Batuhan KAYA- 6 Şubat Depremi’nden sonra kamu binalarına depreme dayanıklılık testi yapılması ve depreme dayanıksız olan binaların yıkılması kararının verilmesiyle Balçova 2 Nolu Aile Sağlığı Merkezi’ne depreme dayanıklılık testi yapıldı. Yapılan testler sonucu depreme dayanıklı olmadığı anlaşılan bina hakkında 30 Mart 2023 tarihinde yıkım kararı çıktı. Yıkım kararının ardından Sağlık Merkezi çalışanı hekimler Balçova Ata Caddesi üzerinde yeni yer arayışına girdi ancak artan kiralardan ötürü Aile Sağlığı Merkezi olmaya uygun bir yer bulunamadı.

 

Yer bulunamaması sonucunda İlçe Sağlık Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, Kaymakamlık ve Balçova Belediyesi’ne başvuran hekimler çabalarına bir karşılık bulamadı. 20 binin üzerinde hastaya hizmet veren 30 Mart 2023’ten bu yana hakkında yıkım kararı olan binada çalışmaya devam eden hekimlerden ve İzmir Aile Hekimleri Derneği Başkanı olan Uzman Dr. Muhteber Çolak aylardır yaşadıkları sorunu, “2023 Ağustos’tan bu yana depreme dayanıksız, yıkım kararı olan bir binada sağlık hizmeti vermeye devam ediyoruz. Hem hastalar hem biz sanki canımızı yolda bulmuş gibiyiz. Binanın yıkım kararı var ne elektrik kesiliyor ne su kesiliyor ve biz hizmet vermeye devam ediyoruz. Herkes sorumluluğu birbirine atıyor. Kapıya, ‘Bina depreme dayanıksızdır ve yıkım kararı vardır’ yazmakla sorumluluk kurtulduklarını varsayıyorlar” diyerek anlattı.

İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nün kendilerine yazı göndererek, ‘Kendileri yer bulsun’ dediğini ifade eden Çolak, “2023 yılının mayıs ayında bize binanın depreme dayanıksız olduğunu ve binayı boşaltmamız gerektiğini tebliğ ettiler, ek süre verildi ancak 2023 yılının temmuz ayında verilen ek süre de doldu. O süreçte İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nden, ‘Bu binanın boşaltma kararı var, İlçe Sağlık Müdürlüğü ya da Aile Hekimliği yer bulsun’ diye yazı geldi. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nün bize yer bulamadığını ifade etmesi üzerine biz, Balçova eski Kaymakamı aracılığıyla bir yer bulduk. Kiraladığımız yerle alakalı sürekli sorun yaşadık ve sözleşmemizi feshetmek zorunda kaldık. Ağustos’tan aralık ayına kadar oraya kira ödedik ancak tadilat bitmedi ve dükkân sahibiyle de sürekli sürtüşme yaşadığımız için sözleşmemizi feshetmek zorunda kaldık. O yere edilen masraf 500 bin TL’nin üzerindedir ve belki de 1 milyon TL gibi bir masrafı daha vardı. Bu masraf ya bizim cebimizden çıkacaktı ya da bağışçı bulunacaktı. Bağışçı bulunamadığı için cebimizden masraf yaptık. Orası uymayınca başka yerlere baktık, bir yer için 190 bin TL başka bir yer için 90 bin TL kira istendi” dedi.

Balçova Belediyesi konut yapacakmış

Binanın mülkiyetinin Balçova Belediyesi’ne ait olduğunu ve yıkılıp yeniden konut olarak inşa edileceğinin CHP Balçova Belediye Başkanı Fatma Çalkaya tarafından kendilerine bizzat söylendiğini kaydeden Çolak, “Balçova Belediyesi’ne, ‘Bu bina yıkıldıktan sonra ne olacak?’ dediğimizdeyse Belediye, ‘Binanın konut ruhsatı var’ dedi. Bu bina hiçbir zaman konut olmamış, her zaman sağlık merkezi olmuş. Ağustos’ta boşaltmamız gereken binada çalışmaya devam ediyoruz. Burası 7 hekimin çalıştığı, 20 bin kişi ve onların misafirleriyle birlikte 30 bin kişiye hizmet veren bir kurum. Balçova’da 24 hekim var ve 7’si burada, Balçova’nın 3’te 1’ine biz hizmet veriyoruz. Bu bölgede kamu kurumları için bir arsa bile ayrılmamış. Bu sorun hekim olarak bizim çözebileceğimizin çok üzerinde” diye konuştu.

 Çözüme yanaşmıyorlar

Tüm yetkililerin topu birbirine attığını ve kimsenin sorunu çözmeye yanaşmadığını söyleyen Çolak, “Fatma Çalkaya’nın bize, ‘Oranın konut ruhsatı var biz orayı farklı değerlendireceğiz’ diyor. İl Sağlık Müdürlüğü, ‘Aile Hekimliği sorunu çözsün’ diyor. Bu yönetmelik çıktığında küçük il ve ilçelerde yaşayan hekimler bu sorunu çözebilmişler ama İzmir gibi bir metropolde bu sorunu çözebilmemiz imkânsız. Bugünkü fiyatlarda bize bunun için ödenen parayla bir şey yapmamız mümkün değil, kendi cebimizden yapma imkânımız da yok. Zaten cebimizden 500 bin TL harcayıp başarısız olduk, daha ne yapacağız? Balçova Belediyesi bize bir parkta, ‘75 metrekare yer verelim’ dedi, biz orada ne yapacağız? Bugünkü maliyetlerle 75 metrekareye nasıl bir sağlık merkezi inşa edeceğiz? Hadi ettik 75 metrekare kime yetecek?” dedi.

20 bin kişi doktorsuz kalabilir

Belediye’nin binayı yıkmak için geldiği takdirde yapacak hiçbir şey olmadığını ve 20 bin insanın tedavi edildiği binanın yıkılacağını ifade eden Çolak şöyle konuştu:
“Belediye yarın gelip, ‘Burayı yıkıyorum’ derse yapacak bir şeyimiz yok. İşin daha da iç karartıcı yanı hastaların da yapacak bir şeyi yok. Kapıya kocaman yıkım kararını asmışlar ama hiçbir şey yapmıyorlar. Belediye isterse şu an bizi tahliye eder, polis gönderir ama hiçbir şey yapmıyor, Sağlık Müdürlüğü de yapmıyor ve biz böyle sürünceme de çalışmaya devam ediyoruz.”

Editör: Özlem Çimen Durmaz