, yani soğukluk rekoru kırdı. Avrupa sıcaklıklarından dolayı ejderha sıcaklıkları deniliyor ama hayır, biz bu sene daha İzmir’de 40 dereceleri görmedik” ifadelerini kullandı.
BU SENE YAZ SICAK GEÇMEYECEK
Prof. Dr. Yaşar, Mega El Nino’nun beklendiğini ve bunun da sıcaklıkları arttıracağını ama Ekim-Kasım sonlarına doğru yoğun yağışların başlayacağını söyledi. Bu yıl ciddi yağışların yaşanacağını belirten Yaşar, “Bu sene yaz çok sıcak geçmeyecek. Türkiye'de 1938 sonrasında 2026 yılı yağış rekoru kırabilir” dedi.
Prof. Dr. Yaşar, geçen sene Türkiye’de, özellikle İzmir’de yaşanan barajların doluluk oranlarının düşmesinden kaynaklı olarak suların kesilmesinin ardından aynı durumun bu yıl yaşanmayacağını aktardı. Yaşar, “Çok büyük barajlarımız doldu ve kapakları da açıldı. 2035 – 2036’lara kadar önümüzdeki bir on yıl boyunca, yani bir 7-8 senesinde yağışlar ortalama civarında ve üstünde gerçekleşecektir,” diyerek özellikle geçen sene yaşanan su sıkıntılarını daha öncede uyarı niteliğinde uyardığını vurguladı.
ASIL SORUNUMUZ SU KULLANMASINI BİLMİYORUZ
Geçtiğimiz senelerde yaşanan barajlardaki suyu bitmesinin en büyük sorunlardan biri olarak, uyarıları dikkate alınmadığını şu şekilde ifade etti: “Bizim asıl sorunumuz, su kullanmasını bilmiyoruz. Biz maalesef su kullanmasını bilmediğimiz için bunları yaşadık. Öncesinde uyarmıştık, öncelikle barajlardan tarım alanlarında kesinlikle kapalı ortamlarda sular gelecek, açıkta değil. Açık alanlardan su geldiğinde bütün sanayi çevredeki iller ilçeler. Bütün kirli sularını sulama kanalına bırakarak zehir bırakıyorlar. Kirli suları arıtıp bunları tarıma kazandırmamız gerekiyor”
ÇİĞLİ’DE 500 METREKÜP SU DENİZE BIRAKILIYOR
Prof. Dr. Yaşar, özellikle Çiğli’de her sene 500 metreküp su arıtıldıktan sonra denize bırakıldığını, bu suyun denize bırakılmaması ve doğrudan tarıma kazandırılması gerektiği aktardı. Bu iki konunun gerçekleştirilmesi dahilinde Türkiye’nin su sorununun hiçbir zaman için olmayacağını vurgulayan Yaşar, “İzmir’de de su sorunu kalmaz. Tek yapacağımız şey suyumuzu korumak, dünyadan hiçbir şey sudan önemli değildir. Dünya’da savaşların çıkış nedeni su ve gıdadır” dedi.



