İzmir’de Uzundere Kentsel Dönüşüm sürecine ilişkin tartışmalar devam ediyor. Uzundere Kentsel Dönüşüm Platformu Sözcüsü Eray Uslu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın mecliste kendisine yönelik kullandığı ifadeler üzerine açıklama yaptı. Uslu, Tugay’ın kendisine yönelik “kirli insan”, “provokatör” ve “şovmen” ifadelerini kabul etmediklerini belirterek, bu söylemlerin “kontrolünü kaybetmiş bir belediye başkanı imajı” oluşturduğunu savundu.
“EVLADIN BABASININ HAKKINI SAVUNMASI NE ZAMANDAN BERİ PROVOKATÖRLÜK OLDU”
Hak sahibi olduğunu ve babasına ait tapu üzerinden mağduriyet yaşadıklarını ifade eden Uslu, kentsel dönüşüm sürecinde yıllardır tamamlanamayan projeler nedeniyle vatandaşların kira yükü altında ezildiğini dile getirdi. Açıklamada, “Bir evladın babasının hakkını savunması ne zamandan beri provokatörlük oldu?” ifadeleri dikkat çekti.
Uslu, açıklamasında sürecin bir “şov” değil, “hayat mücadelesi” olduğunu vurgulayarak, belediyeyi eleştirilerin odağında yer alan projelerin gecikmesi nedeniyle sorumlu tuttu. Hak sahiplerine yapılan 20 bin TL’lik desteğin yetersiz olduğunu da belirten Uslu, bunun bir lütuf değil mağduriyetin göstergesi olduğunu söyledi.
Uslu’nun yaptığı açıklama şu şekilde:
“İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi çatısı altında, Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay tarafından şahsıma ve temsil ettiğim Uzundere Kentsel Dönüşüm Platformu’na yönelik sarf edilen; "kirli insan", "provokatör" ve "şovmen" gibi ifadeler üzerine bu açıklamayı yapma zorunluluğum doğmuştur.
KONTROLÜNÜ KAYBETMİŞ BİR BELEDİYE BAŞKANI İMAJI VERİYOR
Sayın Cemil TUGAY yapmış olduğu açıklamalarla kontrolünü kaybetmiş bir belediye başkanı imajı veriyor.
Hak sahibi değil miyim? Sayın Başkan, meclis kürsüsünden "hak sahibi bile değil" diyerek kamuoyunu yanıltmaya çalışmaktadır. Evet, o tapu kağıdında benim adım yazmıyor olabilir; o tapu benim babamın tapusudur! Ben yıkılan evimin yapılmasını bekleyen, kira köşelerinde ömrü tüketilen bir babanın evladıyım. Komşularımın, amcalarımın, teyzelerimin ricasıyla bu platformun sözcülüğünü yürütüyorum.
Bir evladın babasının hakkını savunması ne zamandan beri "provokatörlük" oldu?
Bizim kültürümüzde babasının hakkını savunmak "kirlilik" değil, şereftir!
KİM "KİRLİ", KİM "TEMİZ"?
Sayın Tugay bize "kirli zihniyet" yakıştırması yapmıştır.
Soruyorum:
* Kendi öz vatandaşına, sadece hakkını aradığı için meclis kürsüsünden hakaret etmek mi temizliktir?
* Yıllardır bitirilemeyen, yılan hikayesine dönen inşaatların sessizliği mi temizliktir?
* İnsanlar ekonomik krizde kira altında ezilirken, şantiyeleri durdurup suçluyu vatandaşın içinde aramak mı temizliktir? Asıl kirli olan bizim hak arayışımız değil; verilen sözlerin tutulmaması ve bugün gelinen bu yönetim zafiyetidir. Sayın Başkan temsiliyet meşrudur bizler kirli değil hakkimizi savunan vefalı hak sahipleriyiz.
BU BİR "ŞOV" DEĞİL, BİR HAYAT MÜCADELESİDİR!
Biz sosyal medyada şov yapmıyoruz; Biz bitmeyen inşaatların önünde, tozun toprağın içinde sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Sayın Başkan’ın "Allah bizi bunlardan korusun" bedduasına gelince; biz de diyoruz ki: "Allah İzmir’i, vatandaşına parmak sallayan, eleştiriye tahammülü olmayan ve çözümü hakarette arayan zihniyetten korusun! Belediye başkanı olarak, insanları kategorize Edip hak sahibi olanlar olmayanlar diye ayırıp sizleri eleştirenlere provokatör ilan etmek temel hak arama hürriyetine saldırıdır. Siz o koltukta sadece size oy verenlerin veya sadece tapusu olanların değil tüm İzmir’in belediye başkanı olarak oturuyorsunuz.
Sayın Cemil Tugay’a Çağrımızdır: Şahsımla uğraşmayı, benim ya da babamın tapu kaydını sorgulamayı bırakın.
SİZ BİR DEDEKTİF DEĞİL, BELEDİYE BAŞKANISINIZ!
Göreviniz vatandaşla polemiğe girmek değil, Uzundere’de inşaatları bitirip vatandaşa teslim etmektir. Kameralar karşısında konuşmak yerine vatandaşın içine girin Uzundere‘ye gelin insanlarla yüz yüze konuşun. Buradan açıkça soruyoruz neden hak sahipleriyle görüşmüyorsunuz neden insanlardan kaçıyorsunuz. 38 yıldır yaşadığım mahallede hangi hak sahibiyle görüştünüz? kimlerin kapısını çaldınız?
HANGİ VATANDAŞIN DERDİNİ YERİNDE DİNLEDİNİZ?
Hak sahiplerine verilen 20.000 TL’yi bir lütüf sunmanız kabul edilemez. bu bir yardım değil insanların yaşadığı mağduriyetin yanında yetersiz bir destektir. Enerjinizi vatandaşlarla kavga etmeyi değil inşaatları hızlı bir şekilde bitirmeye davet ediyoruz. Açtığınız davalar da, ettiğiniz hakaretler de bizi yolumuzdan döndüremez. Artık söz değil eylem görmek istiyoruz. somut bir takvim açıklayın net olun üçüncü ve dördüncü etap için kamuoyuna net bir başlangıç ve bitiş tarihi vermenizi talep ediyoruz."





