Urla’da eski Halk Eğitim Merkezi Müdürü hakkında açılan iki ayrı “sarkıntılık” davasında karar çıktı. Aynı mahkemede görülen her iki dosyada da sanık suçlu bulunarak ceza aldı. Ancak cezalar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmesi ve uygulanan indirimler tartışma yarattı. Karar duruşmasına mağdurların vekili Av. Saadet Kayaalp’in yanı sıra İzmir Barosu, Türkiye Barolar Birliği, Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü avukatları da müdahil olarak katıldı. Duruşmayı ayrıca Urla Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Urla Belediyesi Kadın ve Aile Müdürlüğü, Eğitim-İş Sendikası Urla Şubesi, Eğitim-Sen Urla, CHP Urla Kadın Kolları, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Urla İlçe Başkanlığı, Urla Kadın Dayanışma Derneği ve birçok kişi ile kurum takip etti. Kurum temsilcileri ve yurttaşların yanı sıra çok sayıda polisin de görev aldığı duruşma, saat 18.00’de sona erdi.

Savcılık, sanki yargılama hiç yapılmamış gibi beraat mütalaası verdi

Duruşma sonrası açıklama yapan mağdurların vekili Av. Saadet Kayaalp, iki yıldır birçok kişi ve kurumla birlikte yoğun emek harcanan sürecin sonunda sanığın suçunun, Adli Tıp Kurumu ruh sağlığı raporu ve tüm kamu tanıklarının beyanlarıyla ispatlandığını belirtti. Ancak savcılık makamının, yargılama süreci hiç yaşanmamış gibi, iddianameyi dahi değerlendirmeden “iki satır gerekçesiz bir mütalaa ile adeta sanığı tebrik eden” bir beraat görüşü sunduğunu söyledi.

İZSU'dan 32 saatlik su kesintisi uyarısı: Sekiz ilçe etkilenecek!
İZSU'dan 32 saatlik su kesintisi uyarısı: Sekiz ilçe etkilenecek!
İçeriği Görüntüle

Bu karar hukuka aykırı

Aynı mahkemede görülen her iki dosyada da sarkıntılık suçu sabit görülerek sanığa ceza verildi. Ancak her iki dosyada da gerekçesi bilinmeyen şekilde indirim uygulanarak Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verildi. Kayaalp, “Bu ceza sanığın hayatına hiçbir etkisi olmayacak olup, genel cezasızlık gibi bir sonuç doğuracaktır. Bu karar hukuka aykırıdır, ancak gerekçeli karar henüz yazılmadığı için detaylarını bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.

Deliller sabit, en üst sınırdan ceza talep ettik

İzmir Barosu Kadın Hakları Merkezi’ni temsilen duruşmaya katılan Av. Zöhre Dalkıran da savcılığın sunduğu mütalaayı eleştirdi ve mütalaayı kabul etmediklerini ifade etti.

Baro adına duruşmaya katılan bir diğer avukat Av. Gülce Mutoğlu Kılavuz ise suçun kesin olarak ispatlandığını, sanığın müdür olması sebebiyle tanıkları yönlendirdiğini ve delilleri kararttığını belirtti. Kılavuz, en yüksek had üzerinden ceza talep ettiklerini ancak gerekçesini bilmedikleri bir şekilde iyi hal indirimi uygulandığını söyledi.

Kaynak: HABER MERKEZİ