İzmir'de ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamayla gündeme gelen 76 yaşındaki emekli Niyazi Yıldız, röportajının ardından, bakanlık, valilik ve milletvekillerinden gelen yardım tekliflerini kabul etmediğini belirterek, "Binlerce emekli arkadaşım zor durumda. Biz adalet istiyoruz, özgürlük istiyoruz. İnsanca yaşamak istiyoruz, yaşamak. " dedi. “Bir çiçekle yaz gelmez” diyen Yıldız, bireysel yardımlar yerine emeklilerin genel sorunlarının çözülmesi gerektiğini vurguladı.

"EMEKLİLER ÇABUK ÖLÜR"

29 yıl boyunca devlet memuru olarak görev yaptığını söyleyen 76 yaşındaki Niyazi Yıldız, verdiği röportajda İzmir’de depo olarak kullanılan 1+1 bir evde yaşadığını belirtmişti. Yıldız, kendisine yapılan yardım tekliflerini neden kabul etmediğini şu sözlerle anlattı: “Vali Bey’den telefon geldi. Ben yardımları kabul etmedim. Şimdi benim akrabalarım, yeğenlerim, hepsi maddi durumları iyi. Hepsi müteahhitlik yapıyor. Aslan gibi üç tane oğlum var. Hepsi geldi, yine halimi sordular. ‘Babacığım, var mı bir ihtiyacın? Var mı bir sıkıntın?’ Yeğenlerim İstanbul’dan telefon açıyor. Maddi manevi her konuda senin yanındayız. Benim için sorun değil. Bir çiçekle yaz gelmez. Bana yardım etseler, Avrupa’ya, İngiltere’ye, Fransa’ya gönderseler ne yazar? Binlerce emekli arkadaşım var. Çoğu tren garında, otobüs terminallerinde, otel köşelerinde, acil servislerde, bankın üzerinde yatarken benim vicdanım bunu kabul etmiyor.

1974’te işe girmişim. 52 yıl oldu. Ben her ay maaşımı tıkır tıkır almışım. Milletvekili kardeşimiz çıkıyor, ‘Emekliler maaş alamıyordu’ diyor. Allah aşkına. Gelsin bende bir sorsun: Hangi ay ben maaşımı almamışım? 52 yıldır ben maaş alıyorum. Bir milletvekili kardeşimiz çıkmış, ‘Emekliler çok yaşıyor’ diyor. Acaba sordu mu, niye bu kadar çok yaşıyorsunuz? Tabii bir deri bir kemik kalmış. Organlar rahat rahat çalışıyor. Emekli uzun süre yaşıyor. Şöyle bir emekliye baksın. Şöyle bir göbek... A vitamini, B vitamini, C vitamini alsın. Emekliler çabuk ölür. Acaba gökten bu iki arkadaşımıza vahiy mi geldi? 'Emekliler iyi yaşıyor, uzun ömür yaşıyor.'

"İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ, ÖLMEK İSTEMİYORUZ"

60 bin âlemi yaratan Allah var. Zalimin zulmü varsa mazlumun da Allah’ı var. Çekme mazlumun ahını. Çekersin, aheste aheste. Cenab-ı Allah Kur’an-ı Kerim’de demiş, zalim olma. Hz. Ömer’in adaleti var. Sırtında ekmek, su, garibana yardım ediyordu. Biz niye yardım etmiyoruz? Biz de yardım ediyoruz emekliye. Emeklinin durumunu görüyorlar, biliyorlar. Yani benim diyecek bir şeyim yok. Görünen köy kılavuz istemez. Sokaklarda görüyorlar. Yani ben ne diyebilirim? Diyecek bir şeyim yok. Sağ olsunlar, yukarıdakiler görüyor. Ama bizim hakkımızı onların dile getirmesi lazım. Onlar bizi özgürlüğe kavuşturmalı. Biz adalet istiyoruz, özgürlük istiyoruz. İnsanca yaşamak istiyoruz, yaşamak. Ölmek istemiyoruz. Eğer ölmek ellerindeyse bizi öldürebilirler. Emekliyiz. Nasıl olsa yaş gelmiş, geçmiş. Bundan sonra ne köy olur ne kasaba. Çok yerden yardım, telefon açtırıyor. Ben kabul etmedim. Binlerce telefon geldi. Ankara’dan geldi, İstanbul’dan geldi, vekillerden geldi, valilikten geldi. Ben kabul etmedim.

Türkiye’nin en ucuz ve en pahalı şehirleri nereler? TÜİK açıkladı, İzmir o listede zirveye çıktı
Türkiye’nin en ucuz ve en pahalı şehirleri nereler? TÜİK açıkladı, İzmir o listede zirveye çıktı
İçeriği Görüntüle

"BİR ÇİÇEKLE YAZ GELMEZ"

Neden kabul etmedim? Allah'a şükür çocuklarım yardım ediyor, yeğenim var aslan gibi. Bir çiçekle yaz gelmez. Ben bir çiçeğim. Beni Fransa’ya gönder, İngiltere’ye gönder, benim vicdanım bunu kabul etmiyor. Ben gece başımı yastığa koyunca arkadaşlarım gözümün önüne geliyor, onların mağduriyeti. Cebimde beş liram varsa iki buçuk lirasını onlara veriyorum. Ben böyle bir insanım. Çünkü ben bir tek Allah’tan korkarım. Kimseden korkmam. Benim vicdanım kabul etmediği için dilim bana dedi: söyle, söyle, söyle. Ben de mecburiyet karşısında söyledim. Ama onlar korkuyor. Bazıları tuzu kuru. Üç tane daire kirada, beş dükkân kirada. Nasıl olsa kiralar yüksek. Ama 16 milyon emekli var. Bir milyonunu çıkar, 15 milyon mağdur emekli var. O bir milyon zaten sesini çıkarmaz. Onun tuzu kuru”

Kaynak: ANKA